#Mutluluk

- Mutluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi Belediyesi Sevilen Yazarları Okurlarıyla Buluşturuyor Haber

Bursa Osmangazi Belediyesi Sevilen Yazarları Okurlarıyla Buluşturuyor

Bursa’da edebiyatın buluşma noktası haline gelen TÜYAP Bursa Kitap Fuarı, bu yıl 23’üncü kez kapılarını ziyaretçilere açtı. Osmangazi Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da fuardaki standında düzenlediği imza günleriyle tanınmış yazarları okurlarla bir araya getirmeyi sürdürüyor. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin kitap çeşitliliği ve kapsamlı etkinlik programıyla her yaştan vatandaşın yoğun ilgisini çekiyor. Fuarda kurduğu stantla öne çıkan Osmangazi Belediyesi, kitapseverleri sevilen yazarlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda ilk olarak Oyuncu- Yazar Nilüfer Açıkalın’ı ağırlayan Osmangazi Belediyesi ikinci imza gününde Yazar Cezmi Ersöz’ü konuk etti. Yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde Ersöz, okurlarının kitaplarını tek tek imzalarken, edebiyat üzerine samimi sohbetler de gerçekleştirdi. Yazarlık süreci ile eserlerinin arka planının ele alındığı buluşmanın ardından katılımcılar fuardan memnuniyetle ayrıldı. “Büyük Mutluluk Duyuyorum” Kitap fuarlarının yazarlar için çok önemli olduğunu söyleyen Yazar Cezmi Ersöz, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Bu fuarlarda okurlarımızla birebir buluşma imkanı yakalıyoruz. Onların görüşlerini dinliyor, kitaplarımızı imzalıyoruz. Bursa’da oldukça güzel bir organizasyon gerçekleştirilmiş. TÜYAP Bursa Kitap Fuarı’nın bu yıl, geçtiğimiz yıla kıyasla daha kapsamlı hazırlandığını görüyorum. Osmangazi Belediyesi’nin davetlisi olarak fuara katıldım ve düzenlenen imza gününde okurlarımla bir araya geldim. Burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”

Bursa Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı Haber

Bursa Nilüfer Belediyesi’nden ruh sağlığı farkındalığı

“HER ENDİŞE PANİK ATAK DEĞİLDİR” Konuşmasına “panik atak” kavramının günümüzde içinin boşaltıldığını belirterek başlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, endişeli veya tez canlı olmanın hemen bir hastalık olarak etiketlenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Öz, “Günümüzde biraz evhamlı, ‘aman başımıza bir şey gelir mi’ diye düşünen herkes kendisine panik atak etiketi yapıştırıyor. Oysa kaygı ve üzüntü, tıpkı mutluluk gibi son derece insani ve gerekli duygulardır. Değer verdiği şeyleri olan her insan, onları kaybetme korkusuyla endişe yaşar. Bu, tek başına bir hastalık göstergesi değildir” dedi. “HEDEFİMİZ KİŞİNİN BAĞIMSIZLIĞINI GERİ KAZANMASI” Psikiyatrik desteğe ne zaman ihtiyaç duyulacağı konusuna da açıklık getiren Uzm. Dr. Öz, kilit noktanın “bağımsızlık” olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bir kişi kaygıları yüzünden yemek yiyemiyor, dışarı çıkamıyor veya evde yalnız kalamıyorsa, o kişi bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Bizim bilimsel olarak yapmaya çalıştığımız şey, kişinin bu korkular nedeniyle kısıtlanan özgürlüğünü ona geri vermektir. Yoksa amacımız insanı hiç üzülmeyen, hiç kaygılanmayan robotik bir canlıya dönüştürmek değil.” Ruh sağlığı sorunlarını tanımlarken kullanılan dilin önemine değinen Öz, “bozukluk” kavramına mesafeli yaklaştığını belirtti. “Bende bozukluk var” düşüncesinin kişiyi aciz hissettirdiğini ifade eden Öz, “Cerrah değiliz, elimizde neşterle bir şeyi kesip atamayız. İyileşme, kişinin düşünce yapısını ve olayları yorumlama biçimini değiştirmesiyle başlar. ‘Korkma, takma, geçer’ gibi cümlelerin tedavide yeri yoktur. Kişi o an gerçekten öleceğini ya da bayılacağını düşünüyorsa ona sadece ‘korkma’ demek anlamsızdır. Önemli olan düşünce ile gerçeği ayırt etmesini sağlamaktır” diye konuştu. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Uzm. Dr. Ömer Öz, psikiyatrik ilaçlarla ilgili toplumdaki “uyuşturur, bağımlılık yapar, kilo aldırır” gibi önyargılara da değindi. Bilimin ve farmakolojinin çok geliştiğini belirten Öz, “Tedavide hedefimiz kişiyi uyuşturmak değil, işlevselliğini artırmaktır. Ancak ilaç tek başına sihirli bir değnek değildir. Yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, düşünce biçimlerini düzenlemek ve gerekirse terapi ile süreci desteklemek gerekir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.