#Tarih

- Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa ‘Yıldırım Osmanlı’nın İzdüşümüdür’ Haber

Bursa ‘Yıldırım Osmanlı’nın İzdüşümüdür’

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Bursa’nın Fethi’ söyleşileri devam ediyor. Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşilerin bu haftaki konuğu Türkolog, Osmanlı Tarihçisi ve İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suraiya Faroqhi oldu. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın da takip ettiği programa Bursalılar yoğun ilgi gösterdi. ‘OSMANLI MEDENİYETİNİN BEŞİĞİ’ Söyleşide Bursa’nın fethinin tarihsel ve kültürel sürecine dair önemli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Suraiya Faroqhi, “Yıldırım, Osmanlı’nın izdüşümüdür. Osmanlı medeniyetinin beşiği olan Yıldırım, bu eşsiz medeniyetin ilk yansımalarını da bünyesinde barınıyor. Osmanlı sivil mimarisinin ilk örneği Cumalıkızık, ilk askeri yapılarından Balaban Bey Kalesi, sosyal devlet geleneğin ilk yansımalarından Yıldırım Külliyesi, Yeşil külliyesi gibi eserlerin yanı sıra, Osmanlı’ya imparatorluk ufkunu çizen Yıldırım Bayezid Han, bu medeniyetin manevi mimarlarından Emir Sultan, Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Çelebi Mehmed gibi çok önemli isimlerin de ebedi istiratgahı konumundadır” diye konuştu. ‘MEDENİYET İDRAKİ’ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir medeniyet idraki olduğunu belirterek, “Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. Bizler de ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Tiyatrodan söyleşilere uzanan etkinliklerle tarihimize sadece bakmıyor, onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yıldırım’ı kültür ve düşünceyle besleyen bir şehir haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

Bursa'da fethin 700. yıl heyecanı Haber

Bursa'da fethin 700. yıl heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. “BURSA, GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞİN İMZASIDIR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik” diye konuştu. “BİZLER BUGÜN O ÇINARIN GÖLGESİNDE DURUYORUZ” Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihsel kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz” dedi. OSMANLI’YA ÜÇ KEZ BAŞKENTLİK YAPAN ŞEHİR, BURSA Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi'nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi. “KÖKLERİMİZDEN GELECEĞE…” Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, “Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe… Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz” diye konuştu. “2026 YILINDA, ÜÇ BAŞKENT KOL KOLA OLACAK” 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent… Üç dönem… Üç büyük hikâye… Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz” dedi. “TURİZM AÇISINDAN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ” “Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!” diyen Başkan Mustafa Bozbey, “Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız” dedi. ÇARŞIBAŞI BÖLGESİNDE SES VE IŞIK GÖSTERİSİ Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek” dedi. 700. YIL ANISINA ÖZEL GÜN PULU Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak” diye konuştu. 700. YILI ANISINA 700 ÇINAR FİDANI Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, “Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek” dedi. Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu'nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihsel ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi. Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi.

Bursa Yıldırımda Fetih Coşkusu Devam Ediyor Haber

Bursa Yıldırımda Fetih Coşkusu Devam Ediyor

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Bursa’nın Fethi’ tiyatro oyunu Yıldırımlılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergilenen ve sanat yönetmenliğini Sebahattin Kılınç’ın üstlendiği oyun; fethin önemli isimlerinden Balaban Bey’in gözünden, onun anlatımıyla Bursa’nın fetih sürecinde yaşananlar sahneye taşındı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz’un da izlediği oyuna Yıldırımlılar büyük ilgi gösterdi. EMECEN YILDIRIMLILARLA BULUŞTU Yıldırım Belediyesi’nin, ‘2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’ kapsamında düzenlediği etkinliklerden ‘Fetih Söyleşileri’ de Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nde başladı. Dört hafta sürecek söyleşilerin ilk hafta programında Prof. Dr. Feridun Emecen Yıldırımlılarla buluştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda; Prof. Dr. Feridun Emecen, Bursa’nın fethinin tarihsel sürecine dair önemli bilgileri katılımcılarla paylaştı. ‘GELECEK NESİLLERE AKTARIYORUZ’ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir medeniyet idraki olduğunu belirterek, “Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. Bizler de ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Tiyatrodan söyleşilere uzanan etkinliklerle tarihimize sadece bakmıyor, onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yıldırım’ı kültür ve düşünceyle besleyen bir şehir haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

Peşmergelerin Cizre görüntüsü ve Kürt hafızasında Barzani gerçeği Haber

Peşmergelerin Cizre görüntüsü ve Kürt hafızasında Barzani gerçeği

Cizre sokaklarında ortaya çıkan peşmerge görüntüleri üzerine gelen yoğun tepkiler, Türkiye Kürtlerinin tarihi hafızasıyla yüzleşemeyen bir bakış açısını gösteriyor. Barzani ailesi, KDP ve peşmergeler, sınırlarla ayrılmış bir halkın ortak geçmişinin canlı bir parçası olmayı sürdürüyor. 25 ve 26. Dönem AK Parti Mardin milletvekili Orhan Miroğlu, sosyal medyada son günlerde ülke gündeminde yer alan KDP Başkanı Mesud Barzani’nin Cizre ziyaretine değindi. Miroğlu; "Peşmergelerin Cizre’deki görüntüleri üzerine kopan fırtına bana rahmetli Şükrü dayıyı, Şükrü Ağa’yı hatırlattı. Zengin bir adamdı, Suriye’deki sürgünden sanırım 1928 affıyla geri dönmüştü. Raman aşireti lideri, annemin kuzeni, Meşhur Eminê Perixanê’nin oğlu, Şükriyê Emin. 12 Mart darbesinde tutuklanmış ve Mustafa Barzani’ye peşmergeler giysin diye bir kamyon gızlavet - bir çeşit lastik ayakkabı - gönderme suçlamasıyla yargılanmıştı. Mahkemede tek kelime Türkçe konuşmadı, ifadesi tercüman aracılığıyla alındı. Dediğim şu ki, ne Sn. Mesut Barzani’yi ne de bugün başkanı olduğu KDP’yi Türkiye Kürtleri’nin tarihinden ve hafızasından ayırabilirsiniz. T-KDP yıllarca illegal faaliyet göstermişti, bugün Türkiye’de bu adla bir parti siyasi çalışmalarını sürdürüyor sanırım. Türkiye’nin Kürt meselesiyle ilgili zihniyet dünyasının, siyaset ve akademi dünyasında şimdilerde Öcalan’ı ve PKK’yi "o da lazım" denilen kısmıyla - Öcalan’ın rüyalarını dahi Türkçe gördüğünü öğreniyoruz bugünlerde! - anlamaya çalışması iyidir, ama ya onu da kendi tarihi gerçekliğinden ve hafızasından ayırarak anlıyorsak?!! Peşmergelerin Cizre sokaklarındaki görüntülerinin, İslamcıdan Kemalistine her kesimde yarattığı infial beni doğruluyor gibi. Sykes-Picot Antlaşmasına göre, ve ortak tarihi gerçeklikleri yok sayarak yorumlarsanız farklı sonuçlara ulaşır, ailelerinin bir kolu belki hala Cizre’de yaşayan, Cizre halkıyla aynı dil, kültür ve tarihe sahip peşmergelerin Cizre halkında gördüğü teveccühü, yarattığı sevinci bu ortak tarih ve gerçekliğe göre değil, salt protokol gereklikleri, milli hassasiyetler ya da çözüm hassasiyeti üzerinden değerlendirir, sonuç olarak etnik hınç ve öfke bile hissedebilirsiniz. Ancak bir halkın, bu anlaşma sonucu çizilmiş sınırların hangi tarafında olursa olsun, başka milletler gibi bir ulus bilinci geliştirebileceğine ve dünün dağlarda kovalanan peşmergesinin, bugün modern askeri kıyafetlerle kendi vatanı gibi gördüğü bir şehir merkezinde alkışlanabileceğine inanabilirsiniz. Altını çizebilir, Azerbaycan halkı ile İran Azerbaycan’ı ve hatta Türkiye arasında zafer veya yenilgi zamanlarında gözlenen durumu hatırlayabilir, Valilik ve Üniversitenin düzenlediği kültürel içerikli bir sempozyuma bu derece bir karşıtlık göstermeyi pek de uygun bulmazsınız. Yeri gelmişken, vekilimiz Aslan Tatar’ın Mesut Barzani’ye hitaben, ‘Kürtlüğü senden öğrendik’ sözüne AK Parti cephesinden gelen eleştirilere gülsek mi ağlasak mı bilemedim! Yani eğer AK Partililer bile duruma bu açıdan bakıyorsa, yapılacak çok iş var demektir! KDP ulusal çapta bir hafıza merkezi, Barzaniler bu hafızanın temsilcileri. Alfabenin ilk harfi A gibi bir gerçeklik bu. Aslan Tatar bir gerçeği dile getirdi, o gerçeğe ateş açmak yerine anlamını öğrenmek daha doğru olmaz mı?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.