#Sanayi

- Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'in çağrısı Türkiye'ye yayılıyor Haber

Bursa Büyükşehir'in çağrısı Türkiye'ye yayılıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, Kadın Emeği, Eşitlik ve Adil Çalışma Yaşamı Kurumsal ve Bireysel Duruş Belgesi hazırlandı. Belge, kadın-erkek eşitliğini esas alan, cam tavanların olmadığı bir çalışma yaşamını savunan, kadınların istihdama katılımını destekleyen ve şiddetsiz, adil, kapsayıcı bir çalışma ortamına dair ortak bir iradeyi beyan ediyor. Kurumsal duruş belgesi, kurumların eşitlik ve adil çalışma yaşamına ilişkin sorumluluklarını sahiplenmesini ve bu yönde irade beyan etmesini mümkün kılıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında ‘Eşitlik Birlikte Mümkün’ mottosuyla dijital bağlantı üzerinden erişime açılan belgeye, kurumlar kurumsal, bireyler ise bireysel onay vererek katılabiliyor. Katılım gösteren kişi ya da kurumlara, ortak iradeyi görünür kılan bir katılım sertifikası da verilecek. Çalışma kapsamında ilk çağrıyı Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey yaptı. Bireysel Duruş Belgesi’nin imzaya açıldığını açıklayan Seden Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e de seslenerek belgeye imza atmaya davet etti. “BELGE, EŞİTLİĞİ HAYATIN HER ALANINDA BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de eşi Seden Bozbey’in çağrısının ardından Kurumsal Duruş Belgesi çağrısında bulundu. Kadınların, emekleriyle hayatı taşıdığını, aklıllarıyla üretimi büyüttüğünü, kararlılıklarıyla yarınları kurduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırladığımız Kurumsal Duruş Belgesi ve Bireysel Duruş Belgesi, şiddetsiz bir çalışma yaşamını savunan, kadın emeğinin eşitliğini temel alan, cam tavanları birlikte aşmaya söz veren, eşitliği hayatın her alanında büyütmeyi hedefleyen ortak bir iradedir. Bu eşitsizliğe karşı tarafını seçmektir. Bu çağrı, Türkiye’nin dört bir yanındaki kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, sanayi ve iş dünyasına, emekçilere, gençlere ve eşit bir gelecek isteyen herkese yöneliktir. Bu duruşun kentten kente tüm ülkemize yayılması için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı ve BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’ı ortak iradeye katılmaya davet ediyorum. Eşitlik birlikte mümkün” dedi. Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in çağrılarının ardından birçok belediye başkanı, sivil toplum kuruluşu, sanayi ve iş dünyasının temsilcileri, dernekler, belediye yöneticileri ‘Bireysel ve Kurumsal Duruş Belgesi’ne imza atarak kadın emeğinin yanında olduklarını bir kez daha gösterdi. Belgeye imza atmak için https://www.bursa.bel.tr/esitlikbirliktemumkun adresi ziyaret edilebilir.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir gençlerle buluştu Haber

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir gençlerle buluştu

Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte soruları cevaplayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 1961 yılında Artvin'in Ardanuç ilçesinde dünyaya geldiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, eğitim ve meslek hayatına ilişkin süreci paylaştı. İlkokulun ilk yıllarını köyünde tamamladıktan sonra Bursa'ya geldiğini, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu ve çalışma hayatına yazılım sektöründe devam ettiğini ifade etti. Toplumsal meselelerde her zaman sorumluluk almaya gayret ettiğini vurgulayan Özdemir, Artvin'in bir köyünden Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden birine belediye başkanı olmasının Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve rahmetle andı. ANADOLU'NUN BOŞALMASI GERÇEK BEKA SORUNUDUR Bursa’nın son yıllarda çok hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent nüfusunun Bursa’ya geldiğinde 300 bin seviyesindeyken bugün 3,5 milyona ulaştığını belirtti. Nilüfer'in nüfus artış hızının diğer ilçelerin çok üzerinde olduğunu da açıklayan Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: “Son bir yıldaki nüfus artış hızımız yüzde 2,9 ve Nilüfer 16 binin üzerinde göç aldı. Diğer 16 ilçeden daha fazla artışa sahibiz. Bursa için en önemli konulardan biri de elbette sanayi. Fakat Bursa’nın artık yüksek teknolojiye geçmesi ve bunu yaparken de buradaki orta teknolojinin başka illere kaydırılması gerekiyor. Bunun için insan kaynağı da sermaye kaynağı da burada var. Bir önemli konu da ülkemizle birlikte şehirleri de doğru ve dengeli yönetmek lazım. Yaşamı, istihdamı ve eğitimi belirli bölgelere yığarsanız herkes oraya yönelir. Anadolu’daki insan kaynağı batıya geldikçe Anadolu boşalır. Kimse aslında toprağını terk etmek istemez ama gelecek görmediği için, kendisini kurtaramadı ise bile ailesi ve çocukları için batıya gelir. Hepimizin aileleri de böyle gelmiştir. Oysa Anadolu’yu boşaltmak esas beka sorunudur.” ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR Söyleşinin en dikkat çekici kısımlarından biri de Başkan’ın pankreas kanseriyle olan mücadelesi oldu. Yoğun çalışma temposu içinde yapılan kontroller sonucu hastalığını öğrendiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, erken teşhisin hayatını kurtardığını vurgulayarak gençlere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. GENÇLER, KADINLAR, DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE TARIM ÖNCELİKLİ Konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nin temel hassasiyet alanlarını da paylaşan Başkan Şadi Özdemir, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanlarının öncelikli çalışma başlıkları olduğunu söyledi. “Bu dört konuda hassasız. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Sizler için çalışmaya, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz” diyen Başkan Şadi Özdemir, gençlere yönelik projelerin artarak süreceğini ifade etti. Gençleri yerel yönetime aktif katılmaya da davet ederek “Nilüfer Her Yerde” uygulaması üzerinden sorun ve taleplerin iletilebileceğini, mahalle komitesi seçimleri ve anketlere katılım sağlanabildiğini belirtti. Soru-cevap kısmında öğrenciler başkana çeşitli taleplerini de iletirken, Başkan Şadi Özdemir kurallar ve mevzuat çerçevesinde tüm talepleri dikkate alarak inceleyeceklerini anlattı. Programın sonunda Nilüfer Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi arasında öğrencilerin staj yapabilmesine imkan sağlayan iş birliği protokolü imzalandı.

Bursa Nilüfer’de çevresel veriler önleyici politikalara rehber Haber

Bursa Nilüfer’de çevresel veriler önleyici politikalara rehber

Nilüfer Belediyesi, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan hava kirliliği ile 2025 yılına ait su kirliliği izleme çalışmalarının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Sabit ve mobil ölçüm istasyonlarından elde edilen bilimsel veriler, Nilüfer’de çevresel risklerin yerinde, sürekli ve karşılaştırmalı biçimde izlendiğini ortaya koyarken; bu verilerin halk sağlığını önceleyen önleyici politikalara rehberlik ettiği vurgulandı. HAVA KİRLİLİĞİNDE SANAYİ VE TRAFİK KAYNAKLI ETKİ BELİRGİNLEŞİYOR Nilüfer ilçesinde hava kalitesini yakından izlemek amacıyla Ata Bulvarı’nda bulunan sabit Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu’nun yanı sıra; Çalı Sanayi Bölgesi, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ve Lefkoşe Caddesi’nde konumlandırılan mobil hava kalitesi izleme istasyonlarıyla çok noktalı ölçüm yapılıyor. Bu sayede sanayi ve trafik yoğunluğunun etkisi, zamana ve mekâna bağlı olarak somut verilerle takip edilebiliyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait ölçümlerde; Zararlı Partikül Madde (PM10) ve Solunabilir Partikül Madde (PM2,5) değerlerinin ölçüm yapılan birçok ayda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlerinin üzerinde seyrettiği, NO₂ (Azot Dioksit) değerlerinin özellikle sanayi ve trafik yoğun bölgelerde hem DSÖ hem de bazı aylarda ulusal sınır değerleri aştığı, SO₂, CO ve O₃ değerlerinin ise genel olarak sınır değerlerin altında kaldığı tespit edildi. Nilüfer’in Bursa genelinde yüksek kirlilik potansiyeline sahip bölgeler arasında yer aldığını belirten yetkililer, bu nedenle hava kalitesinin sürekli ve yerinde ölçülmesinin yalnızca durum tespiti değil, önleyici yönetim açısından da kritik bir araç olduğunu ifade ettiler. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “ÖLÇTÜĞÜMÜZ HER VERİ, ÖNLEYİCİ BİR ADIMIN BAŞLANGICIDIR” Çevresel izleme çalışmalarının yalnızca veri üretmekle sınırlı olmadığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, elde edilen bilgilerin doğrudan karar süreçlerine yön verdiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Çevreyle ilgili riskleri yönetmenin ilk koşulu, onları doğru ve sürekli biçimde ölçmektir. Nilüfer’de elde ettiğimiz her veri, yalnızca bir tespit değil; halk sağlığını korumaya yönelik önleyici adımların temelidir” dedi. Ölçüm sonuçlarının vatandaşlarla paylaşılmasını bir şeffaflık gereği olarak gördüklerine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Hava ve su kalitesine ilişkin verileri kamuoyuna açık biçimde sunuyoruz. Aynı zamanda bu verileri, denetimden kent planlamasına kadar birçok alanda yol gösterici bir yönetim aracı olarak kullanıyoruz. Çevresel izleme çalışmalarının temel amacı sorun oluştuktan sonra müdahale etmek değil; bilimsel veriler ışığında riskleri önceden görerek sağlıklı bir kent yaşamını güçlendirmektir” diye konuştu. VERİLER VATANDAŞIN BİLGİSİNE SUNULUYOR, KARARLARA REHBERLİK EDİYOR Öte yandan hava kalitesi ölçüm sonuçlarına Nilüfer Belediyesi’nin resmi internet sitesi ile Nilüfer Her Yerde mobil uygulaması üzerinden anlık olarak erişilebildiği hatırlatıldı. Bu uygulamanın, vatandaşların günlük yaşamlarına ilişkin bilinçli tercihler yapabilmesine katkı sunduğu belirtildi. Paylaşılan verilerin aynı zamanda belediyenin denetim, planlama ve önceliklendirme süreçlerinde aktif biçimde kullanıldığını kaydeden yetkililer, riskli bölgeler ve zaman dilimlerine yönelik hedefli çalışmaların bu sayede geliştirildiğini vurguladı. SU KALİTESİ İZLEME ÇALIŞMALARINDA GÜVEN VEREN SONUÇLAR Nilüfer Belediyesi’nin 2005 yılından bu yana sürdürdüğü Su Kirliliği İzleme Çalışmaları kapsamında da, 2025 yılı boyunca kent ve kırsal mahallelerde düzenli analizler gerçekleştirildi. 2025 yılı verilerine göre; Kent merkezindeki 42 mahallede, 73 noktadan alınan örneklerde yapılan 873 ölçümün tamamında serbest klor seviyelerinin yönetmeliklere uygun olduğu, 22 kırsal mahallede yapılan ölçümlerde örneklerin yaklaşık yüzde 85’inin uygun, yaklaşık yüzde 15’inde ise düşük klor seviyesi tespit edildiği, kent ve kırsal mahallelerin hiçbirinde mikrobiyolojik kirliliğe rastlanmadığı açıklandı. Ölçüm sonuçlarının her ay BUSKİ Genel Müdürlüğü ve Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü ile paylaşıldığı, ayrıca belediyenin https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/hava-ve-su-kalitesi-izleme/su-kalitesi-izleme web adresinden düzenli olarak kamuoyunun bilgisine sunulduğu belirtildi.

Arkeopark turizmi sanayi işbirliğiyle güçleniyor Haber

Arkeopark turizmi sanayi işbirliğiyle güçleniyor

Bursa'nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişiyle önemli bir tarihi birikime sahip olan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin geleceğine yönelik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantıda, Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Açık Hava Müzesi’ne katkı sunan kamu, akademi ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’da özel sektörün kültürel mirasa sahip çıkmasının önemli olduğunu söyledi. Bir kentin dünyayla sadece ekonomiyle rekabet edemeyeceğini, bilim, kültür ve sanatın da değerli olduğunu belirten Mehmet Yıldız, “Prof. Dr. Necmi Karul’un liderliğinde Aktopraklık’ta 2000’li yılların başında başlayan kazıda büyük mesafe alındı. Ardından çalışmalara ara verilmiş ve bekletilmiş. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de alana büyük önem veriyor. Başkanımızın talimatıyla tekrar çalışmalar başlatıldı. Misafirhane, kafeterya ve kadın dernekleri yerleşkesi belli bir noktaya geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Arkeofest’in, Green Destinations dünya ağına girdiğini de hatırlatan Mehmet Yıldız, müzeyi tekrar aktif hale getirmek için çaba harcandığını dile getirdi. Müzede birçok etkinliğe ev sahipliği yapıldığını anlatan Yıldız, “8500 yıllık geçmişi olan Aktopraklık’ı yaşatmak için sanayi kuruluşlarıyla yapılan işbirliğini kıymetli buluyorum. Kente değer katmak hepimizin görevidir. Bunu yaparken insan hayatına dokunmak ve kültürel mirasa sahip çıkmak önemli” diye konuştu. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, yürütülen güncel çalışmalar ve Aktopraklık’ın uluslararası sürdürülebilir turizm kriterleri doğrultusunda gerçekleştirdiği Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) başvuru süreci hakkında bilgi verdi. Toplantıda söz alan özel sektör temsilcileri ise kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir bir modelle gelecek kuşaklara aktarılması noktasında iş birliği ve desteklerini ifade etti. Aktopraklık kazılarına uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul ise, açık hava müzesinin bilimsel geçmişini, arkeolojik önemini ve geleceğe yönelik potansiyelini aktardı. Toplantının sonunda desteklerinden dolayı Hasanağa OSB Başkanı Ömer Faruk Korun, Çevre İnşaat Ticaret ve Sanayi adına Cevdet Yüce, Karsan Otomotiv Sanayi Ve Ticaret adına Ahmet Tuna Şakacı ve Mete Renklidağ, Şahterm Elektrikli Isıtıcılar Sanayi Ve Ticaret adına İlknur Zafer, Cdmmobil Elektrikli Araç Ve Akıllı Ulaşım Teknolojileri adına Ömer Emre Bayer’e plaket verildi.

Başkan Şadi Özdemir yüksek teknolojiyi işaret etti Haber

Başkan Şadi Özdemir yüksek teknolojiyi işaret etti

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. YÜKSEK TEKNOLOJİ ODAKLI DÖNÜŞÜM Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız.” KAÇAK YAPIYLA MÜCADELEDE DAYANIŞMA ÇAĞRISI Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum” diye konuştu. TIR PARKI VE SOKAK HAYVANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. AMATÖR SPORA DESTEK Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, açıkladıkları “Spor Manifestosu” kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. YAĞMUR SUYU HASADI PROJESİ Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ve TÜBİTAK destekli bir start-up projesi olan ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. YÜKSEK TEKNOLOJİ ODAKLI DÖNÜŞÜM Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız.” KAÇAK YAPIYLA MÜCADELEDE DAYANIŞMA ÇAĞRISI Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum” diye konuştu. TIR PARKI VE SOKAK HAYVANLARI SORUNUNA ÇÖZÜM Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. AMATÖR SPORA DESTEK Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, açıkladıkları “Spor Manifestosu” kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. YAĞMUR SUYU HASADI PROJESİ Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ve TÜBİTAK destekli bir start-up projesi olan ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar.

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” SANAYİ HAMLESİ Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.

Başkan Mustafa Bozbey: Suyu siyaset malzemesi yapmamalıyız Haber

Başkan Mustafa Bozbey: Suyu siyaset malzemesi yapmamalıyız

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. “SUYU NASIL KORUYACAĞIMIZI KONUŞMALIYIZ” Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “SU SEVİYESİ 250 METRENİN ALTINA İNDİ” Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. “ÜRETİM İLE SU ARASINDA YENİ BİR DENGE KURMALIYIZ” Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı'nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.

Bursa’da temiz hava seferberliği Haber

Bursa’da temiz hava seferberliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “HEPİMİZ AYNI HAVAYI SOLUYORUZ” Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız” diye konuştu. “AMACIMIZ, TEMİZ, SAĞLIKLI VE YAŞANABİLİR BURSA” Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır” dedi. “GELECEK KUŞAKLARA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR” Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak” diye konuştu. “KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ” Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum” dedi. “BURSA’NIN TEMİZ HAVA EYLEM PLANINA İHTİYACI VAR” CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, “Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız” diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ temalı ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.

Chp Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: Bursa’nın Kaybettiği Yılların Hesabını Soruyoruz Haber

Chp Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: Bursa’nın Kaybettiği Yılların Hesabını Soruyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yaptığı yazılı açıklamada AKP iktidarının yıllardır Bursa’yı kaderine terk ettiğini, yereldeki temsilcilerinin ise algı oyunlarıyla halkı kandırmaktan başka bir şey yapmadıklarını söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yazılı bir açıklama yaparak kentte gerçekleşmeyen kamu yatırımlarının yarattığı krizin, yarım kalan projelerin iktidarın Bursa’da içinde bulunduğu durumun bir yansıması olduğuna dikkat çekti. Yeşiltaş, Türkiye’nin güçlü sanayi ve ihracat merkezlerinden olan Bursa’nın, ulaşım altyapısındaki gecikmeler, deprem riskli yapı stoğu, çevre ve su yönetimi ile yerel hizmetlerin merkezi bütçe kısıtları yüzünden sınırlı yatırımla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek merkezi iktidarın geciken ve ertelenen üst ölçek altyapı projelerinin Bursa’nın potansiyelini sınırlandırdığını belirtti. “BURSA’NIN KAYBETTİĞİ YILLARIN HESABINI SORUYORUZ” Bursa’da algı oyunlarıyla, sloganlarla sahneye çıkıp “başarı destanı” yazmaya çalışanların sadece gerçeğin üzerini örtme çabası içinde olduklarını belirten Yeşiltaş, “Biz gerçekleri söylemekten kaçmayacağız. Bursa’nın kaybettiği yılların hesabını soruyoruz. Salon toplantılarında konuşanlara şu soruları soruyoruz: Bu şehir büyürken kaynaklar kamu yararına kullanıldı mı? Kalkınma Bursa’nın her mahallesine eşit ulaşabildi mi? 20 yıllık iktidarlarında çözülememiş sorunlarla dolu bir şehir bırakanlar gerçeklikten uzak açıklamalarla halkımızı nereye kadar kandırmaya çalışacak?” diye sordu. Yeşiltaş, “Bir örnek vermek gerekirse YHT Garı–Şehir Hastanesi bağlantı yolu, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından bizzat bakanlığa devredildi ve Karayolları’nın uhdesine bırakıldı. Bütün süreç Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğuna geçmiş durumdayken yaptıkları bu açıklamalarla Bursalıları yanıltmaya çalışıyorlar.” diye konuştu. Yıllardır Bursa’ya söz verilen kamu yatırımlarının gerçekleşmediğini söyleyen Yeşiltaş, “Bu şehrin ulaşım yükünü hafifleyecek her adım ya rafa kaldırıldı ya da seçimden seçime hatırlandı. Halkımız sağlık hizmetine erişmekte güçlük çekmeye devam ediyor, sonra çıkıp diyorsunuz ki: ‘Biz hizmet üretiyoruz...’ Hangi hizmetten söz ediyorsunuz?” dedi. “ASIL YETERSİZLİK İKTİDARIN VİZYON EKSİKLİĞİ” Bursa’nın iktidarın umursamazlığına terk edildiğini, kent büyürken planlamanın yapılmadığını, sanayi alanları açılırken doğanın tahrip edildiğini, yeşil alanların ve su havzalarının özel sermayeye peşkeş çekildiğini ifade eden Yeşiltaş, “Ve hâlâ çıkıp CHP’ye ‘yetersizlik’ eleştirisi yöneltiyorlar. Asıl yetersizlik iktidarın vizyon eksikliğidir. Asıl gecikme şehrin geleceğinin geciktirilmesidir. Asıl mazeret yıllardır tekrar edilen aynı sözlerdir. Bizim üzerimize atmaya çalıştığınız gölgeler artık tutmuyor. Çünkü Bursa uyandı. Görüyor, sorguluyor ve hakkını istiyor. Bursa Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimiz merkezi yönetimden yeterli desteği alamasa da, tasarruf tedbirleri altında hizmet üretim kapasitesi sınırlandırılmaya çalışılsa da kentimizin geleceği, yurttaşlarımızın mutluluğu, refahı ve güvenliği için çalışmaya; sosyal ve halkçı belediyeciliğin en güzel örneklerini sergilemeye devam ediyor.” dedi. Ekonomik krizin derin etkilerinin Bursa’da da hissedildiğini belirten Yeşiltaş, “19 Mart süreci ve haksız, hukuksuz ve adaletsiz uygulamalar ekonomimizdeki kırılganlığı da artırdı. Bursa’da bir market torbasının maliyeti bir asgari ücretlinin cebini yakıyor. Emekli vatandaş ısınmak ile beslenmek arasında tercih yapmak zorunda. Esnaf sabah kepenk açmadan elektrik faturasını düşünüyor. Ve siz hâlâ diyorsunuz ki: ‘Milletin gönlüne giriyoruz.’ Milletin cebine giren, gönlüne girmekten önce davranmış durumda. Alım gücü erimiş, geleceğe güven sarsılmış. Bursa’nın hakkı olan refah iktidarın yönetim hatalarıyla buharlaşmıştır.” diye konuştu. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “CHP olarak biz; Bursa’yı betona değil, bilime ve akla yaslayacağız. Kentin rantını kamunun yararına kullanacağız, halkımızın refahını büyüteceğiz. Kayıp yılların hesabını sormaktan geri durmayacağız. Bu şehrin geleceğini masa başında değil, halkımızla omuz omuza kuracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.