#Bursa Uludağ Üniversitesi

- Bursa Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de ‘Parkinsonla Yaşamak’ masaya yatırıldı Haber

Bursa Nilüfer’de ‘Parkinsonla Yaşamak’ masaya yatırıldı

Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. ÖLÜMCÜL HASTALIK KATEGORİSİNDE DEĞİL Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, “Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz” dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, “Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. ERKEN TANI ÖNEMLİ Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, “Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir” dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, “Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz” şeklinde konuştu. GÜNDE 8-10 BARDAK SU TÜKETİN Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, “Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz” diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, “Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız” dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.

6 Şubat’ın yıl dönümünde Nilüfer’de afet bilinci semineri Haber

6 Şubat’ın yıl dönümünde Nilüfer’de afet bilinci semineri

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve GEA Arama Kurtarma iş birliğiyle “Afetlere Hazırlık Toplantısı ve Toplumsal Dayanıklılık Semineri” düzenlendi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Merkezi’nde gerçekleştirilen programda yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi de eğitim faaliyetlerine yeniden başladı. ÖĞRENCİLERE DEPREM SİMÜLASYONU EĞİTİMİ Etkinlik, öğrencilerin katılımıyla Deprem Simülasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerle başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de takip ettiği eğitimde, deprem anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterildi. Simülasyon eğitiminin ardından düzenlenen seminere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademisyenler, meclis üyeleri ve çok sayıda gönüllü katıldı. “AFET ÖNCESİNDE SORUMLULUK ALIYORUZ” Seminerin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ta yaşanan acıların unutulmadığını belirterek, bu acılardan ders çıkararak geleceğe hazırlanılması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Deprem sadece fay hatlarında değil; ihmalde, gecikmede ve ertelenen kararlarda yıkıcı oluyor. Zamanında yapılmayan dönüşümler, karşımıza can kaybı olarak çıkıyor. Biz Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin sadece bir eğitim alanı değil, bir “hayat kurtarma noktası” olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer için hazırladıkları kentsel dönüşüm modeline de değindi. Bilimden sapmadan, ranttan uzak durarak ve insan hayatını merkeze alarak dönüşümü gecikmeden hayata geçirmek istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü biliyoruz ki kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil, hayat kurtarmaktır” diye konuştu. “SİVİL TOPLUM AYAĞI GÜÇLENMELİ” Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise 1999 depreminden bu yana toplumun afet sonrası dayanışma konusunda güçlü olduğunu ancak afet öncesi hazırlıkta eksiklikler bulunduğunu belirtti. Afetle mücadelenin sadece devletten veya belediyeden beklenemeyeceğini söyleyen Aydın, “Bu bir kriz durumu ve ne zaman olacağı belli değil. Bu işin sivil toplum ayağının da güçlenmesi gerekiyor. Mahalle komitelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte, her yurttaşın afet anında ne yapacağını bildiği bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN ZEMİNİ ÖZEL ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR” Seminerde, “Kahramanmaraş Depremleri Işığında Nilüferliler İçin Çıkarımlar” başlıklı bir sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da, Bursa’nın zemin yapısına dikkat çekti. Risk azaltma çalışmalarının afet yönetiminin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Şenkaya, şunları söyledi: “İstanbul için hesaplanan hasarın yüzde 10’u gerçekleşse bile, Bursa’daki afet yönetimi büyük bir çıkmaza girebilir. Bursa, Nilüfer, Yıldırım ve Osmangazi bir ovanın üzerine kurulu. İstanbul’da işe yarayan zemin parametreleri burada yeterli olmayabilir. Yeni yapılan binalar yönetmeliği uygun olsa bile, zemin doğru tanımlanmazsa sıvılaşma veya büyütme etkisiyle hasar alabilir. Bu nedenle Nilüfer özelinde mikro bölgeleme çalışmaları yaparken, ilçenin kendi zemin gerçeklerine uygun şartnameler geliştirilmeli.” “BİLGİ TEK BAŞINA YETMEZ” Eğitimci sosyolog ve GEA Arama Kurtarma Ekibi sorumlusu Kemal Karadayı da afet psikolojisi ve sosyolojisi üzerine konuştu. Uluslararası arama kurtarma deneyimlerinden örnekler paylaşan Karadayı, enkaz altından kurtarılan insanların yüzde 85’inin profesyonel ekipler tarafından değil vatandaşlar tarafından çıkarıldığını söyledi. Afet anında insan beyninin ilkel tepki sisteminin devreye girdiğini anlatan Karadayı, bilginin davranışa dönüşmesi için tekrarlanması ve simülasyonlarla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadayı, “Bir kişi yaşayacağı şeyi önceden tecrübe etmişse, o an ilkel tepkiyi verme olasılığı düşüyor. Bu yüzden simülasyon merkezlerinin çok büyük faydası var” diye konuştu.

Bursa Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri için geri sayım başladı Haber

Bursa Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri için geri sayım başladı

Nilüfer’de çeyrek asra yaklaşan bir gelenek olan Uluslararası Spor Şenlikleri’nin 24’üncüsü için hazırlıklar başladı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kaymakamlığı, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilecek organizasyonun ilk koordinasyon toplantısı Buzz Park’ta yapıldı. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra; Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Esra Gürler, Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ile birlikte şenlikte görev alacak Tertip Kurulu’nda görevli okul müdürleri, branş koordinatör ve branş yürütme kurulu üyesi öğretmenler katıldı. ÇEYREK ASRA YAKLAŞAN GELENEK Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir organizasyonu 24 yıldır sürdürmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Şenliğin arkasında büyük bir emek olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, tertip komitesinden öğretmenlere kadar sürece katkı sunan herkese teşekkür etti. Geçtiğimiz yıl 166 okuldan yaklaşık 20 bin öğrencinin şenliklere katıldığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl da artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola kadar tam 24 farklı branşta yarışmalar düzenleyeceğiz. Nilüfer’in her köşesinde sporun coşkusunu birlikte hissedeceğiz” dedi. İKİ MİLLİ BAYRAMI BİRLEŞTİREN ŞENLİK Şenlik takviminin özel bir anlam taşıdığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, 20 Nisan ile 20 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kapsadığını söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Bu şenlik; hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Takvimimiz iki büyük milli bayramımızı birbirine bağlıyor” diye konuştu. HEDEF SPOR KÜLTÜRÜ Nilüfer’i bir “Spor Kenti” yapma hedefleri olduğunu ve bu kapsamda bir spor manifestosu açıkladıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Biz sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor her yaştan vatandaşımız için bir haktır, erişilebilir olmalı ve bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Amacımız herkesin spor yaptığı sağlıklı bir Nilüfer yaratmak. Ayrıca bu şenliklerde sadece Nilüferli gençler olmayacak. Yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerimizden gelen misafirlerimizle burada kardeşlik köprüleri kuracağız. Sporun dili barıştır, dostluktur. Kazananın dostluk ve kardeşlik olmasını diliyorum.” “EĞİTİMLE SPORUN BULUŞTUĞU ŞENLİK” Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Esra Gürler de toplantıda yaptığı konuşmada, eğitim ile sporun buluştuğu bu organizasyonun öğrenciler için önemine değindi. Şenliklerin okullar arası dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Gürler, “Öğrencilerimizin sporla buluşmasını sağlayan ve onlara kendilerini ifade etme imkanı sunan çok kıymetli bir organizasyon. Bu şenliklerde kazanılan asıl başarı skorlar değil; kurulan dostluklar ve edinilen değerlerdir. Emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Toplantı, şenliğin uygulama sürecine dair teknik detayların görüşülmesiyle sona erdi.0 0

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” SANAYİ HAMLESİ Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.

Bursa Nilüfer’de HPV aşısı ve taramalar konuşuldu Haber

Bursa Nilüfer’de HPV aşısı ve taramalar konuşuldu

Nilüfer’de Sağlık Buluşmaları kapsamında “Kadın Sağlığında Önlenebilir Bir Kanser: Rahim Ağzı Kanseri, HPV Aşısı ve Taramalar” söyleşisi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Afşar Uncu’nun yaptığı söyleşide, BUÜ Kadın Hastalıkları Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Kemal Özerkan ve Doç. Dr. Yakup Yalçın konuk oldu. Doç Dr. Yakup Yalçın, serviks (rahim ağzı) kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu söyledi. Bu kanseri yapan en önemli etkenin HPV virüsü olduğunu dile getiren Yalçın, “Kanserin nedeni yüzde 99 bu virüstür. Bu yüzden de HPV’yi anlatmaya çalışıyoruz” dedi. KETEM’de 30 yaş üstü kadınlarda ücretsiz HPV taraması yapıldığının bilgisini veren Yalçın, “Bu tarama çok önemli. HPV pozitif demek kanser demek değildir. Virüs saptanırsa jinekologa yönlendiriliyor. Herhangi bir anormallik var mı ona bakılıyor. Virüs bir ağrı, kanama yapmıyor. Ancak taramalarda fark ediliyor. Yüzde 97’si 2 yıl içinde yok olabiliyor” diye konuştu. SİGARA RİSKİ KATLIYOR Yalçın karşılaştığı vakalarda serviks kanserine yakalananların hepsinin sigara içtiğini belirterek, “Sigara içilmesi, immün sistem rahatsızlıkları gibi yan etkiler bulunduğunda vücuttan atılması zorlaşıyor” dedi. Kansere yakalananların hemen hemen hepsinin hiç kontrole gelmeyen hastalar olduğuna dikkat çeken Yalçın, doktor takibinde olmanın önemini vurguladı. KONTROL ŞART Prof. Dr. Kemal Özerkan ise aşının koruyuculuğunun yüksek olduğunu söyledi. Özellikle 9-14 yaş arası yapılan aşıların çok daha etkili olduğunu dile getiren Özerkan, “Aşı hem bağışıklığı hem de virüsün tekrar etmemesini sağlıyor” dedi. Tek başına HPV virüsünün kanser demek olmadığını anlatan Özerkan, “Taramalar, kanser riski taşıyan popülasyonu belirlememize yardımcı oluyor. Bu hastalar kontrol edilirse hastalığın önüne geçilir” diye konuştu.

Bursa kestanesine Büyükşehir’den destek Haber

Bursa kestanesine Büyükşehir’den destek

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla fide-fidan temininden kaliteli üretimin sağlanmasına, ekipman desteğinden ürünlerin satış ve pazarlamasına kadar her alanda çiftçilere katkı sunan Büyükşehir Belediyesi, kente özgü tarım ürünlerinin tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor. KESTANEDE YAŞANAN SORUNLAR KONUŞULDU Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin simge ürünlerinden kestanenin topraktan sofraya uzanan yolculuğunda yaşanan sorunları konuşmak, bilimsel ve teknik ihtiyaçları değerlendirmek ve ürünü geleceğe en sağlıklı şekilde taşıyacak adımları belirlemek amacıyla ‘Bursa Kestanesinin Geleceği’ panelini düzenledi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, üreticiler ve sektör paydaşları katıldı. Program öncesinde, katılımcılara pişmiş kestane, kestaneli sarma, kestaneli kurabiye, kestane şurubunda kabak tatlısı, kestane şekeri, kestane çorbası gibi lezzetler ikram edildi. “BURSA KESTANESİNİ YENİDEN KAZANMALIYIZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 70’li yıllarda Fidyekızık’ta dahi çok fazla kestane alanı bulunduğunu, ancak zamanla kestanenin yok oluşuna tanıklık ettiklerini söyledi. Kestane şekeriyle ünlü olan Bursa’nın artık dışarıdan kestane alır hale geldiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu durum Bursa’ya yakışmıyor. Bursa’da yetişen kestanelerin, diğer bölgelerdeki kestanelerden daha lezzetli ve kaliteli olduğu anlatılıyor. Tekrar bu duruma dönmemiz gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi ve diğer kurumlar olarak bilimsel veriler ışığında çalışarak Bursa kestanesini yeniden kazanmalıyız. Bu konuda geçen yıl önemli bir adım attık ve süreci devam ettiriyoruz” diye konuştu. “BURSA’NIN KESTANESİNİ TÜM DÜNYAYA DUYURACAĞIZ” Çin’de bir buçuk milyon ton, Japonya’da 720 bin ton kestane üretildiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Türkiye’nin ise 75 bin ton civarında kaldığını vurguladı. Bursa’da ise kestane üretiminin 3 bin 500 tona kadar düştüğünü dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Kestanesi, Kasım 17’de AB Coğrafi İşaret Tescili aldı. Bu yüzden kestaneye kent yöneticileri ve üreticiler olarak sahip çıkmalıyız. Her zaman üreticilerimizin yanındayız. Üreticilerimize kestane fidesi dağıtıyoruz ve dağıtmaya devam edeceğiz. Bursa’nın markası olan kestane üretimine destek olmak bizlerin sorumluluğudur. Bursa’da tekrar tonajı yükseltmeliyiz. İnşallah alacağımız tedbirler ve uygulamalarla Bursa’nın kestanesini tüm dünyaya duyuracağız” dedi. Panelin ilk bölümünde Bursa kestanesinin mevcut durumu, üretimdeki zorluklar, sorunlar ve talepler ele alındı. Moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi’nden (BUÜ) Prof. Dr. Cevriye Mert’in yaptığı birinci oturumda, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy ‘İklim değişiklikleri ile oluşabilecek riskler’, BUÜ’den Doç. Dr. Himmet Tezcan ‘Kestane hastalıkları ve mücadelesi’, Bursa Teknik Üniversitesi’nden (BTÜ) Prof. Dr. Oğuzhan Sarıkaya ‘Kestane gal arısı ile alternatif savaş yöntemleri’, Bursa İl Tarım Müdürlüğü’nden Dr. Kıymet Senan Savaş ‘Kestane zararlıları ve mücadelesi’, Orman Bölge Müdürlüğü’nden Orman Yüksek Mühendisi Özden Açıcı ‘Biyolojik mücadele ve toplama alanlarındaki güvenlik önlemleri’, üretici Ertuğrul Sünel ‘Üretimde yaşanılan sorunlar ve talepler’ hakkında bilgi verdi. Panelin ikinci oturumunda ise ‘Bursa kestanesinin değeri ve alternatif kullanım alanları’ konuşuldu. Moderatörlüğünü BUÜ’den Öğr. Gör. Fatih Yıldırım’ın yaptığı oturumda, Mudanya Üniversitesi’nden Dr. Gülşen Özduran ‘Kestanenin sağlık ve beslenme ürünlerinde kullanımları’, Bursa Aşçılar Derneği’nden Oktay Gülbahar ‘Gastronomide yenilikçi kullanımlar’, Kardelen Kestane Yöneticisi Ebru Aygün ‘Kestane şekerinin coğrafi işaret süreci’, Artizan Fırın’dan Hakan Aydın ‘Endüstriyel ve tarımsal üretimler’, ‘Fasulyeli’den Emir Topuk ‘Yemeklerde geleneksel kullanım alanları’ konularında bilgilendirme yaptı. ​​​​​​​

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.