Yeni Yılda En Büyük Sorunlar:Değişen Takvim mi, Derinleşen Dertler mi?
Yazının Giriş Tarihi: 12.01.2026 17:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 17:57
Yeni bir yıla girdik. Takvimler değişti, umutlar tazelendi. Ancak sokağa çıktığımızda, çarşıya pazara indiğimizde, bir hastanenin koridorunda ya da bir okulun kapısında beklediğimizde şu soruyla yüzleşiyoruz: Gerçekten ne değişti?
Ne yazık ki yeni yıl, eski sorunları da beraberinde getirdi. Hatta bazılarını daha da ağırlaştırarak…
Ekonomi: Geçim Derdi Artık Bir Yaşam Biçimi
Yeni yılın en büyük sorunu yine ekonomi. Artan kiralar, yükselen gıda fiyatları, eriyen maaşlar… Vatandaş artık ay sonunu değil, hafta sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Orta direk neredeyse yok oldu; dar gelirli ise borçla yaşamaya mahkûm edildi. Emekli, asgari ücretli, küçük esnaf aynı cümlede buluşuyor: “Yetmiyor.”
Sağlık: Yük Doktorun Sırtında, Sabır Hastanın Elinde
Hastaneler dolu, randevular günler sonrasına. Doktorlar yoğun, hemşireler yorgun, hastalar gergin. Sağlık sisteminde yaşanan tıkanıklık sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir saygı ve güven krizi. Doktora, sağlık çalışanına yönelik şiddetin konuşulduğu bir ülkede, sağlıktan söz etmek her geçen gün daha zor hale geliyor.
Eğitim: Gelecek Kaygısı Sınıflara Taştı
Okullarda eğitim sürüyor ama umutlar eksiliyor. Öğretmenler değersizleştirildiğini hissediyor, veliler masraflar altında eziliyor, öğrenciler ise “okuyunca ne olacak?” sorusunu çok erken yaşta sormaya başlıyor. Eğitim, bir gelecek inşa etme aracı olmaktan çıkıp, belirsizliğin adresi haline geliyor.
Güven ve Saygı Erozyonu: Toplumun En Derin Yarısı
Belki de yeni yılın en tehlikeli sorunu bu: Saygı kaybı. Öğretmene, doktora, polise, gazeteciye, kısacası emeğe duyulan saygı her geçen gün azalıyor. İnsanlar daha tahammülsüz, daha öfkeli. Toplum, ortak değerlerde buluşmak yerine ayrışmayı konuşuyor.
Adalet ve Liyakat Tartışmaları
Yeni yılda da “adalet” kelimesi en çok aranan ama en az hissedilen kavramlardan biri olmaya devam ediyor. Liyakat tartışmaları, torpil iddiaları, hukuka olan güveni zedeliyor. Adalet duygusu sarsılan bir toplumda huzurdan söz etmek mümkün mü?
Son Söz:
Yeni yıl bize şunu açıkça gösteriyor: Sorunlarımız takvimle değişmiyor. Gerçek değişim; adaletle, liyakatle, empatiyle ve samimiyetle mümkün. Umut elbette var. Ama umut, sorunları görmezden gelerek değil, onları cesaretle konuşarak büyür.
Yeni yılın en büyük sorunu belki de budur: Çok şey konuşup, çok az şey çözmemiz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fatih Gülbulak
Yeni Yılda En Büyük Sorunlar:Değişen Takvim mi, Derinleşen Dertler mi?
Yeni bir yıla girdik. Takvimler değişti, umutlar tazelendi. Ancak sokağa çıktığımızda, çarşıya pazara indiğimizde, bir hastanenin koridorunda ya da bir okulun kapısında beklediğimizde şu soruyla yüzleşiyoruz: Gerçekten ne değişti?
Ne yazık ki yeni yıl, eski sorunları da beraberinde getirdi. Hatta bazılarını daha da ağırlaştırarak…
Ekonomi: Geçim Derdi Artık Bir Yaşam Biçimi
Yeni yılın en büyük sorunu yine ekonomi. Artan kiralar, yükselen gıda fiyatları, eriyen maaşlar… Vatandaş artık ay sonunu değil, hafta sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Orta direk neredeyse yok oldu; dar gelirli ise borçla yaşamaya mahkûm edildi. Emekli, asgari ücretli, küçük esnaf aynı cümlede buluşuyor: “Yetmiyor.”
Sağlık: Yük Doktorun Sırtında, Sabır Hastanın Elinde
Hastaneler dolu, randevular günler sonrasına. Doktorlar yoğun, hemşireler yorgun, hastalar gergin. Sağlık sisteminde yaşanan tıkanıklık sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir saygı ve güven krizi. Doktora, sağlık çalışanına yönelik şiddetin konuşulduğu bir ülkede, sağlıktan söz etmek her geçen gün daha zor hale geliyor.
Eğitim: Gelecek Kaygısı Sınıflara Taştı
Okullarda eğitim sürüyor ama umutlar eksiliyor. Öğretmenler değersizleştirildiğini hissediyor, veliler masraflar altında eziliyor, öğrenciler ise “okuyunca ne olacak?” sorusunu çok erken yaşta sormaya başlıyor. Eğitim, bir gelecek inşa etme aracı olmaktan çıkıp, belirsizliğin adresi haline geliyor.
Güven ve Saygı Erozyonu: Toplumun En Derin Yarısı
Belki de yeni yılın en tehlikeli sorunu bu: Saygı kaybı. Öğretmene, doktora, polise, gazeteciye, kısacası emeğe duyulan saygı her geçen gün azalıyor. İnsanlar daha tahammülsüz, daha öfkeli. Toplum, ortak değerlerde buluşmak yerine ayrışmayı konuşuyor.
Adalet ve Liyakat Tartışmaları
Yeni yılda da “adalet” kelimesi en çok aranan ama en az hissedilen kavramlardan biri olmaya devam ediyor. Liyakat tartışmaları, torpil iddiaları, hukuka olan güveni zedeliyor. Adalet duygusu sarsılan bir toplumda huzurdan söz etmek mümkün mü?
Son Söz:
Yeni yıl bize şunu açıkça gösteriyor: Sorunlarımız takvimle değişmiyor. Gerçek değişim; adaletle, liyakatle, empatiyle ve samimiyetle mümkün. Umut elbette var. Ama umut, sorunları görmezden gelerek değil, onları cesaretle konuşarak büyür.
Yeni yılın en büyük sorunu belki de budur: Çok şey konuşup, çok az şey çözmemiz.