#Travma

- Travma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Travma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aile Olmanın Gücü Bursa Osmangazi'de Konuşuldu Haber

Aile Olmanın Gücü Bursa Osmangazi'de Konuşuldu

Günümüz dünyasında değişen sosyal şartlar, dijital hayatın etkileri, ekonomik ve kültürel dönüşümler, aile yapısını yeni sınamalarla karşı karşıya bırakıyor. Bu süreçte aile içi iletişimi güçlendirmek, ebeveynlik becerilerini desteklemek ve aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığını artırmak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Bu ihtiyacı hisseden Osmangazi Belediyesi, Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği (BURADDER) ile ortak bir projeye imza attı. Osmangazi Belediyesi’nin 5 hafta boyunca Cumartesi günleri düzenleyeceği Ana Baba Okulu, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” semineriyle start aldı. Düzenlenen seminerde aile danışmanı Dilek Erol, Dr. Mesut Cevdet Yavuz ve psikolog Enes Yeşilağaç tarafından ebeveynlik, çocuğun hayatına yön veren temel bir sorumluluk alanı olarak ele alındı. Anne ve babanın tutumlarının kişilik gelişimi ve davranış biçimleri üzerindeki etkisinin değerlendirildiği seminerde, aile içinde kurulan ilişkinin çocuğun özgüvenine, sorumluluk duygusuna ve hayata bakışına nasıl yansıdığı üzerinde duruldu. Sevgi ile sınır arasındaki dengenin öneminin tartışıldığı programda çocuğa sözle değil, davranışla rehberlik etmenin etkisiincelendi. “Ailelerin 2 Haftada Bir Mutlaka Toplanmaları Gerekir” Hata yapma, sonuçlarla yüzleşme ve sorunlarla baş etme becerisinin kazandırılmasında ailenin rolünün değerlendirildiği “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” konulu seminerde konuşan Aile Danışmanı Dilek Erol, “Etkinliğe katılanlara aile içi iletişim konusunda atölye çalışmaları yaptırdım. Katılımcılarla, zihin okuma yöntemiyle tam olarak konuşmadan her aile üyesinin birbirini anlaması yerine, iletişime geçildiğinde her iki taraf için de sonucun çok daha iyi olduğunu konuştuk. Demokratik aile toplantısını anlattım. Her ailenin, her hafta veya iki haftada bir belirlediği günde, tıpkı bir yönetim kurulu toplantısı gibi aynı ciddiyette toplanması gerektiğini; birbirlerine beklenti, hedef ve sorunlarını yazmaları gerektiğini ifade ettim” şeklinde konuştu. “Aynı Olmak Değil Uyumlu Hareket Edebilmek Çok Önemli” Ailenin tarihçesinden başlayarak bugüne kadar sohbet ettiklerini belirten Dr. Mesut Cevdet Yavuz, “İşin hukuki ve duygusal kısmına değindiğimiz noktalar oldu. Bu konularla ilgili örnekler verdik. Seminere katılanlar bizi sabırla dinlediler. Seminerde aile ve evlilik kavramının geçmişten bugüne nasıl geliştiğini ve değiştiğini konuştuk. Biz eğitimi davranış değişikliği hedefli olarak kabul ediyoruz. Bunu başarabilirsek oranları değiştirme imkanımız olacaktır. Temelde insanlar aynı olmayı önemsiyorlar; ancak aynı olmak değil, uyumlu hareket edebilmek çok önemlidir” ifadelerini kullandı. “Bu Proje Bizim İçin Çok Anlamlı” Osmangazi Belediyesi ile birlikte güzel bir proje olan Ana Baba Okulu’nun ilk oturumunu gerçekleştirdiklerini söyleyen Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği Başkanı Nüket Bozkurt da, “Bu proje bizim için de çok anlamlıydı. Aileyi ve bireyleri bu kadar önemserken, bu anlamda yapılan çalışmaların ciddi şekilde amaca hizmet etmesi için farkındalık oluşturabilecek her türlü projede biz de var olabilmek için buradayız. Bu duyarlılığı için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” dedi. “Aile Olmak Toplumumuzda Kolay Gözüken Çok Zor Bir Dinamik” Katılımcılarla ilişkiler içindeki duyguları konuştuklarını aktaran Psikolog Enes Yeşilağaç ise, “Empati, öfke kontrolü, sabır ve şefkatin, ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya çalıştık. Aile olmak bizim toplumumuzda kolay gözüken çok zor bir dinamik. Aile içinde çok fazla travma ve yaralarımız var bunları susturuyoruz. Bunlarla alakalı dinamikleri konuşup neyi daha güzel ve faydalı hale getirebiliriz onu anlatmaya çalıştık. Osmangazi Belediyesi’ne böyle bir program tertip ettiği için teşekkür ederiz” açıklamalarında bulundu.

Bursa Nilüfer’de gündem kadın hakları Haber

Bursa Nilüfer’de gündem kadın hakları

Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” konulu panel düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı. ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, şiddetin sadece fiziksel algılandığını söyledi. Ancak sadece bununla sınırlı kalmadığını dile getiren İlgen, “Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de var. Özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesi ve ispatlanması çok zor olabiliyor” dedi. “Kadının beyanı esastır” anlayışının yanlış anlaşıldığını belirten İlgen, “Bir kişi tedbir talep ettiğinde ona ona hızlıca koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması gerekiyor. Hemen ceza verilmesi anlamına gelmiyor” dedi. DAMGALANMA KORKUSU Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı da çocuğun şikayetçi olması durumunda ailesi tarafından suçlanma korkusu, okul çevresinde damgalanma gibi sorunların ortaya çıktığını söyledi. İstismar durumunda her ifade verme işleminin çocukta yeni bir travma yarattığını belirten Yazıcı, “Polislere, ailesine, avukatlara ayrı ayrı anlatıyor. Olayı birkaç kez anlatmak zorunda kalıyor ve bu travma yaratıyor” diye konuştu. Yazıcı, çocukların polis merkezlerinde değil, uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezlerinde (ÇİM) ifade vermesi gerektiğini söyledi. “ÇOCUĞUN RIZASI” YOKTUR Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ ise konuşmasında, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını söyledi. Akdağ, istismarın temelinde bir güç asimetrisi olduğu; bir akademisyen ile öğrenci veya patron ile çalışan arasındaki ilişkide statü farkı nedeniyle gerçek bir “rıza”dan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kişilerin tehdit anlarında “savaş, kaç veya don” tepkisi verdiğini anlatan Akdağ, şöyle konuştu: “Çocuğun, istismar sırasında tepki verememesi bir rıza değil, hayatta kalma stratejisidir. Fail genellikle çocuğun çok yakını oluyor. Aile içinde çocuğu tanıyan biri oluyor. Güvendiği bir yetişkinden kaçamayabiliyor. Geç konuşması da yalan söylemesi anlamına gelmez. Bir kişi istismara uğradığında travma psikolojisinden dolayı çelişkili ifadeler verebilir. Çocuk böyle bir şey uydurmaz. Gelip size istismar olduğunu anlatıyorsa elimizde büyük bir şans vardır. Önce inanıp, sonra sorgulamak gerekir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.