#Orta Doğu

- Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın fethine uluslararası bakış Haber

Bursa’nın fethine uluslararası bakış

Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. YERLİ VE YABANCI AKADEMİSLER ANLATIYOR Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. GÜÇLÜ MİRAS BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YORUMLANIYOR Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. “BURSA’NIN FETHİ’NİN 700. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, “Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihsel bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı.

Nükleer Gerilim Tırmanıyor: İran–İsrail Hattında Amerika Faktörü Haber

Nükleer Gerilim Tırmanıyor: İran–İsrail Hattında Amerika Faktörü

Orta Doğu’da tansiyon bir kez daha yükseldi. İran ile İsrail arasında karşılıklı sert açıklamalar ve askeri hareketlilik dikkat çekerken, gözler yalnızca iki ülkeye değil, sürecin küresel boyutuna çevrildi. Uzmanlar, krizin bölgesel sınırları aşabilecek bir potansiyel taşıdığı görüşünde. Nükleer denklem yeniden gündemde Uluslararası kamuoyunda en çok tartışılan başlık ise nükleer kapasite meselesi. Resmî olarak nükleer silaha sahip ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık yer alıyor. Bunun yanında Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore de nükleer kapasiteye sahip ülkeler arasında gösteriliyor. Uluslararası literatürde resmî teyit bulunmamakla birlikte, İsrail’in de nükleer kapasitesi olduğu yönünde güçlü değerlendirmeler bulunuyor. İran’ın nükleer programı ise uzun yıllardır yaptırımların, diplomatik müzakerelerin ve uluslararası denetim süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Tahran yönetimi programının barışçıl amaçlı olduğunu savunurken, İsrail bunu ulusal güvenliğine yönelik doğrudan tehdit olarak görüyor. Amerika denklemin merkezinde Krizin küresel boyut kazanmasında en önemli faktörlerden biri de Amerika Birleşik Devletleri’nin konumu. Washington yönetimi, İsrail’in en güçlü müttefiki olarak bölgedeki askeri varlığını sürdürüyor ve İran’ın nükleer silah elde etmesine kesin şekilde karşı çıkıyor. Uzmanlara göre, olası bir doğrudan çatışma senaryosunda ABD’nin siyasi ve askeri desteği belirleyici olabilir. Bu durum, gerilimin yalnızca iki ülke arasında kalmayabileceği yönündeki kaygıları artırıyor. Küresel etkiler kapıda mı? Enerji hatlarının büyük bölümü Orta Doğu’dan geçerken, bölgede yaşanacak geniş çaplı bir savaşın petrol fiyatlarından küresel ticarete kadar birçok alanda dalgalanma yaratabileceği belirtiliyor. Ekonomistler, böyle bir senaryonun zincirleme bir etki oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Diplomasi çağrıları sürerken, tarafların atacağı adımlar uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Analistler, nükleer çağda yaşanan her askeri gerilimin yalnızca bölgesel değil, küresel bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurguluyor. Gelişmeler, Orta Doğu’da yeni bir dönemin eşiğinde olunup olunmadığı sorusunu gündeme getirirken, dünya kamuoyu tansiyonun düşürülmesi yönünde atılacak adımları bekliyor.

Filistin’in hikâyesi Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı Haber

Filistin’in hikâyesi Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı

Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR” Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.” Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti. “SANAT, DİRENİŞİ ANLATMANIN EN GÜÇLÜ YOLU” Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi. Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.

“Bursa’dan Dünyaya Uzanan Bir İyilik Köprüsü” Haber

“Bursa’dan Dünyaya Uzanan Bir İyilik Köprüsü”

Bursa, son yılların en güçlü sosyal yardım hareketlerinden birine bir kez daha sahne oluyor. Bursa Kalbi Selim Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Başkanı Osman İpekçioğulları öncülüğünde hem şehirdeki ihtiyaç sahiplerine hem de dünyanın farklı coğrafyalarına iyilik ulaştırmaya devam ediyor. Osman İpekçioğulları, uzun yıllardır eğitime verdiği destek, yetiştirdiği yüzlerce talebe ve yürüttüğü uluslararası yardım projeleriyle Bursa’da örnek gösterilen bir isim hâline geldi. Dernek, sadece maddi destekle değil; burs programları, eğitim destek çalışmaları, kültürel etkinlikler ve sosyal sorumluluk projeleriyle gençlere yeni ufuklar açıyor. “Bir Talebe Yetişirse Bir Dünya Değişir” Düsturu ile Çalışıyorlar Kalbi Selim Derneği’nin en büyük hedefi, iyi eğitim almış, ahlaklı ve topluma fayda sağlayan bir gençlik yetiştirmek. Bu kapsamda dernek, hem Bursa’daki öğrenciler için eğitim desteğini güçlendiriyor, hem de yurtdışında ihtiyaç sahibi topluluklara yardım eli uzatıyor. Afrika’dan Orta Asya’ya, Balkanlardan Orta Doğu’ya kadar birçok bölgeye; Gıda kolileri, Temiz su projeleri, Eğitim materyalleri, Kültürel destek programları ulaştırılarak Bursa’nın iyilik yüzü dünyaya taşınıyor. Osman İpekçioğulları: “Bursa’nın Hayrı Bursa’dan Taşar” Başkan İpekçioğulları yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: > “Bizler Bursa’nın kadim iyilik geleneğini sürdürüyoruz. Bir talebenin elinden tutmak, bir ihtiyaç sahibinin yüzünü güldürmek hem bize hem şehrimize hem de insanlığa kazançtır. Bursa’dan dünyaya uzanan bu iyilik köprüsünü büyütmeye devam edeceğiz.” Bursa Halkından Yoğun Destek Derneğin çalışmalarına özellikle son yıllarda Bursa halkının ilgisi giderek artıyor. Şehirdeki hayırseverler; eğitim desteği, sosyal projeler ve uluslararası yardım faaliyetlerinde Kalbi Selim Derneği’nin yanında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.