#Osmanlı

- Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Haber

Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu

Osmanlı'nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihsel gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. “SERAMİK SANATI, GEÇMİŞLE GELECE ARASINDA KÜLTÜR KÖPRÜSÜDÜR” Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, “Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır” dedi. “DEĞERLERİMİZİ YAŞATMAYI SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ” Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü'nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, “Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz” diye konuştu. “ÇİNİCİLİK, DÜNYA SANAT TARİHİNDE ÖZGÜN BİR YERE GELDİ” Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, “Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum” dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.

Bursa’nın Kadim Bıçakçılığı Yok Olmasın! Haber

Bursa’nın Kadim Bıçakçılığı Yok Olmasın!

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Bursa Şubesi, Uluslararası Bursa Bıçak Fuarı’nı ziyaret ederek bıçakçı esnafı ve sanatkârlarla bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette sektörün mevcut durumu, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Bıçakçılığın, Bursa’nın tarihsel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekilen görüşmelerde, bu köklü zanaatın ustadan çırağa aktarılan önemli bir miras olduğu vurgulandı. 1326 yılında fethedilerek Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’nın aynı zamanda demir işlemeciliğinin merkezi haline geldiği hatırlatıldı. Bursalı ustaların ürettiği bıçak, kama ve kılıçların Osmanlı ordusunun ihtiyaçlarını karşıladığı, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları’nda da Türk askerinin kullandığı ifade edildi. Ancak günümüzde bıçakçılık mesleğinin ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekildi. Seri üretim ve ucuz ithal ürünler, artan hammadde maliyetleri, çırak yetişmemesi ve pazarlama imkânlarının yetersizliği, esnafın ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Fuar ve festivallerin sektör için büyük önem taşıdığı belirtilirken, bu tür organizasyonların ustaların ürünlerini tanıtmasına ve yeni ticari bağlantılar kurmasına katkı sunduğu ifade edildi. ESDER Bursa Şubesi tarafından yapılan değerlendirmede sektörün sürdürülebilirliği için şu öneriler sıralandı: el emeği ürünlerin markalaşmasının desteklenmesi, coğrafi işaret çalışmalarının artırılması, mesleki eğitim ve çırak yetiştirmenin teşvik edilmesi, esnafa yönelik finansal desteklerin güçlendirilmesi. Ayrıca bıçakçılık sektörüne özel organize sanayi bölgeleri kurulması ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin artırılması gerektiği vurgulandı. ESDER Bursa Şubesi, yerel ve merkezi yönetimlere çağrıda bulunarak bu kadim mesleğin desteklenmesi, bıçakçı esnafının emeğinin korunması ve sektörün yeniden canlandırılarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçenlere de teşekkür edildi.

Başkan Erkan Aydın Projelerini Uluslararası Kongrede Tanıttı Haber

Başkan Erkan Aydın Projelerini Uluslararası Kongrede Tanıttı

Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından “Yaşamın, Kentlerin ve Mimarlığın Geleceği” ana temasıyla düzenlenen “Yerel Yönetimler Vizyon Projeler” oturumuna katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, burada gerçekleştirdiği sunum ile Osmangazi’de hayata geçirilmesi planlanan projeleri akademisyenlerle paylaştı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından kentlerin ve mimarlığın günümüz çevresel, sosyal, ekonomik ve teknolojik dönüşüm süreçleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi amacıyla 24-25 Nisan tarihlerinde Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi kapsamındaki “Yerel Yönetimler Vizyon Projeler” oturumuna konuşmacı olarak katıldı. Yerli ve yabancı pek çok akademisyenin bulunduğu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın da yer aldığı oturumda bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi’de hayata geçirilmesi planlanan projeleri paylaştı. “Bursa’daki Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yarısından Fazlası Osmangazi’de” Oturumda yaptığı konuşmada Bursa’nın kalbi olan Osmangazi’de, köklü tarihsel ve kültürel mirası anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şöyle konuştu; “Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Bursa; Bitinya’dan Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya, oradan da Cumhuriyet dönemine uzanan çok katmanlı bir medeniyet birikimine sahiptir. Bu zengin mirasın merkezinde ise Osmangazi yer almaktadır. Bugün yaklaşık 1 milyona yaklaşan nüfusu, 136 mahallesi ve 9 bine yakın sokağıyla Osmangazi, bin 725 kilometrelik yol ağıyla yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en büyük ilçelerinden biri olup, nüfus bakımından 5’inci sırada yer almaktadır. Aynı zamanda Bursa, taşınmaz kültür varlığı sayısında Türkiye genelinde İstanbul, İzmir ve Muğla’nın ardından 4’üncü sıradadır. Şehrimizde bulunan 2 bin 505 taşınmaz kültür varlığının yarısından fazlası Osmangazi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sivil mimari örnekleri de dahil edildiğinde bu sayı 5 binlere kadar ulaşmaktadır.” “Hayata Geçirdiğimiz Tüm Faaliyetleri 9 Ana Başlık Altında Topladık” Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Başkan Aydın “Bizler de bu bilinçle hareket ediyor, tarihin ve kültürün başkenti olan Bursa’yı, özellikle de Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Osmangazi’de güçlü bir tema kurgusu oluşturduk. Hayata geçirdiğimiz tüm faaliyetleri 9 ana başlık altında topladık. Bunlar; Osmanlı, sanat, mimari, alışveriş, nefes, gastronomi, ahilik, zamanın ruhu ve inanç temalarıdır. Bu yaklaşımı görünür kılmak adına logomuzu Osmangazi Meydanı’na yerleştirdik. Amacımız, Osmangazi’de neler olup bittiğini herkesin yalnızca bu ana başlıklara bakarak anlayabilmesi ve zihninde net bir çerçeve oluşturabilmesidir. Bu temaları somut bir deneyime dönüştürmek için tarihi İpek Yolu aksını yeniden canlandırdık.” ifadelerini kullandı.

Bursa ile Ankara’dan Güçlü Kültürel İş Birliği Haber

Bursa ile Ankara’dan Güçlü Kültürel İş Birliği

Ankara Kent Konseyi Binası’nda gerçekleştirilen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ile Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa katılım gösterdi. Bursa’nın 700 yıllık tarihine ışık tutan özel video gösterimi ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başkan Erkan Aydın, şehirlerarası kültürel bağların güçlendirilmesinin önemine değindi. “Tarihi Bir Dostluğumuz Var” Bursa ile Ankara arasındaki tarihi ve manevi bağlara dikkat çeken Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Bursaspor’umuz şampiyon oldu. Bursaspor ile Ankaragücü kardeş kulüplerdir; biz altıncı, onlar ise on altıncı dakikada birbirimizi alkışlarız. Aramızda tarihi bir dostluğumuz var. Programın başında izlediğimiz videolar da Bursa ile Ankara’nın tarihimizdeki önemini ortaya koyarak bizleri 700 yıl öncesinden 100 yıl öncesine uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkardı. Bizler, Bursa’da 700. yıl fetih etkinlikleri kapsamında geniş katılımlı programlar düzenledik. Yüzlerce vatandaşımızın ve kardeş şehirlerimizin katılımıyla önemli buluşmalar gerçekleştirdik. Ancak yaşanan elim olaylar nedeniyle bazı programlarımızı ertelemek zorunda kaldık. Bu vesileyle hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kent konseylerinin en önemli işlevi; ortak projeler üretmek, fikir alışverişinde bulunmak ve deneyimleri paylaşmaktır. Bu bizim için de son derece kıymetli. Ankara Kent Konseyi, yaklaşık 3 bin 500 paydaşıyla Türkiye’nin en geniş katılımlı ve üretken kent konseylerinden biri. Adeta bir proje fabrikası gibi çalışıyor. Bu iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.” “Bursa ve Ankara Arasındaki Bağ Düşündüğümüzden Daha Derindir” Program kapsamında yalnızca iki şehri değil; iki ruhu, iki başkenti ve ortak bir kaderi buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, “Afişimize baktığımızda bizleri ilk karşılayan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vakur duruşudur. Bu duruş, aslında bugün neden burada olduğumuzun en güçlü cevabıdır. Atatürk için Bursa, kurtuluşun manevi ruhunu temsil ederken; Ankara, bu ruhun sarsılmaz iradesidir. Bizler bugün, bu iki büyük değeri aynı çatı altında buluşturmanın anlamını ve sorumluluğunu taşıyoruz. Bursa ile Ankara arasındaki bağ, düşündüğümüzden çok daha derindir. Bursa işgal edildiğinde, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne örtülen o kara örtü, bu iki şehrin kaderde ve kıvançta nasıl tek yürek olduğunun en somut nişanesidir. O kara örtü nasıl ki milletimizin azmiyle kaldırıldıysa, bizler de bugün o bağı kültürel bir şölene, bir vefa yolculuğuna dönüştürüyoruz. Bizler, Tanpınar’ın Bursa’sı sergimizle fotoğrafların diliyle konuşmaya, Tanpınar’ın üslubuyla hissetmeye geldik. Amacımız; Cumhuriyet’in modern değerlerini, kadim medeniyet mirasımızla harmanlayarak geleceğe taşımaktır” diye konuştu. “Bu Anlamlı Yolculukta Sizlerle Birlikte Olmak Büyük Bir Onurdur” Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa ise yaptığı konuşmada, “Bursa; Osmanlı’nın doğuşunu, köklerimizi ve estetik medeniyet anlayışını temsil eder. Sessizliğiyle konuşan bir tarihtir. Camilerinde, türbelerinde ve asırlık çınarlarında geçmişin zarafetini saklar. Ankara ise Atatürk’ün emaneti olarak Cumhuriyet’in kalbi, modern Türkiye’nin aklı ve iradesidir. Yapısıyla geleceğe yön verir, devlet aklının ve millet iradesinin merkezidir. Tanpınar’ın bakışıyla bu iki şehir aslında bir bütünün iki parçasıdır: Biri köklerimizi hatırlatır, diğeri ufkumuzu çizer. Bizler, bu iki başkent arasında kurulan köprüde yürüyen bir medeniyetin taşıyıcılarıyız. Bu vesileyle, Bursa’nın fethinin 700. yılını ve Tanpınar’ın 125. doğum yılını andığımız bu anlamlı yolculukta sizlerle birlikte olmak bizim için büyük bir onurdur” açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından program, “Anadolu’da 700. Yıl Sahne Gösterimi” ile devam etti. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel olarak hazırlanan gösteride, kuruluşundan günümüze uzanan tarihsel süreç sanatın diliyle sahneye taşındı. İzleyicilerden büyük beğeni toplayan performans, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. , Gösterimin ardından “Tanpınar’ın Bursa’sı” fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinden ilham alınarak hazırlanan sergi, Bursa’nın kültürel ve estetik mirasını fotoğraflar aracılığıyla yansıttı. Davetliler sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi alırken, sanatçıların yorumlarıyla Bursa’nın geçmişine farklı bir perspektiften tanıklık etti. Programın son bölümünde ise programa katkı sunan protokol üyelerine ve emeği geçen isimlere günün anısına çeşitli hediyeler takdim edildi. Karşılıklı teşekkür ve iyi dileklerin iletildiği bu bölümde, iki başkent arasındaki dostluk ile iş birliği vurgusu bir kez daha gözler önüne serildi.

Bursa Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz gençlere fethi anlattı Haber

Bursa Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz gençlere fethi anlattı

Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gençleri tarihi ve kültürel yolculuğa çıkarıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen proje ile lise öğrencileri, Osmanlının Söğüt’ten Bursa’ya uzanan yolculuğunun izlerini sürüyor. Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt’tte Ertuğrul Gazi Türbesi’nde başlayan yolculuk kapsamında öğrenciler, Kayıların Söğüt’e yerleşmesi, dönemin siyasi ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor. Programın ikinici durağı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucularından olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin Türbesi’nde ise Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi etkiler anlatılıyor. Yine Yenişehir’de Osmanlı’nın ilk şehirleşme faaliyetleri ve devletleşme noktasında atılan adımlar öğrencilere anlatılıyor. Koyunhisar’da Osmanlıların rüştünü ispatladığı ve bir nevi Bursa'nın fethine giden ilk adımlardan birisi olarak değerlendirilen Koyunhisar Savaşı ve dönemin siyasi olayları gençlerle paylaşılıyor. Gençlerin tarih yolculuğu Kestel Kalesi ziyaretinin ardından Osmanlı Askeri mimarisinin ilk örneklerinden olan ve Bursa’daki ilk eserlerinden birisi olan Balabanbey Kalesi’nde son buluyor. OSMANLININ İLK KIZILEMASI BURSA Balabanbey Kalesi’nde Liseli öğrencileri karşılayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, onlara Bursa'nın fetih sürecini anlattı. Bursa’nın alınmasının salt bir kale fethi olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, “Ecdadımız, Bursa'yı bir Bizans kalesi olarak görmemiş, bir medeniyet beşiği olarak tasavvur etmiştir. İşte bundan dolayı Osman Gazi Bursa ile ilgili rüyalar kurmuş, bu kutlu şehrinin fethini evlatlarına adeta vasiyet etmiştir. Osmanlılar Bursanın alınmasını askeri bir fetih olarak görmemiş. Uzun ve sabırlı bir kuşatma ve akabindeki sulh ile Bursa'yı alarak şehrin tahrip olmasının, insanların zarar görmemesinin önüne geçmiştir. Bu fethin manevi boyutunu maddi boyutundan daha önemli gören ecdadımız, bir taraftan dervişler, alperenler, gönül erlerini buraya getirirken, diğer taraftan da camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar inşa ederek kısa sürede Bursa’ya bir Türk İslam şehri hüvviyeti kazandırmıştır. İşte kutlu şehir Bursa’nın mayası bu süreçte atılmıştır” dedi. MERHAMET VE HOŞGÖRÜ AŞILIYORUZ Osmanlı'nın Bursa’da temellerini attığı medeniyet ve hoşgörü ikliminin asırlar boyunca dünyaya adalet ve nizam taşıdığını aktaran Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, “Bu gün bile hala Osmanlının adaleti, sağaldığı barış ortamı hasret ve özlemle yad ediliyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin bu köklerle güçlü bağlar kurmasını istiyoruz. Bu proje ile evlatlarımızı, ecdadımızın iz sürdüğü topraklarda tarih ile buluşturuyoruz. Amacımız; geçmişini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe daha bilinçli yürüyen bir nesil yetiştirmek. Gençlerimizin bu yolculukta edindiği her bilgi ve her duygu, yarınlarımızın en güçlü teminatı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bursa Yıldırım’da, Kuruluş ve Fetih Sempozyumu başladı Haber

Bursa Yıldırım’da, Kuruluş ve Fetih Sempozyumu başladı

Yıldırım Belediyesi; ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı kültür sanat sezonu çalışmaları kapsamında ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ düzenledi. Türkiye’nin seçkin tarihçilerini bir araya getiren sempozyum Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethine ışık tutacak. Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

Bursa Yıldırım'da, Kuruluş ve Fetih sempozyumu başladı Haber

Bursa Yıldırım'da, Kuruluş ve Fetih sempozyumu başladı

Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

Bursa Yıldırım'da, Kuruluş ve Fetih sempozyumu başladı Haber

Bursa Yıldırım'da, Kuruluş ve Fetih sempozyumu başladı

Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.