Bir toplumun aynası, en çok saygı duyduğu mesleklerdir. Bugün o aynaya baktığımızda manzara ne yazık ki iç açıcı değil. Doktora itibar kalmadı. Öğretmene değer kalmadı. Polise saygı kalmadı.
Ve bunlarla birlikte toplumun vicdanı da hızla aşınıyor.
Hastanede can kurtarmaya çalışan doktor, hasta yakınlarının öfkesinin hedefinde. Okulda gelecek inşa eden öğretmen, tehdit ve baskıyla karşı karşıya. Sokakta asayişi sağlayan polis ise görevini yaparken itibarsızlaştırılıyor, hedef gösteriliyor.
Bu üç meslek;
Hayatın, eğitimin ve güvenliğin temel direğidir.
Direkler yıkılırsa, çatının ayakta kalması mümkün değildir.
Bugün şiddet sıradanlaştı. Hakaret cesaret kazandı. Cezasızlık, saygısızlığı besledi. Sosyal medya mahkemelerinde insanlar yargılanıyor, kurumlar topyekûn suçlanıyor. Hata yapanla görevini yapan ayırt edilmiyor.
Doktora vurulan bir yumruk sadece bir kişiye değil, sağlığa atılır.
Öğretmene edilen bir hakaret sadece bir insana değil, geleceğe yöneliktir.
Polise kurulan her cümle, sadece bir üniformayı değil, kamu düzenini hedef alır.
Eleştiri elbette olmalı. Hukuk elbette işlemeli.
Ama itibarsızlaştırma başka, adalet başka bir şeydir.
Toplum olarak öfkeyi büyütürken, saygıyı küçülttük. Tahammülü kaybettik, değerleri unuttuk. Sonuç ortada: Herkes gergin, herkes mutsuz, herkes güvensiz.
Şunu artık açıkça söylemek gerekiyor:
Saygının olmadığı yerde huzur olmaz.
Değerin bittiği yerde gelecek olmaz.
Doktoru, öğretmeni, polisi koruyamayan bir toplum; kendisini de koruyamaz.
Bu bir meslek yazısı değil, bu bir toplum uyarısıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Berber
Doktora, Polise, Öğretmene İtibar Kalmadı
Doktora, Polise, Öğretmene İtibar Kalmadı
Saygı da Kalmadı, Değer de…
Bir toplumun aynası, en çok saygı duyduğu mesleklerdir. Bugün o aynaya baktığımızda manzara ne yazık ki iç açıcı değil. Doktora itibar kalmadı. Öğretmene değer kalmadı. Polise saygı kalmadı.
Ve bunlarla birlikte toplumun vicdanı da hızla aşınıyor.
Hastanede can kurtarmaya çalışan doktor, hasta yakınlarının öfkesinin hedefinde. Okulda gelecek inşa eden öğretmen, tehdit ve baskıyla karşı karşıya. Sokakta asayişi sağlayan polis ise görevini yaparken itibarsızlaştırılıyor, hedef gösteriliyor.
Bu üç meslek;
Hayatın, eğitimin ve güvenliğin temel direğidir.
Direkler yıkılırsa, çatının ayakta kalması mümkün değildir.
Bugün şiddet sıradanlaştı. Hakaret cesaret kazandı. Cezasızlık, saygısızlığı besledi. Sosyal medya mahkemelerinde insanlar yargılanıyor, kurumlar topyekûn suçlanıyor. Hata yapanla görevini yapan ayırt edilmiyor.
Doktora vurulan bir yumruk sadece bir kişiye değil, sağlığa atılır.
Öğretmene edilen bir hakaret sadece bir insana değil, geleceğe yöneliktir.
Polise kurulan her cümle, sadece bir üniformayı değil, kamu düzenini hedef alır.
Eleştiri elbette olmalı. Hukuk elbette işlemeli.
Ama itibarsızlaştırma başka, adalet başka bir şeydir.
Toplum olarak öfkeyi büyütürken, saygıyı küçülttük. Tahammülü kaybettik, değerleri unuttuk. Sonuç ortada: Herkes gergin, herkes mutsuz, herkes güvensiz.
Şunu artık açıkça söylemek gerekiyor:
Saygının olmadığı yerde huzur olmaz.
Değerin bittiği yerde gelecek olmaz.
Doktoru, öğretmeni, polisi koruyamayan bir toplum; kendisini de koruyamaz.
Bu bir meslek yazısı değil, bu bir toplum uyarısıdır.