#Edebiyat

- Edebiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edebiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer Haber

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer

Nilüfer Belediyesi, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinde 2026 yılını, Türk şiirinin usta kalemlerinden Sennur Sezer’e adadı. Yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerle; işçilerin, kadınların ve gündelik yaşamın sesini şiire taşıyan Sezer’in edebi mirası Nilüferlilerle buluşacak. Nilüfer Belediyesi, 2013’ten bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinin bu yılki ismini Koza Kütüphane’de düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. Sabahattin Ali başlayıp Rıfat Ilgaz ile devam eden edebiyat yolculuğunda, 2026 yılının yazarı, toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcisi Sennur Sezer oldu. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Sennur Sezer’in eşi ve yazar Adnan Özyalçıner, Yılın Yazarı Danışmanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nilay Özer ile Nilüfer Belediye Başkan Yarımcıları ve basın mensupları katıldı. “EMEĞİN SESİNİ SENNUR SEZER’İN DİZELERİYLE SELAMLAYACAĞIZ” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini vurguladı. 12 yıldır süren bu projede seçilen her yazarın, yaşadığı döneme tanıklık ettiğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Bu yıl kalbimizi ve sokaklarımızı, edebiyatımızın o devrimci ve şefkatli sesine, Sennur Sezer’e açıyoruz. Sennur Sezer, şiiri yalnızca kendisi için yazmadı; onun dizeleri işçilerin, kadınların ve görünmeyenlerin sesi oldu. Kendi ifadesiyle, ‘Konuştum, susmak anamın diliydi’ diyerek susulan ne varsa onu konuşmaya, görünmeyen ne varsa onu şiirle görünür kılmaya çalıştı. Biz de 2026 yılında Nilüfer’in fabrikalarında, okullarında ve meydanlarında; kadınların sessiz direncini ve emeğin sesini Sennur Sezer’in dizeleriyle selamlayacağız.” “YAŞADIĞI ÇAĞDAN SORUMLU BİR ŞAİR” Projenin danışmanlığını üstlenen şair ve akademisyen Dr. Nilay Özer ise Sennur Sezer’in edebi kişiliği ve yıl boyunca yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sezer’in 16 yaşında Taşkızak Tersanesi’nde memur olarak başladığı iş hayatını, edebiyatla birleştirerek büyük bir külliyata dönüştürdüğünü belirten Özer, “Sennur Sezer, ‘İnsan yaşadığı çağdan sorumludur’ diyerek etik ve politik bir duruş sergilemiştir. İlk kitabı Gecekondu’dan son eserlerine kadar sınıfsal ve sosyolojik boyutları, özellikle de kadın ve emek olgusunu şiirine taşımıştır. Bu yıl yapacağımız etkinliklerde sadece onun şairliğini değil; gazeteciliğini, İstanbul araştırmalarını, çocuk edebiyatına katkılarını ve halk bilimiyle kurduğu ilişkiyi de inceleyeceğiz. Yıl sonunda düzenleyeceğimiz sempozyumla bu büyük mirası tüm boyutlarıyla ele alacağız” dedi. “YAŞANANLARIN ŞİİRİNİ YAZDI” Sennur Sezer’in hayat arkadaşı ve usta yazar Adnan Özyalçıner de eşinin, halkın ve sokağın sesi olduğunu belirterek, “Sennur, yaşananların tanığı olarak tarihe not düşmüştür. 1984 yılında sıkıyönetim savcısına verdiği ifadede, ‘Çocuklarımdır bütün çocukları dünyanın’ diyerek insan sevgisini ve korkuya karşı duruşunu özetlemiştir. Bugün de onun şiiri geçerliliğini koruyor” diye konuştu. Basın toplantısında anlamlı bir sürpriz de yaşandı. 93’üncü yaşını kutlayan Türk edebiyatının çınarı Adnan Özyalçıner için doğum günü pastası kesildi. Özyalçıner, yeni yaşını “Halkımıza iyilikler, güzellikler ve aydınlık günler diliyorum” sözleriyle karşıladı. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı boyunca Sennur Sezer’in eserlerini, yaşamını ve mücadelesini konu alan söyleşiler, atölyeler ve sergilerle edebiyatseverleri bir araya getirecek.

Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı Haber

Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen ve Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin bu ayki konuğu çağdaş Türk edebiyatının sevilen kalemlerinden Seray Şahiner oldu. “Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya” başlıklı etkinlikte Şahiner, edebiyata bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının ortaya çıkış hikayesini anlattı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever ilgiyle takip etti. “KARAKTERİN YOLCULUĞU BAŞLADIĞI YERE DÖNER” Konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağına değinerek başlayan Seray Şahiner, 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini hatırlattı. Doğduğu kente bir yazar olarak gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Şahiner, çocukluğuna dair bir anısını şu sözlerle paylaştı: “Karakterin yolculuğu hep başladığı yere döner. Dönerken de bir şeyler öğrenmiş oluyor. Annem yıllarca bana doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta ‘Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım’ denildiğine inandırdı. 13 yaşında bunun, çocuğun kendini önemsemesi için yapılmış bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana iyi gelmişti.” Son kitabı Vatan Millet Samatya üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, göç olgusuna ve değişen toplumsal yapıya değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993’e uzanan bir İstanbul anlatısı olduğunu ifade etti. Şahiner, kitaptaki karakterlerin yaratım sürecinde dönemin siyasi atmosferinden ve medyasından beslendiğini vurguladı. “MİZAH HEM SİLAH HEM ATEŞKES” Yazım dilindeki mizah unsurlarına da değinen Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü belirtti. Mutsuzluk propagandasının çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Şahiner, “Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. O biat edilmiş kasvet hali insanı içten içe örseliyor” değerlendirmesinde bulundu. Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerede duraksadığını, nerede bağlaç kullandığını analiz ettiğini söyleyen yazar, “Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Seray Şahiner’e, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz günün anısına hediye verdi. Yazar Şahiner, okurları için kitaplarını da imzaladı.

Bursa Nilüfer’de çocuklar sanatla iç içe Haber

Bursa Nilüfer’de çocuklar sanatla iç içe

Nilüfer Belediyesi, kentin kültür sanat yaşamını zenginleştiren etkinliklerine Pancar Deposu’nda devam ediyor. Akbank Sanat iş birliği ile hayata geçirilen program kapsamında, çocuklara yönelik iki farklı sanat atölyesi düzenlendi. Eğitmen Merve Kireçtepe Salihoğlu’nun yürütücülüğünü üstlendiği buluşmalarda çocuklar, hem sanat tarihinden önemli isimleri tanıdı hem de farklı tekniklerle kendi üretimlerini yapma fırsatı buldu. Etkinliklerin ilkinde “Hale Asaf’tan İlhamla: Kübik Bursa” atölyesinde çocuklar, Türk resim sanatının önemli isimlerinden Hale Asaf’ın dünyasına yolculuk yaptı. Sanatçının eserlerindeki renk, biçim ve kübik anlatım dilini inceleyen katılımcılar, bu üslubu kendi yaşadıkları şehre uyarladı. Çocuklar; Bursa’nın sokaklarını, mimari yapısını ve gündelik yaşamını kübik formlar aracılığıyla yeniden yorumlayarak, baskı ve boyama teknikleriyle özgün çalışmalar ortaya koydu. Günün ikinci etkinliği olan “Dönüşüm” temalı atölyede ise odak noktası edebiyat ve doğa gözlemi oldu. Franz Kafka’nın Dönüşüm romanından esinlenilerek hazırlanan içerikte çocuklar, böceklerin ve küçük canlıların dünyasını mercek altına aldı. Makro fotoğraflar üzerinden canlıların renk, desen ve biçimlerini detaylıca inceleyen katılımcılar, bu gözlemlerden yola çıkarak kendi hayali böceklerini tasarladı.

‘Bursa Sanatla Yeşeriyor’ Haber

‘Bursa Sanatla Yeşeriyor’

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Kadın ve Edebiyat Söyleşileri’ programı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Kitap tutkunlarının büyük ilgi gösterdiği söyleşi, Dr. Özge Sivrioğlu moderatörlüğünde yapıldı. Yazar Melis Alphan’ın ‘Menopoz Rehberi: Kendini Yeniden Keşfetme ve Güçlenme Yolculuğu’ adlı eseri odağında düzenlenen programda, kadınlar üzerinden edebiyat ve yaşam pratikleri çok yönlü bir şekilde ele alındı. Program kapsamında Nilgün Türksever Görgü tarafından eserden özel bir okuma da yapıldı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, kadınların edebiyatla buluşmalarına katkı sağlamaya devam ettiklerini belirterek desteklerinden dolayı yazar Melis Alphan’a teşekkür etti. Kadınların menopoz sürecinde ihtiyacı olan bilgileri vermeye çalıştıklarını belirten Melis Alphan, menopozun bir tabu olması üzerine sohbet ettiklerini ifade etti. Kadınların sadece doğurduğunda değerliymiş gibi bir algının yanlış olduğunu dile getiren Melis Alphan, kadınların bu algıya kapılmaması gerektiğini vurguladı. Bursalı kadınların ilgisinden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Alphan, destek ve katkılarından dolayı Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda katılımcılara Melis Alphan’ın ‘Menopoz Rehberi: Kendini Yeniden Keşfetme ve Güçlenme Yolculuğu’ adlı eseri hediye edildi.

Bursa’da Edebiyat şöleni başladı Haber

Bursa’da Edebiyat şöleni başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, kapılarını edebiyatseverlere açtı. Bursa’nın edebiyatı beslediğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Festival sayesinde, Bursa’dan dünyaya evrensel bir umut köprüsü kurulacak. Bu umut, daha iyi bir dünyanın umududur” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarih ve kültürün sanatla iç içe geçtiği, yazarların iz bıraktığı Bursa’da kentin sanat yelpazesine değer katacak bir etkinliğe daha imza atıyor. Bu yıl ‘Cesaret’ temasıyla düzenlenen 2. Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, 28-30 Kasım tarihleri arasında dünya çapında tanınan pek çok yazarı kentte buluşturuyor. Hannah Peck’ten Georgi Gospodinov’a, Ayfer Tunç’tan Melisa Kesmez’e yerli ve yabancı 13 önemli kalem, 3 gün boyunca Bursalılarla bir araya gelerek hayatlarına dokunan hikâyeleri, eserlerinin ardındaki dünyaları anlatacak. Festival kapsamında genç yazar adayları ve çocuklara yönelik de atölyeler düzenlenerek hayal kurmanın ve yazmanın gücünü keşfetmeleri sağlanacak. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen festivalin açılış programına Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, Hindistan eski Büyükelçisi ve Yazar Fırat Sunel, Kalem Edebiyat Ajans Kurucusu ve Yazar Nermin Mallaoğlu ve edebiyatseverler katıldı. “BURSAMIZ EDEBİYATI BESLİYOR” Bursa’nın, Türk ve dünya edebiyatının önemli merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Uludağ’ın eteklerine yayılmış köylerinde, denize uzanan kıyılarında, sıcak sularında, tarihi sokaklarında, bereketli ovalarında ve eşsiz kent yapılarında nice değerli yazarın anılarının saklı olduğunu vurguladı. Bursa’nın suyundan içmiş, sokaklarında yürümüş kalem ustalarının, bıraktıkları eserlerle her yaştan okurun dünyasında yaşamaya devam ettiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursamız edebiyatı besliyor. Bizler de edebiyattan besleniyoruz. Edebiyat kenti Bursa, bugün Türk ve dünya edebiyatçılarını, kalem dostlarını ve yazın tutkunlarını bir araya getirerek çok değerli bir festivale ev sahipliği yapıyor” diye konuştu. “EDEBİYAT CESURLARIN İŞİDİR” Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali (BUEF 2025) ile edebiyat dolu günlere yeniden ‘merhaba’ dediklerini belirten Başkan Bozbey, “Festivalimizin bu yılki temasını “Cesaret” olarak belirledik. Çünkü edebiyat, cesurların işidir. O ilk kelimeyi yazmak, yeni yollar denemek, özgürlüğü savunmak ve hayata umutla bakmak cesaret ister. Festival sayesinde, Bursa’dan dünyaya evrensel bir umut köprüsü kurulacak. Bu umut, daha iyi bir dünyanın umududur. Tüm Bursalıları; edebiyatın iyileştiren, güçlendiren ve cesaret veren dünyasına davet ediyorum” dedi. Edebiyatın Bursa’ya çok yakıştığını söyleyen Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala ise Nazım Hikmet Ran, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yaşar Kemal gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinden alıntılar yaptığı konuşması ile festivalin ilham dolu ve unutulmaz bir atmosfere sahne olmasını diledi. Yazar Nermin Mollaoğlu da Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali’ne destek olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Festivalin mayasında bu senenin teması olan ‘Cesaret’ olduğunu söyleyen Mollaoğlu, dünya edebiyatının önemli yazarlarını Bursa’da dinlemek sebebiyle gururlandığını söyledi.

Faruk Duman, Nilüfer’de yazarlık serüvenini ve “Balıklarla İlgili Rivayet”i anlattı Haber

Faruk Duman, Nilüfer’de yazarlık serüvenini ve “Balıklarla İlgili Rivayet”i anlattı

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturduğu Edebi Kazılar etkinliği, bu ay yazar Faruk Duman’ı ağırladı. Akkılıç Kütüphanesi’nde yoğun katılımla gerçekleşen söyleşide Duman, son romanı “Balıklarla İlgili Rivayet” üzerinden yazarlık serüvenini, doğa ile kurduğu ilişkiyi ve edebiyatın büyülü dünyasını anlattı. “BALIKLARIN İSYAN ETTİĞİ BİR HİKAYE” Söyleşide, yazım süreci 2019’da tamamlanan ödüllü romanı “Sus Barbatus!” ile yeni kitabı arasındaki ilginç bağa değinen Faruk Duman, yeni romanının kıvılcımının bir reklam billboardunda ateşlendiğini belirtti. “Sus Barbatus!” romanında donmuş Çıldır Gölü üzerinde geçen bir sahnede, karakterlerden birinin “Balıklar da bizi yiyebilsinler” dediğini hatırlatan Duman, bu cümlenin yayınevi tarafından tanıtım materyallerinde kullanıldığını ifade etti. Yazar, “Bunu billboardlarda gördüm. ‘Balıklarla İlgili Rivayet’ romanıyla ilgili ilk fikirlerimin doğduğu günler bunlardı. Balıkların isyan ettiği bir hikaye” sözleriyle kitabın çıkış noktasını özetledi. ÖĞRENCİLİK YILLARINDAN KALAN GİZEMLİ EL YAZMASI Duman, kitabın kurgusunun temelinde üniversite yıllarında yaşadığı ilginç bir anının yattığını da okurlarla paylaştı. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nde okurken, tasnif edilmemiş el yazmaları arasından bir eseri alıp eve götürdüğünü, ancak Osmanlıca olan bu eseri okunaklı olmadığı için bir türlü çözemediğini anlattı. El yazmasını gösterdiği bir arkadaşının, ilk sayfada balıklardan söz edildiğini belirtmesi üzerine hayal gücünün devreye girdiğini söyleyen Duman, “Bunun üzerine ben eski devirlerde, 1700’lerde, bizim buralarda yaşanmış, tuhaf bir balık hikayesi olduğuna hükmettim bu kitabın. Okuyamadığım kitabın. Eğer bir kitabı okuyamıyorsanız ama o kitap size bir takım izlenimler veriyorsa, bir yazar olarak oturup onu yazarsınız” ifadelerini kullandı. MASALCI BİR ANNENİN MİRASI Söyleşide çocukluk yıllarına ve doğa tutkusuna da değinen Faruk Duman, Kars ve Ardahan coğrafyasının yazarlığı üzerindeki etkisini vurguladı. Annesinin çok iyi bir masal anlatıcısı olduğunu belirten yazar, “Ormanda kaybolan çocuklar, hayali hayvanlar, köyü ziyarete gelen ejderhalar anlatırdı. Çocukluğumu şenlendirirdi bu” diyerek, bu anlatıların kendisinde yazma eğilimini başlattığını dile getirdi. Çocukken ağaç tepesine kurduğu kulübede kitaplar okuduğunu ve doğayı anlatmayı o yıllarda kafasına koyduğunu belirten Duman, lise yıllarında abisinin kütüphanesindeki Yaşar Kemal, Jack London ve Maksim Gorki gibi yazarlarla tanışarak modern edebiyat yolculuğuna adım attığını sözlerine ekledi. Söyleşi, yazarın okurlardan gelen soruları yanıtlaması ve kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.