#Söyleşi

- Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aslıhan Gürbüz Osmangazi’de Unutulmaz Bir Buluşmaya İmza Attı Haber

Aslıhan Gürbüz Osmangazi’de Unutulmaz Bir Buluşmaya İmza Attı

Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, bu yıl ikinci kez sinemaseverlerle buluşurken, etkinlikler Mudanya Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle devam etti. Festival kapsamında son olarak “Mukadderat” filmi izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ile yönetmen Nadim Güç, öğrencilerle bir araya gelerek samimi bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşiye Klinik Psikolog Deniz Ağar ve Alperen Ak da katılarak filmin verdiği mesajlara dair değerlendirmelerde bulundu. Festivalin ilk gününde “Ayşe”, ikinci gününde ise “Sisler Bulvarından Geçtim” filmleri gösterildi. Son gün gösterimi olan “Mukadderat”, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Yönetmen Nadim Güç, filmin senaryosunun gerçek bir yaşam hikayesinden esinlendiğini belirterek, toplumda tabu olarak görülen konulara dikkat çekmek istediklerini ifade etti. Güç, özellikle eşini kaybeden bir kadının yeniden evlenme isteğinin toplumda farklı algılandığını vurgulayarak, filmi bu bakış açısını sorgulayan bir anlatı üzerine kurduklarını söyledi. Başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ise canlandırdığı Reyhan karakterinin “güçlü kadın olma” yükü ve aile içi sorumluluklar üzerinden şekillendiğini dile getirdi. Gürbüz, karakterin içsel çatışmalarını ve eşitlik, adalet gibi kavramların aslında aile içinde başladığını vurguladı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Aslıhan Gürbüz ve Nadim Güç’e günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti. Festival etkinlikleri, sinema ve sanatseverleri buluşturmaya devam ediyor.

Bursa Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı Haber

Bursa Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti. Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili gezerek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti. LEZZETLERE SOSYOLOJİK BAKIŞ Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, “Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor” ifadelerini kullandı. ÇERKEZ KÜLTÜRÜ VE YEMEKLERİ Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti. Geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, “Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır” dedi. Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi.

Bursa Osmangazi Belediyesi’nden İlham Veren Buluşma Haber

Bursa Osmangazi Belediyesi’nden İlham Veren Buluşma

Osmangazi Belediyesi’nin yenilikçi fikirleri desteklemek ve girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği “Girişimci Kafası” söyleşilerinin konuğu olan Bursalı başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu, enerji başta olmak üzere farklı sektörlerdeki tecrübelerini girişimci adaylarıyla paylaşarak, başarının yanı sıra başarısızlıklardan ders çıkarmanın önemine dikkat çekti. Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik ekosistemine katkı sunan çalışmaları kapsamında düzenlediği “Girişimci Kafası” söyleşileri, iş hayatında başarıya ulaşmış isimleri kendi işini kurma hayali taşıyan girişimci adaylarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gençlere ilham veren buluşmaların son konuğu Bursalı başarılı iş insanı ErolDağlıoğlu oldu. Özellikle enerji sektöründe yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve kente değer katan projelere imza atan Dağlıoğlu, geçmişten günümüze dek uzanan süreçte tecrübelerini girişimci adaylarıyla paylaşırken, değerli bilgilendirme ve tavsiyelerde bulundu. “Enerji Yaratıcı Bir İş” Gerçekleşen söyleşide ilk olarak 1993 yılında üniversite mezuniyetinin ardından bir yıl sonrasında kendi şirketini kurduğunu belirten Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, bugün bünyelerinde 17 faal şirketin bulunduğunu kaydetti. Bin 745 çalışanı olduğuna işaret ederek, enerji sektörünün yanı sıra hayvancılık, inşaat, sağlık ve makina sektöründe faaliyetler gösterdiklerini söyleyen Dağlıoğlu, “Aldığım eğitimden dolayı daha çok enerji tarafında çalışıyorum. Enerji hiçbir zaman gününü kaybetmiyor. Bugün olduğu gibi 10 yıl önce de enerjiyi konuşuyorduk. Teknoloji çok hızlı değişiyor, değişen teknolojiyi takip ettiğiniz sürece enerji sektörü gayet zevkli, gayet karlı bir sektör” diye konuştu. “Hatalarımızı Öğrenin, Aynı Hataları Siz Yapmayın” Başarı kadar başarısızlığın da unutulmaması gerektiğinin altını çizen Dağlıoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bütün hataları kendiniz yapmayı beklemeyin. Bence bizim başarılarımızı sormak yerine buraya gelen herkese mutlaka başarısızlıklarını da sorun. Bu başarıların arkasında çok fazla başarısızlıklar, çok fazla düştüğümüz, elimizin kanadığı yerler var. Bu yol boyunca onlarca çukur var. Bu çukurların bir tanesini, iki tanesini atlamak demek, 10 yıllar, 20 yıllar, 30 yıllar kazanmak demek. Bizim başarılı tecrübelerimizden ziyade, başarısızlık tecrübelerimizi dinlerseniz ve o başarısızlıklardan bir veya iki tanesini atlarsanız, çok şey kazanmış olacaksınız.” “Bursa’yı Çok Seviyorum, Çok Şey Katmak İstiyorum” İş hayatıyla birlikte çok fazla tecrübeler kazandığına değinen başarılı iş insanı Dağlıoğlu, kente değer katacak projelerle hizmet etmekten duyduğu memnuniyeti paylaştı. Faal şirketlerinin 13’ünün Bursa’da bulunduğunun altını çizen Dağlıoğlu, “Tabii ki çok fazla tecrübeler kazandık, bu tecrübelerin hepsini paylaşmaktan yanayım. Çünkü buradaki her genç girişimci, bu şehre bir şey katacak. Bursa’yı çok seviyorum ve buraya çok şey katmak istiyorum. Bu şehir bana çok şey verdi. O yüzden mümkün olduğunca tecrübelerimi genç girişimcilerle paylaşmak ve katkı sunmak istiyorum. Dünyada yaklaşık olarak 55 ülke gördüm, kaç yüz şehir gördüm bilmiyorum ama bence Bursa’dan daha güzel bir şehir yok. O yüzden bu şehre bir şeyler verebilmek, benim için mutluluk kaynağı” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Girişimcilik Kafası” söyleşilerinin önemini vurgulayan başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu, “Burada ben bir arkadaşa yararlı olabilsem, tek bir arkadaş bunlardan faydalanabiliyor olsa, ona bir çakıl taşı hediye edebilsem, bu çok doğru bir şey. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın da, çok yakından tanıdığım bir arkadaşım. Onun bu konulara ne kadar önem verdiğini biliyorum. Hem gençlere verdiği önem, hem de iş dünyasına verdiği önemi milletvekilliği döneminden de biliyorum. İnşallah ben de faydalı olurum” dedi. Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, söyleşi sonunda ise girişimci adaylarının sorularını içtenlikle yanıtladı.

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Bursalılarla buluştu Haber

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Bursalılarla buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin konuğu 7 dalda Altın Portakal alan “Tavşan İmparatorluğu” filminin yönetmeni ve senaristi Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki programda ilk olarak Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğlu, Emrullah Çakay’ın rol aldığı film gösterildi. 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesine odaklanan film izleyicilerden büyük alkış aldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Tokmak, seyircilerle söyleşi gerçekleştirdi. Sinemada çocukluk üzerine çok çalıştığını anlatan Seyfettin Tokmak, “ Çocuklarla ilgili yaptığım çalışmaların filmde çok etkisi oldu. Göçmen çocuklarla, yetiştirme yurdundaki çocuklarla çalıştım. Pandemi öncesine kadar 3 yıl gönüllü olarak Ümraniye Çocuk Cezaevi’nde çalıştım. Orada çocuklara kısa filmlerle ilgili eğitimler veriyordum. Musa’nın aslında bu kadar direnişçi bir karakter olmasının benim oradaki çocuklarda gördüklerim üzerinden çok şekillendiğini düşünüyorum. Çünkü o çocuklarda çok fazla depresif bir dünya deneyimlemiştim. Onun sanırım bende öfkesi oluştu. Yani “Bu çocuklardan bu dünya ne istiyor diye” düşündüm. Filmin yolculuğunun belli kısmı oradaki süreçlerden oluştu. Edebiyattan ve sinemadan çok fazla etkileri de var. Hikayenin oluşumu, yazım süreci 2-3 yıl gibi zaman aldı” dedi. Filmde kadınların az olmasının sorulması üzerine Tokmak, “Filmin çekiminden 5-6 ay öncesinde çıkardım. Bunu yaparken de bir risk aldım aslında. Çünkü ben böyle bir barbar erkeklik dünyası anlatmak istedim. Yani kadınlar dünyadan çıktığında geri ne kalıyor? Kadın olmadığında bu coğrafyalar neye benziyor yani? Geriye ne kalıyor göstermek istedim” diye konuştu. “MUSA’NIN HAYVANLARLA İLİŞKİSİ ÇOK GÜÇLÜYDÜ” Filmde Musa karakterini canlandıran Alpay Kaya’nın aslında çobanlık yaptığını anlatan Tokmak, “Onu Kars’ın bir köyünde buldum. Mesela neden onu seçtim derseniz de, 12 yaşındayken 300 tane hayvana tek başına bakabilen bir çocuktu. Onun da o hayvan ilişkisi o kadar güçlüydü ki yani onlarla teması çok iyiydi. Zaten film bence gösteriyor” dedi. “ZAMANSIZ VE MEKANSIZ BİR FİLM” Zamansız ve mekansız bir film yapmaya çalıştığını söyleyen Tokmak, çok iyi bir ekibin olduğunu ve herkesin filme gönlünü koyduğunu söyledi. Söyleşi sonunda ise yönetmen Seyfettin Tokmak’a plaket takdim edildi.

Bursa Pancar Deposu’nda “sıradan insanın” sosyolojisi konuşuldu Haber

Bursa Pancar Deposu’nda “sıradan insanın” sosyolojisi konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi serisinde, Doç. Dr. Levent Ünsaldı, kültürel çalışmalar alanının kurucu isimlerinden Richard Hoggart’ın sosyolojik yaklaşımlarını ve araştırma yöntemlerini anlattı. Söyleşide, Hoggart’ın “Okuryazarlığın Kullanımları” adlı eseri merkeze alındı. Doç. Dr. Levent Ünsaldı konuşmasında, sosyolojinin salt makro yapılar ve istatistiklerden ibaret olmadığını; odağına doğrudan “yaşanan” hayatı alması gerektiğini belirtti. Hoggart’ın işçi sınıfına bakış açısını detaylandıran Ünsaldı, bu kesmi yalnızca ekonomik bir birim veya sömürülen bir kitle olarak tanımlayan klasik Marksist çerçevenin dışına çıkıldığını ifade etti. Ünsaldı, işçi sınıfının kendine özgü bir kültür ve değerler bütünü olarak ele alan bu hümanist ve liberal yaklaşımın sosyolojiye katkılarına dikkat çekti. Gündelik yaşamın dinamiklerinin masaya yatırıldığı söyleşide, sıradan insanın dünyayı “biz” ve “onlar” olarak ikiye bölme eğilimi ile mahalle hafızasının toplumsal kimlik inşasındaki rolü incelendi. Giderek yaygınlaşan kitlesel popüler kültürün yerel ve sahici bağları nasıl zayıflattığı konusu ise Hoggart’ın “kültürel yerinden edilme” kavramı üzerinden tartışıldı. Doç. Dr. Ünsaldı, yazarın kendi yaşamından beslene otobiyografik tarzını, işlevsel bir araştırma yöntemi olarak tanımladı.

7 Asır sonra fetih yolunda Haber

7 Asır sonra fetih yolunda

Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde Bursa Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Kutlama Törenleri’ başladı. Üç gün sürecek törenler, Yıldırım’da bulunan Balaban Bey Kalesi önünden gerçekleştirilen ‘Fetih Yürüyüşü’ ile başladı. 1326 yılındaki rota izlenerek gerçekleştirilen ve Tophane’de sona eren yürüyüşe; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri, Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Protokol üyeleri Tophane’de bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua okudu ve askerlerin nöbet değişim törenini izledi. Buradaki tören protokol konuşmaları ve Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından son buldu. ÜNLÜ OYUNCULAR BURSALILARLA BULUŞTU Fetih kutlamalarının sonraki durağı ise Yıldırım oldu. Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında Kuruluş Orhan Dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü etkinliğine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, ünlü oyuncular; Mert Yazıcıoğlu, Mahassine Merabet, Şükrü Özyıldız, Çağrı Şensoy, Mustafa Üstündağ ve Cemre Gümeli, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programın açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün şehrimizde çok sevilen Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularını ağırlıyoruz. Misafirlerimize güzel şehrimize hoş geldiniz diyorum. Tarihimizi yeniden hatırlamamıza, ecdadımızı yad etmemize vesile olan bu özel buluşmaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. ‘İLK KALP ATIŞI BURSA’DIR’ Bursa’nın fethinin sıradan bir şehir kazanımından ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; bir devletin kalp atışlarının ilk kez duyulması ve bir idealin vücut bulmasıdır. Osman Gazi’nin hayali, Orhan Gazi’nin azim ve inancıyla gerçeğe dönüşmüş, Bursa bir beylikten koca bir cihan devletine uzanan yolculuğun başlangıç noktası olmuştur. Derler ki: ‘Bir şehir, surları yıkılarak değil, gönüller kazanılarak fethedilir.’ Bursa işte bu bilinçle; insanıyla, kültürüyle ve ruhuyla kazanılmış, adaletin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi olmuştur. Bursa bugün de; tarihinden ilham aldığımız, kültürüyle zenginleştiğimiz, üretimiyle gücümüze güç kattığımız bir dünya şehridir. Yıldırım Belediyesi olarak, geçmişten edindiğimiz bilgi ve tecrübelerle geleceği inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz; “Bizler birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına sahip güçlü bir milletiz. 700 yıl önce Bursa’yı fetheden irade neyse, bugün bu topraklarda kardeşliği yaşatan irade ve aynı ruhtur. Aynı inanç, aynı dayanışma ve aynı istikamettir. Biliyoruz ki; beraberlik varsa bereket vardır, güç vardır ve bu millet bir arada oldukça aşamayacağı engel yoktur. Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle düzenlediğimiz etkinliklerimizin, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını temenni ediyorum ” ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’ın konuşmalarının ardından Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Söyleşi gerçekleştiren oyuncular ardından imza dağıtıp, vatandaşlarla fotoğraf çekildi.

Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu Haber

Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

7 Asır sonra fetih yolunda Haber

7 Asır sonra fetih yolunda

Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde Bursa Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Kutlama Törenleri’ başladı. Üç gün sürecek törenler, Yıldırım’da bulunan Balaban Bey Kalesi önünden gerçekleştirilen ‘Fetih Yürüyüşü’ ile başladı. 1326 yılındaki rota izlenerek gerçekleştirilen ve Tophane’de sona eren yürüyüşe; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri, Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Protokol üyeleri Tophane’de bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua okudu ve askerlerin nöbet değişim törenini izledi. Buradaki tören protokol konuşmaları ve Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından son buldu. ÜNLÜ OYUNCULAR BURSALILARLA BULUŞTU Fetih kutlamalarının sonraki durağı ise Yıldırım oldu. Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında Kuruluş Orhan Dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü etkinliğine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, ünlü oyuncular; Mert Yazıcıoğlu, Mahassine Merabet, Şükrü Özyıldız, Çağrı Şensoy, Mustafa Üstündağ ve Cemre Gümeli, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programın açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün şehrimizde çok sevilen Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularını ağırlıyoruz. Misafirlerimize güzel şehrimize hoş geldiniz diyorum. Tarihimizi yeniden hatırlamamıza, ecdadımızı yad etmemize vesile olan bu özel buluşmaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. ‘İLK KALP ATIŞI BURSA’DIR’ Bursa’nın fethinin sıradan bir şehir kazanımından ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; bir devletin kalp atışlarının ilk kez duyulması ve bir idealin vücut bulmasıdır. Osman Gazi’nin hayali, Orhan Gazi’nin azim ve inancıyla gerçeğe dönüşmüş, Bursa bir beylikten koca bir cihan devletine uzanan yolculuğun başlangıç noktası olmuştur. Derler ki: ‘Bir şehir, surları yıkılarak değil, gönüller kazanılarak fethedilir.’ Bursa işte bu bilinçle; insanıyla, kültürüyle ve ruhuyla kazanılmış, adaletin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi olmuştur. Bursa bugün de; tarihinden ilham aldığımız, kültürüyle zenginleştiğimiz, üretimiyle gücümüze güç kattığımız bir dünya şehridir. Yıldırım Belediyesi olarak, geçmişten edindiğimiz bilgi ve tecrübelerle geleceği inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz; “Bizler birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına sahip güçlü bir milletiz. 700 yıl önce Bursa’yı fetheden irade neyse, bugün bu topraklarda kardeşliği yaşatan irade ve aynı ruhtur. Aynı inanç, aynı dayanışma ve aynı istikamettir. Biliyoruz ki; beraberlik varsa bereket vardır, güç vardır ve bu millet bir arada oldukça aşamayacağı engel yoktur. Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle düzenlediğimiz etkinliklerimizin, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını temenni ediyorum ” ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’ın konuşmalarının ardından Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Söyleşi gerçekleştiren oyuncular ardından imza dağıtıp, vatandaşlarla fotoğraf çekildi.

Bursa Nilüfer’de Ataol Behramoğlu ile şiir ve müzik dolu gece Haber

Bursa Nilüfer’de Ataol Behramoğlu ile şiir ve müzik dolu gece

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı “Dizelerin İzinde” programı, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Usta şair Ataol Behramoğlu’nun konuk olduğu etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Usta şairin dizelerine kulak vermekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, bizlere sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda vicdan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor” dedi. Başkan Şadi Özdemir’in konuşması sırasında Behramoğlu’nun “Bir Gün Mutlaka” ve “Sevginin Önünde” şiirlerinden okuduğu bölümler salondan büyük alkış aldı. BEHRAMOĞLU’NDAN HAYATA VE ŞİİRE DAİR MESAJLAR Sanatseverlerin ilgisi eşliğinde sahneye çıkan Ataol Behramoğlu da, Konstantin Simonov’un İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı ünlü “Bekle Beni” şiirinin çeviri sürecinden bahsederek sözlerine başladı. Hayatta felsefe, şiirin önemini vurgulayan şair, duygu ve dildeki derinleşmenin şiirin temel şartı olduğunu belirtti. Ailesinden ve kendi hayat hikayesinden kesitler paylaşan Behramoğlu, katılımcılara, “Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin” tavsiyesinde bulundu. Usta şair, konuşması esnasında “Sonbahar Ezgisi” şiirini katılımcılar için okudu. “HAYATTAN GELEN ORGANİK ŞİİR” Söyleşinin moderatörü yazar Turgay Fişekçi ise Türk şiirinin tarihsel evrimini anlatarak Ataol Behramoğlu’nun edebiyatımızdaki yerine değindi. Behramoğlu’nun şiirini “hayattan gelen organik şiir” olarak tanımlayan Fişekçi; şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilincine, 12 Mart ve 11 Eylül darbesi dönemlerinde yaşadığı zorluklara, hapis ve sürgün yıllarına dikkat çekti. Fişekçi, Behramoğlu’nun hapiste kızı için yazdığı “Kızıma Mektuplar” eserini Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirleri arasında göstererek, “Ataol Behramoğlu, sadece şiiriyle değil, insanlığıyla da 60-70 yıldır bu ülkenin kültür hayatının anıt kişiliklerinden biri olmuştur” ifadelerini kullandı. BEHRAMOĞLU ŞİİRLERİ SESLENDİRİLDİ Söyleşi bölümünün ardından müzik ve şiir dinletisine geçildi. Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncular Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum sahne alarak Ataol Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini seslendirdi. Etkinliğin kapanışında ise izleyicileri bir sürpriz karşıladı. Ataol Behramoğlu’nun eşi Hülya Behramoğlu sahneye çıkarak, Haluk Çetin ile birlikte şairin unutulmaz şiiri “Aşk İki Kişiliktir” şiirini okudu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.