#Bağımsızlık

- Bağımsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kardeş şehir Saraybosna'da Ramazan buluşması Haber

Kardeş şehir Saraybosna'da Ramazan buluşması

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan programı kapsamında ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki’yi ziyaret etti. Programda, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa - Bosna Sancak Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Sadık Şengül, Sırbistan Bursa Fahri Konsolosu Zarif Alp, meclis üyeleri ve Balkan Rumeli Komisyonu üyeleri de yer aldı. Daha sonra Saraybosna Belediye Başkanı Samir Avdić’le bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, göreve seçilmesi dolayısıyla hayırlı olsun dileklerini ileterek imzalı Bursaspor ve TOFAŞ formaları hediye etti. Başkan Bozbey, Bosna Hersek’in kurucu lideri ve bilge devlet insanı Aliya İzzetbegovic’in kabrini ve Saraybosna’nın en büyük şehitliğini de ziyaret ederek şehitleri andı. “GÖNÜL KÖPRÜLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Gümülcine ve Filibe’nin ardından Bosna Hersek’in Saraybosna kentinde verdiği iftar da büyük ilgi gördü. Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, iftar programında masaları tek tek gezerek soydaşlarımızla sohbet etti. İki şehir arasında kardeşlik ve gönül bağlarının güçlü olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, yaptıkları Ramazan programıyla ilişkileri daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. Bursa’dan birçok selam getirdiğini belirten Başkan Bozbey, kardeş şehir Saraybosna ile Bursa arasındaki tarihi ve kültürel bağları, iki kent arasındaki iş birliği imkanlarını ve Saraybosna’da yaşayanların gündemini değerlendirdiklerini söyleyen Başkan Bozbey, “Ziyaretlerimizde ikili ilişkileri daha da artırmaya yönelik düşüncelerimizi paylaştık. Hayatını halkının özgürlüğüne, onuruna ve bağımsızlığına adayan Aliya İzzetbegoviç’i ve şehitleri rahmet ve saygıyla andık. Onun bıraktığı fikir mirası ve Bosna Hersek’in bağımsızlık mücadelesindeki kararlı duruşu, bugün de yol göstermeye devam ediyor. Ardından soydaşlarımızla aynı iftar sofrasında buluşarak Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu birlikte yaşadık. Bosna Hersek ile aramızdaki güçlü bağları bir kez daha hissettiğimiz bu anlamlı buluşmada gönül köprülerimizi daha da güçlendiriyoruz. Bu sofrayı bizlerle paylaştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı Haber

Bursa Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı

“HER ENDİŞE PANİK ATAK DEĞİLDİR” Konuşmasına “panik atak” kavramının günümüzde içinin boşaltıldığını belirterek başlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, endişeli veya tez canlı olmanın hemen bir hastalık olarak etiketlenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Öz, “Günümüzde biraz evhamlı, ‘aman başımıza bir şey gelir mi’ diye düşünen herkes kendisine panik atak etiketi yapıştırıyor. Oysa kaygı ve üzüntü, tıpkı mutluluk gibi son derece insani ve gerekli duygulardır. Değer verdiği şeyleri olan her insan, onları kaybetme korkusuyla endişe yaşar. Bu, tek başına bir hastalık göstergesi değildir” dedi. “HEDEFİMİZ KİŞİNİN BAĞIMSIZLIĞINI GERİ KAZANMASI” Psikiyatrik desteğe ne zaman ihtiyaç duyulacağı konusuna da açıklık getiren Uzm. Dr. Öz, kilit noktanın “bağımsızlık” olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bir kişi kaygıları yüzünden yemek yiyemiyor, dışarı çıkamıyor veya evde yalnız kalamıyorsa, o kişi bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Bizim bilimsel olarak yapmaya çalıştığımız şey, kişinin bu korkular nedeniyle kısıtlanan özgürlüğünü ona geri vermektir. Yoksa amacımız insanı hiç üzülmeyen, hiç kaygılanmayan robotik bir canlıya dönüştürmek değil.” Ruh sağlığı sorunlarını tanımlarken kullanılan dilin önemine değinen Öz, “bozukluk” kavramına mesafeli yaklaştığını belirtti. “Bende bozukluk var” düşüncesinin kişiyi aciz hissettirdiğini ifade eden Öz, “Cerrah değiliz, elimizde neşterle bir şeyi kesip atamayız. İyileşme, kişinin düşünce yapısını ve olayları yorumlama biçimini değiştirmesiyle başlar. ‘Korkma, takma, geçer’ gibi cümlelerin tedavide yeri yoktur. Kişi o an gerçekten öleceğini ya da bayılacağını düşünüyorsa ona sadece ‘korkma’ demek anlamsızdır. Önemli olan düşünce ile gerçeği ayırt etmesini sağlamaktır” diye konuştu. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, psikiyatrik ilaçlarla ilgili toplumdaki “uyuşturur, bağımlılık yapar, kilo aldırır” gibi önyargılara da değindi. Bilimin ve farmakolojinin çok geliştiğini belirten Öz, “Tedavide hedefimiz kişiyi uyuşturmak değil, işlevselliğini artırmaktır. Ancak ilaç tek başına sihirli bir değnek değildir. Yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, düşünce biçimlerini düzenlemek ve gerekirse terapi ile süreci desteklemek gerekir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.