#Atatürk

- Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’dan Özgür Özel’e Sert Eleştiriler Haber

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’dan Özgür Özel’e Sert Eleştiriler

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da yaptığı açıklamalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Gürkan, Özel’in açıklamalarına sert sözlerle tepki gösterdi. Gürkan, CHP liderinin Bursa’da gerçekleştirilen bazı projeleri kendi dönemlerinde yapılmış gibi gösterdiğini öne sürerek, bunun “siyasi ahlak ve kamu vicdanıyla bağdaşmadığını” ifade etti. AK Parti döneminde planlanan ve büyük ölçüde tamamlanan projelerin toplu açılış töreni şeklinde sunulmasının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu. Açıklamada, Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve çeşitli baraj projelerinin AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına geldiği ya da hizmete alındığı belirtildi. Gürkan, özellikle Çınarcık Barajı üzerinden eleştirilerde bulunarak, arıtma tesisinin sürecinin mevcut yönetim tarafından ilerletilmediğini iddia etti. Bu nedenle Bursa’nın su sıkıntısı yaşadığını öne süren Gürkan, “200 günlük su bulunmasına rağmen Bursa ilk kez susuz kalmıştır” ifadelerini kullandı. CHP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimini de eleştiren Gürkan, yeni projeler üretilmediğini, belediye ve iştiraklerinin borç yükü altına sokulduğunu ve yönetim zafiyeti yaşandığını iddia etti. AK Parti döneminde yapılan projelerin sahiplenilerek kamuoyuna sunulduğunu savunan Gürkan, bunun “algı çalışması” olduğunu ileri sürdü. Açıklamada ayrıca, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında da çeşitli iddialara yer verildi. Gürkan, Bozbey’in belediyede akraba ve yakın çevresine yönelik görevlendirmeler yaptığı ve bu durumun kamuoyunda tartışmalara yol açtığını öne sürdü. Gürkan, CHP Genel Başkanı Özel’in Bozbey ile ilgili tutumuna da değinerek, bazı iddiaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu. CHP’li belediye başkanının başka partiye geçeceğine dair söylentilere de açıklamasında yer veren Gürkan, bu iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, CHP’li belediyelere yönelik genel eleştiriler de yer alırken, bazı adli süreçlere ilişkin iddiaların “yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelenmeye çalışıldığı” öne sürüldü. Gürkan ayrıca, CHP’nin Atatürk’ün ismini siyasi amaçlarla kullandığını iddia etti. Öte yandan açıklamada, kamuoyunda “Aile Vakfı” olarak anılan NİLVAK’a ilişkin tartışmalara da değinilerek, bu yapının Bursa’da sorunlara yol açtığı öne sürüldü. AK Parti’nin siyaset anlayışına da vurgu yapan Gürkan, partilerinin “menfaat odaklı yapılara değil, devlete ve millete hizmet etmek isteyen kadrolara açık olduğunu” ifade etti. Gürkan açıklamasını, Bursa’da sergilenen yönetim anlayışının eleştirildiğini belirterek, “Bursa halkı yapılan hizmetleri ve bu hizmetlerin gerçek sahiplerini unutmaz” sözleriyle tamamladı.

3 Nisan Belediye Kanunu’nun 96. Yılı: CHP Kadın Kolları’ndan Eşitlik ve Demokrasi Vurgusu Haber

3 Nisan Belediye Kanunu’nun 96. Yılı: CHP Kadın Kolları’ndan Eşitlik ve Demokrasi Vurgusu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, 3 Nisan 1930 tarihli Belediye Kanunu’nun kabulünün 96. yıl dönümü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, söz konusu kanunun yalnızca yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması açısından değil, kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıması bakımından da Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen bu reformla kadın-erkek eşitliği yolunda büyük bir adım atıldığı belirtilerek, Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım ve ilk kadın muhtar Gül Esin saygıyla anıldı. CHP Kadın Kolları, Atatürk’ün kadınlara yönelik sözlerinin bugün de yol gösterici olduğunu ifade ederken, kazanılan hakların zaman zaman geriye götürülmek istendiğine dikkat çekti. Açıklamada, yerel yönetimlere yönelik kayyum uygulamaları eleştirilerek, bunun halk iradesine aykırı olduğu savunuldu. CHP’nin, Özgür Özel liderliğinde belediyelerin halkın iradesiyle yönetilmesi gerektiği yönündeki kararlılığını sürdüreceği ifade edilen açıklamada, “Belediyeler sarayların değil, halkındır” mesajı verildi. Ayrıca CHP’li belediyelerin sosyal politikalarına da değinilen açıklamada; son iki yılda açılan 801 kreş ile kadınların iş gücüne katılımının desteklendiği, 77 öğrenci yurdu ile gençlere barınma imkânı sağlandığı ve 172 Kent Lokantası ile dar gelirli vatandaşlara uygun fiyatlı yemek sunulduğu belirtildi. Bunun yanı sıra 173 Halk Market, Halk Mandıra ve Halk Ekmek noktasıyla hem vatandaşın bütçesine katkı sağlandığı hem de yerel üreticinin desteklendiği ifade edildi. Açıklamanın sonunda, kadınların siyasette eşit temsiliyetinin demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğu vurgulanarak, eşitlik mücadelesinden vazgeçilmeyeceği mesajı verildi.

Başkan Bozbey: Bu millet sizlere her zaman minnettar Haber

Başkan Bozbey: Bu millet sizlere her zaman minnettar

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde iftar programı düzenlendi. Programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, şehit aileleri, gaziler, gazi yakınları, Bursa Muharip Gaziler Derneği, Bursa Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TÜSED), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Bursa Şubesi, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı, Mehmetçik Vakfı Bursa Şubesi, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Bursa Şubesi, Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı Bursa Şubesi yöneticileri, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. “GÖNLÜMÜZ DE KAPIMIZ DA HER ZAMAN AÇIKTIR” İftar öncesinde şehit ailelerini, gazileri ve gazi ailelerini masalarında ziyaret ederek sohbet eden Başkan Mustafa Bozbey, talep ve önerilerini dinledi. İftar yemeğinin ardından konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Türkiye huzur içindeyse, Türk Bayrağı gökyüzünde özgürce dalgalanıyorsa bunu şehitlerimize ve gazilerimize borçlu olduğumuzu vurguladı. Şehitlerin emaneti olan ailelerin sabrı, metaneti ve vatan sevgisinin çok kıymetli olduğunu belirten Başkan Bozbey, “Kurduğumuz kardeşlik sofrası aynı zamanda bir vefa sofrasıdır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz bizim kalbimizde her zaman özel bir yere sahiptir. Aziz şehitlerimize olan borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz. Şehit aileleri bizim için çok değerlidir. Türk Milletinin baş tacısınız. Bizlerin her zaman ve her an şehit ailelerine, şehit yakınlarına ve gazilere gönlümüz de kapımız da açıktır. Kendinizi asla yalnız hissetmeyin. Bursa, sizlerle birlikte büyük bir ailedir. Bu millet sizlere minnettar” diye konuştu. “BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de aziz şehitlerin emaneti olan ailelerin ve kahraman gazilerin her zaman yanında olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, “Tarih bize şunu gösterdi. Söz konusu vatan olduğunda bu millet tek yürektir. Bugün huzur içinde aynı sofrada buluşabiliyorsak büyük fedakarlıkların mirası sayesindedir. Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’de ve vatanımızın dört yanında bu topraklar için canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Mekanları cennet olsun. Kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve uzun ömürler diliyorum. Aramızdan ayrılan gazilerimizi de rahmetle anıyorum. Ramazan Bayramı’nın kentimize huzur, evlerimize bereket, ülkemize ve dünyaya barış getirmesini temenni ediyorum. Birlik ve beraberliğimiz daim olsun. İyi ki varsınız. Ramazan Bayramımız mübarek olsun” dedi. Türkiye Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi Başkanı Haşim Sivri, iftar programı dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Nevin Fırtına ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şube Başkanı Adem Erdem, manevi bir atmosferde güzel bir organizasyonla bir araya gelmelerini sağlayan Başkan Mustafa Bozbey’e ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından dernek temsilcileri tarafından Başkan Mustafa Bozbey’e günün anısına plaket verildi. PANAYIR’DA KARDEŞLİK SOFRASI Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Panayır Kapalı Pazar Alanı’nda düzenlediği iftar programına da yüzlerce vatandaş katılarak aynı sofrada buluştu. Başkan Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Ramazan ayında gönüllerin birbirine bağlandığını, dayanışmanın ve merhametin en güçlü şekilde hissedildiğini belirterek tüm Bursalıların Ramazan Bayramı’nı da tebrik etti. Panayır Mahallesi Muhtarı Dursun Kaya da düzenlenen iftar programı ve hizmetlerden dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'tan 19 Mart mesajı: Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacak Haber

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'tan 19 Mart mesajı: Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacak

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçildiği 2019’dan bu yana birçok soruşturmaya muhatap olan, hakkında davalar açılan, siyasi yasak istenen ve diploması iptal edilen Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun ve çok sayıda ismin gözaltına alındıktan sonra tutuklandığı operasyonların üzerinden bir yıl geçti. 402 kişinin yargılandığı dava Silivri’de devam ediyor. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 19 Mart süreciyle yaptığı açıklamada, “Bu süreç, Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmayı hedefleyen, CHP’yi durdurmaya yönelik ve özü itibarıyla millete karşı bir duruş anlamı taşıyan bir operasyonlar silsilesidir” ifadelerini kullandı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: "Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız!

Oktay Yılmaz: Vatanın gerçek sahibi şehitlerimizdir Haber

Oktay Yılmaz: Vatanın gerçek sahibi şehitlerimizdir

Şehit kabirlerine karanfil bırakan Yılmaz, şehit aileleriyle bir araya gelerek Çanakkale kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle Pınarbaşı ve Hamitler şehitliklerini ziyaret etti. Şehit kabirlerine karanfil bırakarak, dua eden Başkan Yılmaz, şehit aileleriyle de bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı ziyarette şehit annelerinin ellerini öperek, hal ve hatırlarını soran Başkan Yılmaz, “Şehitlerimiz bu vatanın bağımsızlığı ve milletin huzuru için en büyük fedakarlığı yapmıştır. Bu vatanın gerçek sahibi şehitlerimizdir. Aziz şehitlerimizin emanet olarak bıraktıkları aileleri başımızın tacıdır. Her zaman şehit ailelerimizin yanındayız. Kapımız da gönlümüz de sonuna kadar şehit ailelerine açık. Onların her zaman yanında olmak, yalnız olmadıklarını hissettirmek bizim en asli görevimizdir. Devletimiz ve milletimiz, şehit ailelerinin her daim yanındadır” ifadelerini kullandı. ‘RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM’ Çanakkale Zaferi’nin önemine de değinen Başkan Yılmaz; “18 Mart, sadece bir zaferin yıldönümü değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisinin en güçlü şekilde ortaya konduğu bir destanın adıdır. Çanakkale’de yazılan bu eşsiz kahramanlık hikâyesi, bugün de bizlere yol göstermeye devam ediyor. O gün canlarını feda eden kahraman ecdadımız sayesinde bugün özgürce yaşıyoruz. Bu nedenle şehitlerimizin hatırasını yaşatmak, onların bizlere emanet ettiği değerlere sahip çıkmak en büyük sorumluluğumuzdur. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanlarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” dedi.

CHP Bursa İl Kadın Kolları'ndan 8 Mart Yürüyüşü Haber

CHP Bursa İl Kadın Kolları'ndan 8 Mart Yürüyüşü

CHP Bursa İl Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Şehreküstü Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar sloganlar ve pankartlar eşliğinde Kent Meydanı'na yürüdü. Yürüyüşe çeşitli sendikalar ve kadın dernekleri de destek verdi. Yürüyüşün ardından Kent Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve çok sayıda kadın katıldı. İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker basın açıklamasında şunları söyledi: "Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir! Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz. Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz! Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz! Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz. Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz. Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde , kurtuluş mücadelemizdedir!"

Bursa Nilüfer'de Pancar Deposu’nda sinema ve lezzet yolculuğu Haber

Bursa Nilüfer'de Pancar Deposu’nda sinema ve lezzet yolculuğu

Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” buluşmalarının beşincisi “Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda” temasıyla gerçekleştirildi. Yemek ile müzik ilişkisini ele alan etkinlikte, bu ay sinemanın büyüleyici dünyası ve lezzet kültürü konuşuldu. Prof. Dr. İlkay Kanık’ın konuk olduğu programda, katılımcılar Bursa’nın sinema tarihinden Yeşilçam mutfağına uzanan geniş bir yelpazede bir yolculuğa çıktı. Etkinlik, sinema kültürünün ayrılmaz parçaları olan Uludağ Gazozu ve patlamış mısır ikramıyla başladı. Bursa’nın sinema geçmişine vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, 1923 yılında Türk kadınlarının ilk kez rol aldığı “Ateşten Gömlek” filminin Bursa’da gösterilen ilk film olduğunu, ayrıca ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları’nın da Muhsin Ertuğrul tarafından yine Bursa’da çekildiğini hatırlattı. Prof. Dr. İlkay Kanık ise konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya verdiği öneme dikkati çekti. Atatürk’ün bir sinema senaryosu yazdığını ve sinemanın bir milletin çağdaşlaşmasındaki gücüne inandığını belirten Kanık, Yeşilçam’ın doğuşuna giden yolun bu vizyonla açıldığını ifade etti. Kanık, “Türkiye'de ilk film gösterimi 1897 yılında yapılmıştır ve o günden bugüne film sektörü çok yol kat etmiştir. Türk filmlerinde yemekler ve çeşitli lezzetler hep ön plana çıkmıştır" dedi. SES VE LEZZET EŞLEŞTİRMESİ Etkinlikte katılımcılara dinledikleri müzikler ile tattıkları lezzetler arasındaki duygusal bağı keşfetmeleri için anketler de dağıtıldı. Ratatuy, Neşeli Günler, Tosun Paşa, Muhsin Bey ve Chocolat gibi filmlerden kesitler paylaşılırken; aynı anda filmlerde yer alan çiğ köfte, kuru fasulye, boza ve çikolata gibi yiyecekler ile sahneler ve lezzet eşleştirmeleri gerçekleştirildi. Etkinliğin sonunda Bursa’da çekilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmi üzerinden gölge oyunu, semai kahvehaneleri ve bozahaneler eşliğinde eski Bursa’nın canlı kültürü ele alındı. Prof. Dr. İlkay Kanık, bu tür anlatıların toplumsal dönüşümü yansıttığını belirterek, “Filmlerde kurulan sofralar, pazarlar ve yemekler ile dönemin ve bölgenin canlılığı ve kültürü bize yansıtılmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliği, önümüzdeki aylarda farklı temalarla devam edecek.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir gençlerle buluştu Haber

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir gençlerle buluştu

Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte soruları cevaplayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 1961 yılında Artvin'in Ardanuç ilçesinde dünyaya geldiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, eğitim ve meslek hayatına ilişkin süreci paylaştı. İlkokulun ilk yıllarını köyünde tamamladıktan sonra Bursa'ya geldiğini, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu ve çalışma hayatına yazılım sektöründe devam ettiğini ifade etti. Toplumsal meselelerde her zaman sorumluluk almaya gayret ettiğini vurgulayan Özdemir, Artvin'in bir köyünden Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden birine belediye başkanı olmasının Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve rahmetle andı. ANADOLU'NUN BOŞALMASI GERÇEK BEKA SORUNUDUR Bursa’nın son yıllarda çok hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent nüfusunun Bursa’ya geldiğinde 300 bin seviyesindeyken bugün 3,5 milyona ulaştığını belirtti. Nilüfer'in nüfus artış hızının diğer ilçelerin çok üzerinde olduğunu da açıklayan Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: “Son bir yıldaki nüfus artış hızımız yüzde 2,9 ve Nilüfer 16 binin üzerinde göç aldı. Diğer 16 ilçeden daha fazla artışa sahibiz. Bursa için en önemli konulardan biri de elbette sanayi. Fakat Bursa’nın artık yüksek teknolojiye geçmesi ve bunu yaparken de buradaki orta teknolojinin başka illere kaydırılması gerekiyor. Bunun için insan kaynağı da sermaye kaynağı da burada var. Bir önemli konu da ülkemizle birlikte şehirleri de doğru ve dengeli yönetmek lazım. Yaşamı, istihdamı ve eğitimi belirli bölgelere yığarsanız herkes oraya yönelir. Anadolu’daki insan kaynağı batıya geldikçe Anadolu boşalır. Kimse aslında toprağını terk etmek istemez ama gelecek görmediği için, kendisini kurtaramadı ise bile ailesi ve çocukları için batıya gelir. Hepimizin aileleri de böyle gelmiştir. Oysa Anadolu’yu boşaltmak esas beka sorunudur.” ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR Söyleşinin en dikkat çekici kısımlarından biri de Başkan’ın pankreas kanseriyle olan mücadelesi oldu. Yoğun çalışma temposu içinde yapılan kontroller sonucu hastalığını öğrendiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, erken teşhisin hayatını kurtardığını vurgulayarak gençlere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. GENÇLER, KADINLAR, DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE TARIM ÖNCELİKLİ Konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nin temel hassasiyet alanlarını da paylaşan Başkan Şadi Özdemir, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanlarının öncelikli çalışma başlıkları olduğunu söyledi. “Bu dört konuda hassasız. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Sizler için çalışmaya, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz” diyen Başkan Şadi Özdemir, gençlere yönelik projelerin artarak süreceğini ifade etti. Gençleri yerel yönetime aktif katılmaya da davet ederek “Nilüfer Her Yerde” uygulaması üzerinden sorun ve taleplerin iletilebileceğini, mahalle komitesi seçimleri ve anketlere katılım sağlanabildiğini belirtti. Soru-cevap kısmında öğrenciler başkana çeşitli taleplerini de iletirken, Başkan Şadi Özdemir kurallar ve mevzuat çerçevesinde tüm talepleri dikkate alarak inceleyeceklerini anlattı. Programın sonunda Nilüfer Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi arasında öğrencilerin staj yapabilmesine imkan sağlayan iş birliği protokolü imzalandı.

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” SANAYİ HAMLESİ Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.