#İstanbul

- İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer Haber

Bursa Nilüfer’de 2026 yılının yazarı emeğin ve sokağın şairi Sennur Sezer

Nilüfer Belediyesi, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinde 2026 yılını, Türk şiirinin usta kalemlerinden Sennur Sezer’e adadı. Yıl boyunca düzenlenecek etkinliklerle; işçilerin, kadınların ve gündelik yaşamın sesini şiire taşıyan Sezer’in edebi mirası Nilüferlilerle buluşacak. Nilüfer Belediyesi, 2013’ten bu yana sürdürdüğü “Yılın Yazarı” projesinin bu yılki ismini Koza Kütüphane’de düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. Sabahattin Ali başlayıp Rıfat Ilgaz ile devam eden edebiyat yolculuğunda, 2026 yılının yazarı, toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcisi Sennur Sezer oldu. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Sennur Sezer’in eşi ve yazar Adnan Özyalçıner, Yılın Yazarı Danışmanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nilay Özer ile Nilüfer Belediye Başkan Yarımcıları ve basın mensupları katıldı. “EMEĞİN SESİNİ SENNUR SEZER’İN DİZELERİYLE SELAMLAYACAĞIZ” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini vurguladı. 12 yıldır süren bu projede seçilen her yazarın, yaşadığı döneme tanıklık ettiğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Bu yıl kalbimizi ve sokaklarımızı, edebiyatımızın o devrimci ve şefkatli sesine, Sennur Sezer’e açıyoruz. Sennur Sezer, şiiri yalnızca kendisi için yazmadı; onun dizeleri işçilerin, kadınların ve görünmeyenlerin sesi oldu. Kendi ifadesiyle, ‘Konuştum, susmak anamın diliydi’ diyerek susulan ne varsa onu konuşmaya, görünmeyen ne varsa onu şiirle görünür kılmaya çalıştı. Biz de 2026 yılında Nilüfer’in fabrikalarında, okullarında ve meydanlarında; kadınların sessiz direncini ve emeğin sesini Sennur Sezer’in dizeleriyle selamlayacağız.” “YAŞADIĞI ÇAĞDAN SORUMLU BİR ŞAİR” Projenin danışmanlığını üstlenen şair ve akademisyen Dr. Nilay Özer ise Sennur Sezer’in edebi kişiliği ve yıl boyunca yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sezer’in 16 yaşında Taşkızak Tersanesi’nde memur olarak başladığı iş hayatını, edebiyatla birleştirerek büyük bir külliyata dönüştürdüğünü belirten Özer, “Sennur Sezer, ‘İnsan yaşadığı çağdan sorumludur’ diyerek etik ve politik bir duruş sergilemiştir. İlk kitabı Gecekondu’dan son eserlerine kadar sınıfsal ve sosyolojik boyutları, özellikle de kadın ve emek olgusunu şiirine taşımıştır. Bu yıl yapacağımız etkinliklerde sadece onun şairliğini değil; gazeteciliğini, İstanbul araştırmalarını, çocuk edebiyatına katkılarını ve halk bilimiyle kurduğu ilişkiyi de inceleyeceğiz. Yıl sonunda düzenleyeceğimiz sempozyumla bu büyük mirası tüm boyutlarıyla ele alacağız” dedi. “YAŞANANLARIN ŞİİRİNİ YAZDI” Sennur Sezer’in hayat arkadaşı ve usta yazar Adnan Özyalçıner de eşinin, halkın ve sokağın sesi olduğunu belirterek, “Sennur, yaşananların tanığı olarak tarihe not düşmüştür. 1984 yılında sıkıyönetim savcısına verdiği ifadede, ‘Çocuklarımdır bütün çocukları dünyanın’ diyerek insan sevgisini ve korkuya karşı duruşunu özetlemiştir. Bugün de onun şiiri geçerliliğini koruyor” diye konuştu. Basın toplantısında anlamlı bir sürpriz de yaşandı. 93’üncü yaşını kutlayan Türk edebiyatının çınarı Adnan Özyalçıner için doğum günü pastası kesildi. Özyalçıner, yeni yaşını “Halkımıza iyilikler, güzellikler ve aydınlık günler diliyorum” sözleriyle karşıladı. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı boyunca Sennur Sezer’in eserlerini, yaşamını ve mücadelesini konu alan söyleşiler, atölyeler ve sergilerle edebiyatseverleri bir araya getirecek.

Fitch, Bursa’nın kredi notunu ‘Pozitif’e çıkardı Haber

Fitch, Bursa’nın kredi notunu ‘Pozitif’e çıkardı

Fitch tarafından yapılan açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin not görünümünün ‘stabil’den ‘pozitif’e çıkarıldığı, kredi notunun ise ‘BB-’ olarak korunduğu bildirildi. Kararın Türkiye’nin ülke kredi notu görünümünün kısa süre önce ‘pozitif’e yükseltilmesinin ardından geldiğine dikkat çeken kuruluş, ülke not görünümündeki iyileşmenin yerel yönetimlerin kredi profilleri üzerinde de anlamlı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada ayrıca yerel ve bölgesel yönetimlere ilişkin derecelendirmelerin normal koşullarda belirli bir takvim çerçevesinde gözden geçirildiği hatırlatıldı. İhraççıların kredi değerliliğinde kayda değer değişiklikler yaşanması halinde planlanan inceleme tarihleri beklenmeden not aksiyonu alınabildiği de ifade edildi. Kuruluş, Türkiye’nin makroekonomik görünümündeki iyileşmenin belediyelerin finansal profillerini desteklediğini ve bu nedenle takvim dışı bir güncellemenin gerekli görüldüğünü belirtti. Öte yandan Ankara, İzmir, Konya ve Manisa için planlı bir sonraki değerlendirme tarihi 5 Haziran 2026 olarak açıklanırken; Antalya, Bursa, İstanbul, Mersin ve Muğla için bu tarih 12 Haziran 2026 olarak duyuruldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın kredibilitesi en yüksek kurumlar arasında bulunmasının Bursa’yı yabancı yatırımcılar için daha önemli hale getireceğini belirtti. Sahip olunan kaynakları, etkin ve verimli kullanmayı sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullara rağmen Bursa’mıza yatırımlarımızı sürdürüyoruz ve vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Öz kaynaklarımızı doğru kullanarak Bursalılara güven veriyoruz. Bundan sonra da uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından tam not olmaya devam edeceğiz” dedi.

Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı Haber

Seray Şahiner, son romanını doğduğu şehir Bursa’da anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen ve Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşinin bu ayki konuğu çağdaş Türk edebiyatının sevilen kalemlerinden Seray Şahiner oldu. “Suskunluğun Aile Albümü: Vatan Millet Samatya” başlıklı etkinlikte Şahiner, edebiyata bakış açısını, yazarlık serüvenini ve son romanının ortaya çıkış hikayesini anlattı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz ve çok sayıda edebiyatsever ilgiyle takip etti. “KARAKTERİN YOLCULUĞU BAŞLADIĞI YERE DÖNER” Konuşmasına Bursa ile olan kişisel bağına değinerek başlayan Seray Şahiner, 41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya geldiğini hatırlattı. Doğduğu kente bir yazar olarak gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Şahiner, çocukluğuna dair bir anısını şu sözlerle paylaştı: “Karakterin yolculuğu hep başladığı yere döner. Dönerken de bir şeyler öğrenmiş oluyor. Annem yıllarca bana doğduğum hastanenin ilk çocuğu olduğumu, ayak izimin alınıp duvara asıldığını anlattı. Hatta ‘Bu insanlık için küçük, dünya için büyük bir adım’ denildiğine inandırdı. 13 yaşında bunun, çocuğun kendini önemsemesi için yapılmış bir şaka olduğunu öğrendim. Ancak o yaşa kadar bu his bana iyi gelmişti.” Son kitabı Vatan Millet Samatya üzerinden Türkiye’nin yakın tarihine, göç olgusuna ve değişen toplumsal yapıya değinen Şahiner, romanın 1970’lerden 1993’e uzanan bir İstanbul anlatısı olduğunu ifade etti. Şahiner, kitaptaki karakterlerin yaratım sürecinde dönemin siyasi atmosferinden ve medyasından beslendiğini vurguladı. “MİZAH HEM SİLAH HEM ATEŞKES” Yazım dilindeki mizah unsurlarına da değinen Şahiner, mizahı zorluklarla baş etmede bir savunma mekanizması olarak gördüğünü belirtti. Mutsuzluk propagandasının çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Şahiner, “Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. O biat edilmiş kasvet hali insanı içten içe örseliyor” değerlendirmesinde bulundu. Gazetecilik geçmişinin romanlarındaki diyalog yapısını güçlendirdiğini belirten Şahiner, insanların doğal konuşma ritmini yakalamak için yaptığı gözlemleri aktardı. Röportajlarında insanların nerede duraksadığını, nerede bağlaç kullandığını analiz ettiğini söyleyen yazar, “Karakter benden ne kadar uzaksa, o kadar iyi bir yazara dönüşüyorum. Onları konuştururken bildiklerimi sadece benim bilmem, karakterlere büyük laflar ettirmemem gerekiyor” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Seray Şahiner’e, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz günün anısına hediye verdi. Yazar Şahiner, okurları için kitaplarını da imzaladı.

Bursa Nilüfer’de sömestr tatili kitapla renkleniyor Haber

Bursa Nilüfer’de sömestr tatili kitapla renkleniyor

Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı “Vahşi Şeyler”in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı. 85 YAŞINDAKİ BİR KAHRAMANIN GÖZÜNDEN ŞEHİR Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları “Vahşi Şeyler” romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaratırken yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: “Bir karakter yaratırken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter.” Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve anıların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları “işgal edilen yaşam alanları” üzerine düşünmeye davet etti. Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, “Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?” ifadelerini kullandı. “KİTAP MUTSUZLUK DEĞİL, DÜŞÜNMEYİ VAAT EDER” Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti. Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.

İstanbul’da Yeni “Minguzzi” Vakası: 16 Yaşındaki Atlas Çağlayan Bıçaklanarak Öldürüldü Haber

İstanbul’da Yeni “Minguzzi” Vakası: 16 Yaşındaki Atlas Çağlayan Bıçaklanarak Öldürüldü

İstanbul’da Yeni “Minguzzi” Vakası: 16 Yaşındaki Atlas Çağlayan Bıçaklanarak Öldürüldü İSTANBUL – İstanbul’da yaşanan bıçaklı saldırı kamuoyunda infiale yol açtı. 16 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, olay [tarih] günü [ilçe/mahalle]de meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek bıçaklı saldırıya dönüştü. Ağır yaralanan Atlas Çağlayan, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen 15 yaşındaki şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürerken, yaşları küçük bireyler arasında artan şiddet vakaları bir kez daha gündeme geldi. Uzmanlar, çocuklar arasındaki şiddetin önlenmesi için aile, okul ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yetkililer, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılacağını bildirdi.

Bursa'da fethin 700. yıl heyecanı Haber

Bursa'da fethin 700. yıl heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. “BURSA, GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞİN İMZASIDIR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik” diye konuştu. “BİZLER BUGÜN O ÇINARIN GÖLGESİNDE DURUYORUZ” Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihsel kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz” dedi. OSMANLI’YA ÜÇ KEZ BAŞKENTLİK YAPAN ŞEHİR, BURSA Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi'nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi. “KÖKLERİMİZDEN GELECEĞE…” Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe… Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz” diye konuştu. “2026 YILINDA, ÜÇ BAŞKENT KOL KOLA OLACAK” 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent… Üç dönem… Üç büyük hikâye… Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz” dedi. “TURİZM AÇISINDAN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ” “Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!” diyen Başkan Mustafa Bozbey, “Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız” dedi. ÇARŞIBAŞI BÖLGESİNDE SES VE IŞIK GÖSTERİSİ Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek” dedi. 700. YIL ANISINA ÖZEL GÜN PULU Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak” diye konuştu. 700. YILI ANISINA 700 ÇINAR FİDANI Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, “Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek” dedi. Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu'nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihsel ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi. Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.