#Emek

- Emek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rutkay Aziz Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüferlilerle buluştu Haber

Rutkay Aziz Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüferlilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği “Tanıklıklar: Tiyatromuzun Dünü ve Bugünü” söyleşisi, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Tiyatrosu yöneticisi Kazım Güçlü’nün moderatörlüğünü yaptığı söyleşide usta tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rutkay Aziz ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yer aldı. Söyleşinin başında Kazım Güçlü, Süreyya Karacabey’in alternatif Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni okudu. Rutkay Aziz, tiyatronun ışığıyla, perdesiyle karanlığa rağmen umudu çağrıştıran bir sahne yarattığını ifade etti. “En yüce değer ‘emek’ diye büyüdük” diyen Rutkay Aziz, günümüzde emeğin yerini paranın aldığını söyledi. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun dünya görüşünü önemli ölçüde etkilediğini anlatan Aziz, “Toplumcu gerçekçi bir tiyatroya inandım. O inançla oyunları seçtim. Bu toplumcu gerçekçi bakış açısıyla tiyatro yapmaya devam ediyoruz. Kimse bizden ilerici devrimci tiyatro yapmamızı istemiyor. Kimsenin böyle meselesi yok ama biz inatla yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Tiyatronun bir hesaplaşma sanatı olduğunu dile getiren Aziz, “Tiyatro; hem ülke hem de dünya gerçekleriyle hesaplaşma ve yarınlara umut dağıtan bir sanattır. Tiyatro; insandan insana, insanı anlatan bir araçtır” dedi. “İNSAN YAŞADIKÇA TİYATRO DA YAŞAR” Aziz, insanoğlu yaşadıkça tiyatronun da yaşayacağını vurguladı. Tiyatronun duygu ve akıl birlikteliğinde olan bir sanat olduğunu kaydeden Aziz, “Bizim işimiz, insanı insana anlatmak ve onun değişimini gündeme getirmek. Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Tam değiştirdik diyemem ama o da bizi değiştiremedi” diyerek sözlerini noktaladı. “TİYATROMUZ BİR MARKA OLDU” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nu artık bir marka olduğunu söyledi. Geçmişten bugüne Nilüfer Kent Tiyatrosu’na emek verenlere teşekkür eden Şadi Özdemir, “Çok da güzel oyunlar çıkarıyorlar. Nilüfer, sosyoekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’nin 5. ilçesi. Burada kültür, sanat, spor, bu tür şeyler çok karşılık buluyor. Oyunlarımız her zaman seyirci açısından dolu oluyor” dedi. Görükle’de yeni bir tiyatro inşa etmeyi hedeflediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Aynı zamanda Müjdat Gezen Kültür Merkezi’miz var. Güçlendirme maliyeti, yeniden yapım maliyeti ile hemen hemen aynı oluyor. O nedenle Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki müzik parkı ile yerini değiştirerek, yeniden yapmak istiyoruz” dedi. Etkinlikte, Oyun Yazma Programı 2025 kapsamında ana seçkiye girerek oyunları yayınlanmaya değer bulunan yazarlara kitapları, Başkan Şadi Özdemir, Rutkay Aziz ve öykücü ve romancı Faruk Duman tarafından takdim edildi. Söyleşi sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Rutkay Aziz’e teşekkür ederek, çiçek verdi.

CHP Bursa İl Kadın Kolları'ndan 8 Mart Yürüyüşü Haber

CHP Bursa İl Kadın Kolları'ndan 8 Mart Yürüyüşü

CHP Bursa İl Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Şehreküstü Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar sloganlar ve pankartlar eşliğinde Kent Meydanı'na yürüdü. Yürüyüşe çeşitli sendikalar ve kadın dernekleri de destek verdi. Yürüyüşün ardından Kent Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve çok sayıda kadın katıldı. İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker basın açıklamasında şunları söyledi: "Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz! Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir! Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz. Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz! Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz! Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz. Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz. Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde , kurtuluş mücadelemizdedir!"

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer Haber

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer

Nilüfer Belediyesi, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinde 2026 yılını, Türk şiirinin usta kalemlerinden Sennur Sezer’e adadı. Yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerle; işçilerin, kadınların ve gündelik yaşamın sesini şiire taşıyan Sezer’in edebi mirası Nilüferlilerle buluşacak. Nilüfer Belediyesi, 2013’ten bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinin bu yılki ismini Koza Kütüphane’de düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. Sabahattin Ali başlayıp Rıfat Ilgaz ile devam eden edebiyat yolculuğunda, 2026 yılının yazarı, toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcisi Sennur Sezer oldu. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Sennur Sezer’in eşi ve yazar Adnan Özyalçıner, Yılın Yazarı Danışmanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nilay Özer ile Nilüfer Belediye Başkan Yarımcıları ve basın mensupları katıldı. “EMEĞİN SESİNİ SENNUR SEZER’İN DİZELERİYLE SELAMLAYACAĞIZ” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini vurguladı. 12 yıldır süren bu projede seçilen her yazarın, yaşadığı döneme tanıklık ettiğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Bu yıl kalbimizi ve sokaklarımızı, edebiyatımızın o devrimci ve şefkatli sesine, Sennur Sezer’e açıyoruz. Sennur Sezer, şiiri yalnızca kendisi için yazmadı; onun dizeleri işçilerin, kadınların ve görünmeyenlerin sesi oldu. Kendi ifadesiyle, ‘Konuştum, susmak anamın diliydi’ diyerek susulan ne varsa onu konuşmaya, görünmeyen ne varsa onu şiirle görünür kılmaya çalıştı. Biz de 2026 yılında Nilüfer’in fabrikalarında, okullarında ve meydanlarında; kadınların sessiz direncini ve emeğin sesini Sennur Sezer’in dizeleriyle selamlayacağız.” “YAŞADIĞI ÇAĞDAN SORUMLU BİR ŞAİR” Projenin danışmanlığını üstlenen şair ve akademisyen Dr. Nilay Özer ise Sennur Sezer’in edebi kişiliği ve yıl boyunca yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sezer’in 16 yaşında Taşkızak Tersanesi’nde memur olarak başladığı iş hayatını, edebiyatla birleştirerek büyük bir külliyata dönüştürdüğünü belirten Özer, “Sennur Sezer, ‘İnsan yaşadığı çağdan sorumludur’ diyerek etik ve politik bir duruş sergilemiştir. İlk kitabı Gecekondu’dan son eserlerine kadar sınıfsal ve sosyolojik boyutları, özellikle de kadın ve emek olgusunu şiirine taşımıştır. Bu yıl yapacağımız etkinliklerde sadece onun şairliğini değil; gazeteciliğini, İstanbul araştırmalarını, çocuk edebiyatına katkılarını ve halk bilimiyle kurduğu ilişkiyi de inceleyeceğiz. Yıl sonunda düzenleyeceğimiz sempozyumla bu büyük mirası tüm boyutlarıyla ele alacağız” dedi. “YAŞANANLARIN ŞİİRİNİ YAZDI” Sennur Sezer’in hayat arkadaşı ve usta yazar Adnan Özyalçıner de eşinin, halkın ve sokağın sesi olduğunu belirterek, “Sennur, yaşananların tanığı olarak tarihe not düşmüştür. 1984 yılında sıkıyönetim savcısına verdiği ifadede, ‘Çocuklarımdır bütün çocukları dünyanın’ diyerek insan sevgisini ve korkuya karşı duruşunu özetlemiştir. Bugün de onun şiiri geçerliliğini koruyor” diye konuştu. Basın toplantısında anlamlı bir sürpriz de yaşandı. 93’üncü yaşını kutlayan Türk edebiyatının çınarı Adnan Özyalçıner için doğum günü pastası kesildi. Özyalçıner, yeni yaşını “Halkımıza iyilikler, güzellikler ve aydınlık günler diliyorum” sözleriyle karşıladı. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı boyunca Sennur Sezer’in eserlerini, yaşamını ve mücadelesini konu alan söyleşiler, atölyeler ve sergilerle edebiyatseverleri bir araya getirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.