#Sanat

- Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Bıçakçı, TikTok çağında edebiyatı sürdürmeyi Bursa Nilüfer’de anlattı Haber

Hakan Bıçakçı, TikTok çağında edebiyatı sürdürmeyi Bursa Nilüfer’de anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. “EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR” Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.” Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. AFORİZMA ÇAĞINDA SADELİĞİ KORUMAK Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.

Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu Haber

Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Haber

Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu

Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Nilüfer Resim Yarışması”nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “Nilüfer’in Çocuklarıyız” temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. BİR ŞEHİR, KENDİNİ ANLATAN ÇOCUKLARIYLA BÜYÜR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür” dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, “Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor” diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Bursa'da ‘Tarihi’ yarışmanın kazananları belli oldu Haber

Bursa'da ‘Tarihi’ yarışmanın kazananları belli oldu

Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Hikaye Yarışması’nda sonuçlar belli oldu. Prof. Dr. Nesrin Karaca, Kudret Ayşe Yılmaz, Hasan Erdem ve Metin Önal Mengüşoğlu’ndan oluşan seçici kurul; yarışmaya gönderilen birbirinden değerli eserleri detaylıca inceledi. Uzun değerlendirmelerin sonunda; Yaşar Bayar birincilik ödülüne, A. Kadir Bozkurt ikincilik ödülüne, Batın Türk ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. Kürşat Kağan Arslan ve Mehmet Aklan’ın eserleri ise teşvik ödülü kazandı. Yarışmanın ödül töreni Erguvan Bayramı kutlamaları kapsamında 8 Mayıs Cuma günü Emir Sultan Meydanı’nda yapılacaktır. ‘TARİHİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ’ ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Hikaye Yarışması’nın sonuçlarının hayırlı olmasını dileyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bursa’nın fethi, yalnızca bir şehrin değil, bir medeniyetin kapılarının açılması anlamına gelir. Bu büyük zaferin 700. yıl dönümünü, sanat ve edebiyatla yaşatmak istiyoruz. Yarışmalarımız aracılığıyla hem tarihimize sahip çıkıyor hem de gelecek nesillere ilham kaynağı olacak eserlerin ortaya çıkmasını hedefliyoruz. Yarışmamıza katılan tüm sanatçılarımızı yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa Yıldırım'ın 'Milli' Gururları Haber

Bursa Yıldırım'ın 'Milli' Gururları

Yıldırım Belediyesi’nin ‘Spor Şehri Yıldırım’ hedefi doğrultusunda önemli çalışmalara imza atmaya devam ediyor. 23 spor tesisini ilçeye kazandıran Yıldırım Belediyesi, 4 bin 400 lisanslı sporcusuyla katıldığı 127 ulusal ve uluslararası organizasyonda 225 kupa ve 4 bin 548 madalya kazandı. Gösterdikleri bu başarılar, Yıldırım Belediyesporlu sporculara milli takımların kapıları da açtı. Aralarında Bursa'nın ilk ve tek olimpiyat madalyalı sporcusu olan Hatice Kübra İlgün ve Dartta dünya ikincisi olan Toprak Aras’ın da bulunduğu 28 sporcu, karate, taekwondo, kicks boks, yüzme, güreş ve dart branşlarında Türkiye’yi temsil ediyorlar. BİNLERCE GENCE SPOR İMKANI Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde Yıldırım’ın milli sporcularıyla bir araya gelen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, sporcularla tek tek sohbet etti. Yıldırım’da gençlerin ve çocukların öncelikli hizmet grupları içerisinde yer aldığını hatırlatan Başkan Yılmaz, “Spor etkinlikleri ve sanatsal faaliyetler gençlerimizin ve çocuklarımızın gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Biz de bu düşünce ile onlara en az bir spor branşında aktif spor yapabilecekleri ve bir sanat dalında kendilerini geliştirebilecekleri ortamlar hazırlıyoruz. Bu vizyonumuz çerçevesinde binlerce genci spor ve sanatla buluşturduk” dedi. HEDEF OLİMPİYAT ŞAMPİYONLUĞU Yıldırım’ın milli takımlarda 28 sporcu ile temsil edilmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yılmaz, “Hatice Kübra, Bursa’da olimpiyat madalyasına sahip ilk ve tek sporcu. Yine Toprak Aras’ın dartta dünya ikinciliği, Selim Sizüçen’in Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra balkan şampiyonlukları ve uluslararası başarıları bizi hem gururlandırıyor hem de motivasyonumuzu arttırıyor. Ülkemizin bayrağını dalgalandıran gençlerimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki bu kardeşlerimizin içerisinden olimpiyat şampiyonları, dünya şampiyonları çıkacak. Bursa’nın ilk olimpiyat şampiyonluğunu şehre getirerek tarih yazacağız” diye konuştu. Başkan Yılmaz ve Yıldırım’ın ay yıldızlı gururları, Dünya Kupası elemelerinde Kosova ile karşılaşacak A Milli Futbol takımına da başarı dilediler.

“Yerle Gök Arasında” sergisi Bursa Fotoğraf Müzesi’nde kapılarını açtı Haber

“Yerle Gök Arasında” sergisi Bursa Fotoğraf Müzesi’nde kapılarını açtı

Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, küratörlüğünü Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden Engin Özendes’in üstlendiği ve fotoğraf sanatçısı Aydın Berk Bilgin’in “Yer Gök Arasında” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Misi köyündeki müzede gerçekleşen açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy, sanatçı Aydın Berk Bilgin, küratör Engin Özendes, Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) Başkanı Tarık Akkurt ve çok sayıda sanatsever katıldı. PANDEMİNİN ARDINDAN ANADOLU’NUN ZİRVELERİNE Sergi, 2021-2023 yılları arasında Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun izole coğrafyalarında çekilmiş 28 siyah-beyaz eserden oluşuyor. Piktoryal bir dille üretilen fotoğraflar, klasik bir doğa manzarasından ziyade sanatçının iç dünyasını yansıtmayı hedefliyor. Serginin açılışında konuşan sanatçı Aydın Berk Bilgin, serginin ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı: “Bu fotoğraflar, pandeminin o sıkıcı günlerinde, betonlaşmış kentlerin içine hapsolduğumuz dönemin peşi sıra ortaya çıktı. Kendimle yalnız kalmak ve huzur bulmak için doğaya yöneldim. Kars ve Karadeniz’in çoğunlukla kış, zaman zaman da bahar ve yaz aylarına ait olan bu fotoğraflar; doğayla bütünleşme, yalnız kalırken arınma duygusuna odaklanıyor. Analog ve dijital teknikleri bir arada kullanarak resimsel bir tat oluşturmaya çalıştım.” “YARATILIŞ, YERLE GÖK ARASINDA BAŞLAR” Serginin küratörü Engin Özendes ise eski Türk inanışlarındaki doğa algısına dikkat çekerek, eserlerin barındırdığı derinliğe vurgu yaptı. Özendes, “Eski Türklerin inanışında gök en yüce varlık, dağlar ise dünyanın merkezidir. Yine aynı inanışa göre yaratılış da işte burada, yerle gök arasında başlar. Aydın Berk Bilgin, bu fotoğraflarda içtenlik ve doğallıktan uzaklaşmadan ruhunu yansıtıyor. Bu eserler sadece gerçeklik bilgisini değil, hayal gücünü de tetikleyerek içsel bir manzarayı resmetmenin yollarını açıyor” ifadelerini kullandı. “SANAT TOPLUMUN NEFES ALDIĞI YERDİR” Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy da, Misi’nin kültür köyü olma yolculuğundaki kararlılıklarının altını çizerek, “Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, 2017’den bu yana sanatı ve üretimi toplumla buluşturuyor. Bu çabalarımız Tarihi Kentler Birliği Arşiv ve Koleksiyon Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Müze Statüsü ve fotoğraf sanatına katkı ödülleriyle taçlandı. Aydın Berk Bilgin gibi eski baskı tekniklerinde uzman, özgün ve ödüllü bir sanatçıyı müzemizde ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Sanat bir toplumun nefes aldığı yerdir ve biz sanata yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından sanatçı Aydın Berk Bilgin ve küratör Engin Özendes’e günün anısına hediye verildi. “Yerle Gök Arasında” fotoğraf sergisi 21 Haziran tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Rutkay Aziz Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüferlilerle buluştu Haber

Rutkay Aziz Dünya Tiyatro Günü’nde Nilüferlilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği “Tanıklıklar: Tiyatromuzun Dünü ve Bugünü” söyleşisi, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Tiyatrosu yöneticisi Kazım Güçlü’nün moderatörlüğünü yaptığı söyleşide usta tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rutkay Aziz ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yer aldı. Söyleşinin başında Kazım Güçlü, Süreyya Karacabey’in alternatif Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni okudu. Rutkay Aziz, tiyatronun ışığıyla, perdesiyle karanlığa rağmen umudu çağrıştıran bir sahne yarattığını ifade etti. “En yüce değer ‘emek’ diye büyüdük” diyen Rutkay Aziz, günümüzde emeğin yerini paranın aldığını söyledi. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun dünya görüşünü önemli ölçüde etkilediğini anlatan Aziz, “Toplumcu gerçekçi bir tiyatroya inandım. O inançla oyunları seçtim. Bu toplumcu gerçekçi bakış açısıyla tiyatro yapmaya devam ediyoruz. Kimse bizden ilerici devrimci tiyatro yapmamızı istemiyor. Kimsenin böyle meselesi yok ama biz inatla yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Tiyatronun bir hesaplaşma sanatı olduğunu dile getiren Aziz, “Tiyatro; hem ülke hem de dünya gerçekleriyle hesaplaşma ve yarınlara umut dağıtan bir sanattır. Tiyatro; insandan insana, insanı anlatan bir araçtır” dedi. “İNSAN YAŞADIKÇA TİYATRO DA YAŞAR” Aziz, insanoğlu yaşadıkça tiyatronun da yaşayacağını vurguladı. Tiyatronun duygu ve akıl birlikteliğinde olan bir sanat olduğunu kaydeden Aziz, “Bizim işimiz, insanı insana anlatmak ve onun değişimini gündeme getirmek. Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Tam değiştirdik diyemem ama o da bizi değiştiremedi” diyerek sözlerini noktaladı. “TİYATROMUZ BİR MARKA OLDU” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nu artık bir marka olduğunu söyledi. Geçmişten bugüne Nilüfer Kent Tiyatrosu’na emek verenlere teşekkür eden Şadi Özdemir, “Çok da güzel oyunlar çıkarıyorlar. Nilüfer, sosyoekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’nin 5. ilçesi. Burada kültür, sanat, spor, bu tür şeyler çok karşılık buluyor. Oyunlarımız her zaman seyirci açısından dolu oluyor” dedi. Görükle’de yeni bir tiyatro inşa etmeyi hedeflediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Aynı zamanda Müjdat Gezen Kültür Merkezi’miz var. Güçlendirme maliyeti, yeniden yapım maliyeti ile hemen hemen aynı oluyor. O nedenle Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki müzik parkı ile yerini değiştirerek, yeniden yapmak istiyoruz” dedi. Etkinlikte, Oyun Yazma Programı 2025 kapsamında ana seçkiye girerek oyunları yayınlanmaya değer bulunan yazarlara kitapları, Başkan Şadi Özdemir, Rutkay Aziz ve öykücü ve romancı Faruk Duman tarafından takdim edildi. Söyleşi sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Rutkay Aziz’e teşekkür ederek, çiçek verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.