Son dönemde çarşıya, pazara çıkan herkes aynı manzarayla karşılaşıyor: Kepenkler açık ama umutlar yarı kapalı. Esnaf dükkânında bekliyor, müşteri ise ya uğramıyor ya da elindekini tartarak harcıyor. Alım gücündeki düşüş, artan maliyetler ve belirsizlik ortamı, küçük işletmeleri adeta kıskaca almış durumda.
Bir zamanlar gün boyu hareketli olan sokaklar şimdi sessiz. Çay ocağında sohbet azalmış, berberde sıra yok, bakkalda veresiye defteri kabarmış. Esnafın en büyük sorunu sadece satışların düşmesi değil; aynı zamanda giderlerin hız kesmeden artması. Kira, elektrik, su, vergi derken kazanç eriyor, borç büyüyor.
Vatandaş cephesinde de tablo farklı değil. Maaşlar temel ihtiyaçlara bile zor yetiyor. Hal böyle olunca kimse “ekstra” harcama yapamıyor. Bu da esnafın işlerinin daha da durmasına yol açıyor. Yani zincirin bir halkası zayıfladığında, tüm sistem etkileniyor.
Esnafın beklentisi net: Biraz nefes almak. Vergi yükünün hafifletilmesi, kira artışlarının kontrol altına alınması, küçük işletmelere yönelik desteklerin artırılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Aksi halde bugün ayakta kalmaya çalışan birçok işletme yarın kapısına kilit vurabilir.
Unutulmamalı ki esnaf, ekonominin bel kemiğidir. Onun ayakta kalması sadece kendi kazancı değil, mahallenin, şehrin ve ülkenin canlılığı demektir. Eğer çarşı susarsa, ekonomi de susar.
Bugün atılacak doğru adımlar, yarının kepenklerini açık tutacaktır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ersoy Berber
Piyasa Durgun, Esnaf Nefes Alamıyor
Son dönemde çarşıya, pazara çıkan herkes aynı manzarayla karşılaşıyor: Kepenkler açık ama umutlar yarı kapalı. Esnaf dükkânında bekliyor, müşteri ise ya uğramıyor ya da elindekini tartarak harcıyor. Alım gücündeki düşüş, artan maliyetler ve belirsizlik ortamı, küçük işletmeleri adeta kıskaca almış durumda.
Bir zamanlar gün boyu hareketli olan sokaklar şimdi sessiz. Çay ocağında sohbet azalmış, berberde sıra yok, bakkalda veresiye defteri kabarmış. Esnafın en büyük sorunu sadece satışların düşmesi değil; aynı zamanda giderlerin hız kesmeden artması. Kira, elektrik, su, vergi derken kazanç eriyor, borç büyüyor.
Vatandaş cephesinde de tablo farklı değil. Maaşlar temel ihtiyaçlara bile zor yetiyor. Hal böyle olunca kimse “ekstra” harcama yapamıyor. Bu da esnafın işlerinin daha da durmasına yol açıyor. Yani zincirin bir halkası zayıfladığında, tüm sistem etkileniyor.
Esnafın beklentisi net: Biraz nefes almak. Vergi yükünün hafifletilmesi, kira artışlarının kontrol altına alınması, küçük işletmelere yönelik desteklerin artırılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Aksi halde bugün ayakta kalmaya çalışan birçok işletme yarın kapısına kilit vurabilir.
Unutulmamalı ki esnaf, ekonominin bel kemiğidir. Onun ayakta kalması sadece kendi kazancı değil, mahallenin, şehrin ve ülkenin canlılığı demektir. Eğer çarşı susarsa, ekonomi de susar.
Bugün atılacak doğru adımlar, yarının kepenklerini açık tutacaktır.