68 kuşağının temsilcisi Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ekibi tarafından istenmeyen adam ilan edildi.
İdeolojik gerçek o ki; İnönü gelince CHP’deki Atatürkçü dönem bitti. Ecevit gelince İnönü dönemi bitti,
80 darbesinden sonra da CHP tekrar Atatürkçü kadrolara teslim edildi. Ancak CHP’de Atatürkçü kadrolar kalmadığı için, parti 68 ve 78 kuşağı aşırı sol gruplara kaldı.
1980 yılından sonra ülkeye hakim olan serbest piyasa ekonomik sistemi, yani liberalizm CHP’yi de etkiledi. Sonuçta CHP sol liberal bir parti haline geldi.
68 kuşağının son temsilcisi Kılıçdaroğlu da tasfiye olduktan sonra, CHP tamamen liberallerin eline geçti. Berhan Şimşek bu liberal kadroyu RUM çetesi olarak adlandırdı.
Şu anda algı politikası çalışmaları ile ile , olgu politikasına galip gelme çabası var gücüyle çalışıyor. Yani Ak Parti’nin hukuk yoluyla Kılıçdaroğlu’na destek olup, partinin başına getirdiği iddiası topluma kabul ettirilmeye çalışılıyor.
Ancak olgu, yani gerçek öyle değil. Gerçek şu ki; butlan davasında; davalı olan da CHP’liler, davacı olan da CHP’liler, itiraflarda bulunanlar da CHP’liler, iftiralarda bulunanlar da CHP’li.
İdeolojik gerçek şu ki CHP liberallerinin eline geçerse, artık oraya CHP denmesi yanlıştır.
Normalde Türkiye çok partili sisteme geçtiği zaman bir devlet Partisi olan, hatta Devlet Kurumu olan CHP’nin kapatılıp, müze haline getirilmesi gerekirdi.
Ondan sonra herkes kendi gücüyle, kendi tabanıyla, kendi görüşüyle yeni partiler kurarak, demokratik yarışa katılmalıydı.
CHP başından beri Devlet Partisi olmanın avantajı ve kurucu lider Atatürk’ü maske etmenin kaymağını yedi. Ancak artık yolun sonuna gelindi.
Bundan sonra CHP kapatılarak devletin ilk Partisi sıfatıyla müze haline getirilmelidir. Devlete ait bütün binalar, banka hisseleri, menkul ve gayrimenkullerin tamamı devlete iade edilmelidir.
Geriye kalan kimlerse, onlar da kendi kafa yapılarına göre yeni partiler kurarak, demokratik yarışa katılmalıdır. İşin doğrusu budur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fatih Gülbulak
CHP’deki Son Durum
68 kuşağının temsilcisi Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ekibi tarafından istenmeyen adam ilan edildi.
İdeolojik gerçek o ki; İnönü gelince CHP’deki Atatürkçü dönem bitti. Ecevit gelince İnönü dönemi bitti,
80 darbesinden sonra da CHP tekrar Atatürkçü kadrolara teslim edildi. Ancak CHP’de Atatürkçü kadrolar kalmadığı için, parti 68 ve 78 kuşağı aşırı sol gruplara kaldı.
1980 yılından sonra ülkeye hakim olan serbest piyasa ekonomik sistemi, yani liberalizm CHP’yi de etkiledi. Sonuçta CHP sol liberal bir parti haline geldi.
68 kuşağının son temsilcisi Kılıçdaroğlu da tasfiye olduktan sonra, CHP tamamen liberallerin eline geçti. Berhan Şimşek bu liberal kadroyu RUM çetesi olarak adlandırdı.
Şu anda algı politikası çalışmaları ile ile , olgu politikasına galip gelme çabası var gücüyle çalışıyor. Yani Ak Parti’nin hukuk yoluyla Kılıçdaroğlu’na destek olup, partinin başına getirdiği iddiası topluma kabul ettirilmeye çalışılıyor.
Ancak olgu, yani gerçek öyle değil. Gerçek şu ki; butlan davasında; davalı olan da CHP’liler, davacı olan da CHP’liler, itiraflarda bulunanlar da CHP’liler, iftiralarda bulunanlar da CHP’li.
İdeolojik gerçek şu ki CHP liberallerinin eline geçerse, artık oraya CHP denmesi yanlıştır.
Normalde Türkiye çok partili sisteme geçtiği zaman bir devlet Partisi olan, hatta Devlet Kurumu olan CHP’nin kapatılıp, müze haline getirilmesi gerekirdi.
Ondan sonra herkes kendi gücüyle, kendi tabanıyla, kendi görüşüyle yeni partiler kurarak, demokratik yarışa katılmalıydı.
CHP başından beri Devlet Partisi olmanın avantajı ve kurucu lider Atatürk’ü maske etmenin kaymağını yedi. Ancak artık yolun sonuna gelindi.
Bundan sonra CHP kapatılarak devletin ilk Partisi sıfatıyla müze haline getirilmelidir. Devlete ait bütün binalar, banka hisseleri, menkul ve gayrimenkullerin tamamı devlete iade edilmelidir.
Geriye kalan kimlerse, onlar da kendi kafa yapılarına göre yeni partiler kurarak, demokratik yarışa katılmalıdır. İşin doğrusu budur.