CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Deniz Köken'in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği'ne atanmasına tepki göstererek, sandıkta kaybedenlerin kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmediklerini açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 20.04.2026 16:39
Haber Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 16:39

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreterlik görevine getirilmesine tepki gösterdi. Yeşiltaş, “Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesine ilişkin açıklama yaptı.

Söz konusu atamanın “siyasi bir tasarruf” olduğunu belirten Yeşiltaş’ın açıklaması şu şekilde:

“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan son gelişmeler ışığında karşımızda duran tablo; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yok sayan, yerel demokrasiyi askıya alan ve merkezi müdahaleyi kalıcı hale getirmeye çalışan açık bir siyasi mühendislik girişimidir.

Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in hukuksuzca tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasıyla başlayan bu antidemokratik tablo, Bursa Valiliği eliyle yürütülen geçici kayyum modeliyle derinleşmiş; şimdi ise yapılan atamalarla birlikte kurumsallaştırılmak istenmektedir.

Bu zincirin son halkası olan Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesi, idari bir tercih olarak izah edilemez. Bu, doğrudan doğruya siyasi bir tasarruf, açık bir dayatma ve kamu vicdanını yeniden yaralayan bir karardır.

Deniz Köken’in geçmişi ve siyasi performansı ortadadır. İstanbul Eyüpsultan’da belediye başkanlığı yapmış, ancak 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde sandıkta kaybetmiştir. Bürokrasiden siyasete geçiş yapan ve son seçimde sandıkta kaybetmiş, seçmenin güvenini yitirmiş bir ismin; Bursa gibi ekonomik ve sosyal açıdan stratejik öneme sahip bir kentin en kritik bürokratik makamlarından birine atanması, demokrasiye meydan okumaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Bu atama, ancak ve ancak siyasi sadakat ilişkileriyle izah edilebilir.

Daha açık bir ifadeyle sandıkta kaybedenler, masa başında ödüllendirilmek istenmektedir.

Bursa halkının iradesi yok sayılmakta, seçim sonuçları fiilen geçersiz kılınmakta ve yurttaşa “siz kimi seçerseniz seçin, biz istediğimizi göreve getirir, istemediğimizi görevden alırız” anlayışı kurumsallaştırılmak istenmektedir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, siyasi kariyer planlamalarının yapılacağı bir alan değildir.

Burada özellikle altını kalın çizgilerle belirtmek isteriz:

Bu eleştirimiz, “başka şehirden gelmek” üzerinden yürütülen dar bir yaklaşım değildir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in halkın oylarıyla göreve gelmesinin ardından Genel Sekreterlik görevini üstlenen Ergül Halisçelik de Bursa dışından gelmiştir. Ancak o dönemde yapılan atama liyakat, bürokratik birikim ve kurumsal yönetim kapasiteleri değerlendirilerek yapılmıştı.

Bugün ise bambaşka bir durumla karşı karşıyayız.

Bugün karşımızda, halkın oylarıyla başarısız olduğu tescillenmiş bir siyasi figürün kritik bir göreve atanması vardır.

Bu anlayış, devleti yönetme ciddiyetinden uzak, kamu görevlerini birer “ikram” gibi dağıtan, demokratik ilkeleri hiçe sayan bir zihniyetin ürünüdür.

Bu atamayla birlikte:

Bursa halkının demokratik iradesi açıkça gasp edilmeye devam edilmekte,

Liyakat ilkesi ortadan kaldırılmakta,

Kamu yönetimi, siyasi sadakat ilişkilerine teslim edilmektedir.

Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Bu yapılan, Bursa’yı yönetmek değil; Bursa’yı kontrol altına alma girişimidir. Bu yapılan, demokrasi değil; uyguladıkları vesayet pratiğinin yeni bir halkasıdır.

Biz, sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz.

Hiç kimse unutmasın:

Halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Ve o irade, günü geldiğinde kendisini yok sayanlara gereken cevabı mutlaka verecektir.”