Bursa’da Özel Halk Otobüsleri Alarm Veriyor: Direksiyon Başında Kabadayılık, Yolcuya Saygısızlık!
Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2026 20:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 20:02
Bursa gibi büyük ve köklü bir şehirde toplu taşıma, sadece bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda günlük yaşamın en önemli temas noktalarından biri. Ancak son dönemde özellikle özel halk otobüslerinde yaşanan bazı olumsuzluklar, bu temasın giderek daha gergin ve rahatsız edici bir hale geldiğini gösteriyor.
Vatandaşlardan gelen şikâyetlerin ortak noktası net: Özel halk otobüsü şoförlerinin bir kısmı, yolculara karşı sert, kırıcı ve hatta zaman zaman hakaret içeren bir üslup kullanıyor. Özellikle yaşlı yolculara yönelik “Sen kimsin?”, “Kırarım bir tarafını” gibi ifadeler, kabul edilebilir sınırların çok ötesinde. Bu tür davranışlar sadece bireysel bir sorun değil; toplumsal saygının aşındığını gösteren ciddi bir işaret.
İşin dikkat çeken yanı ise şu: Aynı şehirde, belediyeye bağlı şoförlerde bu tür şikâyetlerin çok daha az olması. Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Eğitim ve denetim farkı mı var?
Buradan açıkça BURULAŞ yetkililerine seslenmek gerekiyor. Belediyeye bağlı kadrolu personele verilen eğitimler, iletişim becerileri ve kriz yönetimi gibi konularda belli bir standardı yakalamış görünüyor. Peki aynı standart neden özel halk otobüsü şoförleri için geçerli değil?
Toplu taşıma şoförlüğü sadece direksiyon tutmak değildir. Bu meslek; sabır, iletişim ve insan yönetimi gerektirir. Gün içinde yüzlerce farklı insanla muhatap olan bir şoförün, her durumda profesyonel kalabilmesi için eğitim şarttır. Eğer bu eğitimler verilmiyorsa, verilmelidir. Veriliyorsa da denetimi artırılmalıdır.
Vatandaş otobüse bindiğinde kendini güvende hissetmek ister; tehdit altında değil. Sert bakışlar, kabadayı tavırlar, agresif çıkışlar… Bunlar bir şehrin ulaşım kültürüne yakışmıyor.
Son söz net:
Ya bu personele gerekli eğitimler verilsin, ya da bu tutumu sergileyen kişiler bu görevde tutulmasın. Çünkü toplu taşıma, herkes için var. Ve herkes saygıyı hak ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Berber
Bursa’da Özel Halk Otobüsleri Alarm Veriyor: Direksiyon Başında Kabadayılık, Yolcuya Saygısızlık!
Bursa gibi büyük ve köklü bir şehirde toplu taşıma, sadece bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda günlük yaşamın en önemli temas noktalarından biri. Ancak son dönemde özellikle özel halk otobüslerinde yaşanan bazı olumsuzluklar, bu temasın giderek daha gergin ve rahatsız edici bir hale geldiğini gösteriyor.
Vatandaşlardan gelen şikâyetlerin ortak noktası net: Özel halk otobüsü şoförlerinin bir kısmı, yolculara karşı sert, kırıcı ve hatta zaman zaman hakaret içeren bir üslup kullanıyor. Özellikle yaşlı yolculara yönelik “Sen kimsin?”, “Kırarım bir tarafını” gibi ifadeler, kabul edilebilir sınırların çok ötesinde. Bu tür davranışlar sadece bireysel bir sorun değil; toplumsal saygının aşındığını gösteren ciddi bir işaret.
İşin dikkat çeken yanı ise şu: Aynı şehirde, belediyeye bağlı şoförlerde bu tür şikâyetlerin çok daha az olması. Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Eğitim ve denetim farkı mı var?
Buradan açıkça BURULAŞ yetkililerine seslenmek gerekiyor. Belediyeye bağlı kadrolu personele verilen eğitimler, iletişim becerileri ve kriz yönetimi gibi konularda belli bir standardı yakalamış görünüyor. Peki aynı standart neden özel halk otobüsü şoförleri için geçerli değil?
Toplu taşıma şoförlüğü sadece direksiyon tutmak değildir. Bu meslek; sabır, iletişim ve insan yönetimi gerektirir. Gün içinde yüzlerce farklı insanla muhatap olan bir şoförün, her durumda profesyonel kalabilmesi için eğitim şarttır. Eğer bu eğitimler verilmiyorsa, verilmelidir. Veriliyorsa da denetimi artırılmalıdır.
Vatandaş otobüse bindiğinde kendini güvende hissetmek ister; tehdit altında değil. Sert bakışlar, kabadayı tavırlar, agresif çıkışlar… Bunlar bir şehrin ulaşım kültürüne yakışmıyor.
Son söz net:
Ya bu personele gerekli eğitimler verilsin, ya da bu tutumu sergileyen kişiler bu görevde tutulmasın. Çünkü toplu taşıma, herkes için var. Ve herkes saygıyı hak ediyor.