#Özgürlük

- Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı Haber

Bursa Nilüfer’de ‘Üç Fidan’ 54. yılında unutulmadı

68 kuşağının simge isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yılında Nilüfer’de düzenlenen etkinliklerle anıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, toplumsal dayanışma vurgusu yaparak, “O gün de tam bağımsız Türkiye, eşitlik, özgürlük ve adalet diyorduk; 54 yıl sonra geldiğimiz noktada yine aynı değerleri savunuyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, tam bağımsız Türkiye mücadelesinin önde gelen isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı idam edilişlerinin 54’üncü yıl dönümünde kapsamlı bir programla anıldı. Anma etkinlikleri, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünden Üç Fidan Gençlik Parkı’na yapılan yürüyüşle başladı. Programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ŞADİ ÖZDEMİR: “MENFAAT BEKLEMEDEN HAYATLARINI VERDİLER” Gençlik bildirisinin okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 54 yıl önce başlayan anti-emperyalist yürüyüşün bugün de sürdüğünü ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “O günleri düşününce, hiçbir kişisel menfaat beklemeden, ülkemizin en güzel üniversitelerinde okurken, kendi gelecekleri garanti altındayken ülkesi, milleti ve halkı için kendi hayatlarını verebilecek kadar idealistlerdi. Onların yol arkadaşı olmak hayatımızın en anlamlı kısmı. O gün de tam bağımsız Türkiye, eşitlik, özgürlük ve adalet diyorduk; 54 yıl sonra geldiğimiz noktada yine aynı değerleri savunuyoruz” dedi. Konuşmasında dayanışmanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bugünlerde daha çok ihtiyaç duyduğumuz şey dayanışma; birbirimize sarılmak, konfor alanlarından çıkıp sahada, evlerde, sokaklarda sivil toplumla, sendikalarla birlikte mücadele etmektir. Denizleri ve Üç Fidan’ı anarken, onların değerlerini yalnızca mikrofonlarda değil, yaşayarak sürdürmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. SARIBAL: “ONURLU BİR YAŞAM BEDEL ÖDEDİLER” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise anma programında yaptığı konuşmada, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kendilerine tanınmış özel bir hayat için değil, ülkedeki onurlu bir yaşam için bedel ödediklerini vurgulayarak, “Onlar toprağa düştüler ama o topraklarda birer tohum gibi büyümeye devam ediyorlar” diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da, her şeyin çıkara dayalı olduğu günümüz kapitalizmde, kendilerini ülke ve dünya adına feda eden bir kuşağın sembollerini anmanın, geleceği düşünmek adına temel bir referans noktası olduğunu belirtti. SÖYLEŞİDE ÜÇ FİDAN’IN MÜCADELESİ KONUŞULDU Açılış konuşmalarının ardından, “Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek” başlıklı söyleşiye geçildi. Moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın yaptığı söyleşinin konukları Levent Tüzel, Önder İşleyen ve Mustafa Yıldırımtürk oldu. Söyleşide konuşan Levent Tüzel, 68 hareketinin yalnızca bir öğrenci hareketi olmadığını, dönemin işçi grevleri, fabrika işgalleri, öğretmen örgütlenmeleri ve köylü mücadeleleriyle iç içe geçtiğini anlattı. Tüzel, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganına dikkat çekerek, demokrasi güçlerinin ortak bir mücadele zemininde buluşması gerektiğini söyledi. Önder İşleyen ise konuşmasında Üç Fidan’ın mirasının bugünün koşullarında okumanın önemine değindi. İşleyen, mücadelenin kişisel ya da grupsal çıkarlar üzerinden değil, ülkenin geleceği üzerinden örgütlenmesi gerektiğini belirterek, “Hiçbir grubun, hiçbir kişinin çıkarını ön plana alan bir mücadele ile kazanamayız. Kazanacağımız mücadele, hepimizin ülkenin kaderine sahip çıkma sorumluluğuyla birleştiği mücadele olacak” dedi. Mustafa Yıldırımtürk de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 7-8 ay süren tutukluluk ve idam sürecini yakından izleyenlerden biri olarak gözlemlerini aktardı. Yıldırımtürk, üç gencin mahkemelerdeki tutumuyla, son sözleriyle ve idam sehpasındaki duruşlarıyla bir kuşağa örnek olduğunu söyledi. Hüseyin İnan’ın mahkemede söylediği “Biz bir kıvılcım olduk, bir ateşi tutuşturmak için bu yola baş koyduk” sözlerini hatırlatan Yıldırımtürk, bu mirasın işçi ve emekçi halkların ortak mücadelesiyle yaşatılabileceğini belirtti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, günün anısına panelistlere hediye takdim etti. Anma etkinliği, Bandista grubunun sahne aldığı konser ile devam etti. ÜÇ FİDAN İÇİN ŞAFAK NÖBETİ Anma etkinlikleri 6 Mayıs sabahı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildiği saat olan 5.30’da “Üç Fidan Anıtı” önünde tutulan şafak nöbetiyle sürdü. Şafak nöbetine, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Üç Fidan Anıtı önündeki saygı duruşunun ardından anıta karanfiller bırakıldı.

Bursa Nilüfer, 23 Nisan’ı Cumhuriyet Meydanı’nda kutladı Haber

Bursa Nilüfer, 23 Nisan’ı Cumhuriyet Meydanı’nda kutladı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü vesilesiyle, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Atatürk Anıtı’na sunulan çelenk ile başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa Başkan Vekili İlhan Çetin, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, CHP Bursa eski Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri, çok sayıda STK temsilcisi ve vatandaşlar katıldı. BU BİR MİLLETİN KENDİ KADERİNE SAHİP ÇIKMA KARARIDIR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 106 yıl önce Ankara’da temelleri atılan milli egemenliğin önemine vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Savaşın ortasında, yokluğun içinde elde bir tek söz vardı: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu bir cümleden fazlasıydı, bir karardı; bir milletin kendi kaderine sahip çıkma kararıydı” dedi. Atatürk’ün bu günü çocuklara armağan etmesinin tesadüf olmadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, çocuğun özgürlük, eşitlik ve umudun adı olduğunu ifade etti. Konuşmasında, seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine de dikkati çeken Başkan Şadi Özdemir, bayramı bu yıl daha hüzünlü kutladıklarını belirterek, “Mustafa Bozbey başkanımızın nezdinde tüm haksız yere içeride tutulan başkanlarımızı saygıyla selamlıyorum” diye konuştu. NİLÜFER’DE ÇOCUKLARIN ARKASINDAYIZ Nilüfer’de 23 Nisan ruhunu Çocuk Meclisi, atölyeler ve parklarda yaşattıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “23 Nisan’ı sahiplenmek, onun ruhunu yaşatmakla olur. Biz Nilüfer’de bu ruhu çocuklarımızın yüzünde görüyoruz. Çocuklar söz söylediğinde duyuyoruz, karar verdiklerinde arkalarında duruyoruz. Çünkü egemenlik çocuktan başlar” ifadelerini kullandı. Konuşmasını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanları anarak bitiren Başkan Şadi Özdemir, tüm çocukların bayramını kutladı.

Sokak Röportajlarında Kimlik Tartışması: Denetim Ne Zaman Artacak? Haber

Sokak Röportajlarında Kimlik Tartışması: Denetim Ne Zaman Artacak?

Son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle sokak röportajları hızla yaygınlaştı. Bir mikrofon ve kamera alan birçok kişi, kendisini “gazeteci” olarak tanıtarak vatandaşlara mikrofon uzatmaya başladı. Ancak bu durum, beraberinde önemli bir tartışmayı da gündeme getiriyor: Basın kimliği veya resmi bir medya kuruluşu bağlantısı olmayan kişilerin sokakta röportaj yapması ne kadar doğru? Türkiye’de gazetecilik mesleği, belirli etik kurallar ve sorumluluklar çerçevesinde yürütülmesi gereken bir meslek olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda gazetecilerin büyük bölümü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve benzeri meslek kuruluşlarının belirlediği ilkeler doğrultusunda hareket ediyor. Ayrıca resmi basın kartı uygulaması da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Ancak son dönemde sosyal medya platformlarında yayın yapmak amacıyla sokak röportajı gerçekleştiren bazı kişilerin herhangi bir basın kartına veya kurumsal kimliğe sahip olmadığı görülüyor. Bu durum hem meslek etiği hem de kamu güvenliği açısından tartışma konusu haline gelmiş durumda. Uzmanlara göre sokak röportajı gazeteciliğin önemli bir parçası olsa da, bu faaliyetin belirli kurallar çerçevesinde yapılması gerekiyor. Vatandaşın sözlerinin bağlamından koparılması, manipülasyon iddiaları veya kişisel hakların ihlal edilmesi gibi sorunlar zaman zaman gündeme geliyor. Öte yandan bazı medya uzmanları ise sosyal medyanın ifade özgürlüğünü genişlettiğini ve vatandaş gazeteciliğinin tamamen engellenmemesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle tartışma, “özgürlük mü denetim mi?” sorusu etrafında şekilleniyor. Birçok gazeteciye göre çözüm, tamamen yasaklamak değil; ancak belirli standartlar getirmekten geçiyor. Röportaj yapan kişilerin kimliklerini açıkça belirtmesi, kayıt alınan kişilerin rızasının alınması ve içeriklerin manipülasyondan uzak yayınlanması bu standartların başında geliyor. Sonuç olarak sokak röportajları modern medya çağının bir gerçeği haline geldi. Ancak gazetecilik mesleğinin itibarı ve vatandaşların haklarının korunması için daha net kurallar ve denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiği görüşü giderek daha fazla dile getiriliyor.

Bursa'da gençler “ifade özgürlüğünü” konuştu Haber

Bursa'da gençler “ifade özgürlüğünü” konuştu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine Rena Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

'Adiller' seyircisiyle buluştu Haber

'Adiller' seyircisiyle buluştu

Bursa’da çok sayıda yerli ve yabancı eseri tiyatro sahnesine taşıyan Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 2025–2026 sanat sezonunda önemli bir yapımı daha izleyicisinin karşısına çıkardı. Fransız yazar Albert Camus'nün kaleme aldığı, Ayberk Erkay’ın Türkçe’ye çevirdiği, yönetmenliğini ise Emre Feza Soysal’ın üstlendiği ‘Adiller’ isimli oyun, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen prömiyerle sahneye çıktı. Özgürlük, fedakârlık ve şiddet kavramlarını güçlü bir şekilde tartışmaya açan tiyatro eseri, felsefi derinliği ve dramatik yapısıyla Bursalı seyircilerden tam not aldı. Sahne performansları ile büyük etki bırakan Şehir Tiyatrosu Oyuncuları, oyunun sonunda ayakta alkışlandı. Prömiyere katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Altunsoy oyuncular ve oyunun yönetmeni adına dikilen fidanların sertifikalarını takdim etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 20. Kuruluş yılı olduğunu hatırlatan Altunsoy, oyunun sahneye taşınmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar da Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun birçok oyun ile Bursalı seyircinin karşısına çıktığını, sadece merkezde değil ilçelerde oynanacak oyunlarla da tiyatronun büyüsünü o bölgelere ulaştıracaklarını dile getirdi. Yaşanan seyirci etkileşimi sebebiyle büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Düşenkalkar, “Sezon sonuna kadar yeni oyunlarımız da sahnelenecek. Yaklaşık 1 buçuk yılda 10 oyun sahneye koyduk. Tiyatromuza tüm Bursalıları bekliyoruz. Çünkü tiyatro koltuklarının sahipleri onlar. Hoş gelişleri olsun” diye konuştu. Oyunu, sinemanın gücünü kullanarak parçalanmış bir yapıyla sahneye koyduklarını ve disiplinler arası bir işin ortaya çıktığını belirten yönetmen Emre Feza Soysal ise izleyicinin farklı duygulara yelken açarak zengin bir deneyim yaşayacağını dile getirdi. Soysal, tüm Bursalı sanatseverleri bu çok katmanlı oyuna tanıklık etmeye davet etti.

Bursa’da adımlar şiddetsiz dünya için atıldı Haber

Bursa’da adımlar şiddetsiz dünya için atıldı

Kentte herkes için eşit ve güvenli bir yaşamı oluşturma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren ve şiddet ile mücadele çalışmalarını merkeze alan Bursa Büyükşehir Belediyesi, yaşamın her alanında kadınların yanında olmaya devam ediyor. Bu kapsamda 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi, Osmangazi ile Nilüfer Kent Konseyleri Kadın Meclisleri tarafından farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşe, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in yanı sıra Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, ilçe belediyelerinin kent konseyleri temsilcileri, kadın dernekleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cumhuriyet Caddesi’nden Ulu Çarşı girişine uzanan yürüyüşte, kadınlar şiddet karşıtı sloganları ile farkındalık çağrısı yaptı. Omuz omuza yürüyen kadınlar eşitlik taleplerini bir kez daha güçlü şekilde vurguladı. “ŞİDDETSİZ BİR YAŞAM İÇİN SOKAKTAYIZ” “Kadına yönelik şiddetle mücadele demek; kadınların eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşama hakkını savunmak demektir” şeklinde duygularını dile getiren Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, ”Biz kadınlar, hayatlarımızı savunmak için yürüyoruz. Şiddetsiz bir yaşam için, adalet için, eşitlik için sokaktayız. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Erkek şiddetine boyun eğmeyeceğiz. Hayatlarımızdan, haklarımızdan, özgürlüğümüzden vazgeçmeyeceğiz” dedi. Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de günün anlam ve önemi içeren konuşmaları ile kadınların maruz kaldığı şiddet ve eşitsizliğe vurgu yaptı. Kadın dayanışmasının öneminin altını çizen konuşmaların ardından program, şiddetsiz ve eşit bir geleceğe dair ortak kararlılığın güçlü ifadesiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.