Saatler Durdu, Acı Hâlâ Ayakta

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 14:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 14:54

Takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde, saatler 04.17’de durdu.
Ama acı durmadı…
Ne enkazların altında, ne de hayatta kalanların yüreğinde.
O gece bu ülke uykusundan değil, masumiyetinden uyandı. Birkaç saniye içinde şehirler sustu, sokaklar karardı, evler mezara döndü. Binlerce insan, bir daha “anne”, “baba”, “evlat” diyemedi. Birçok çocuk sabaha annesiz, birçok anne hayata evlatsız uyandı.
Deprem doğaldı belki ama ölüm bu kadar doğal değildi.
Çünkü yıkılan sadece binalar değildi; ihmaller, eksikler, sorumluluktan kaçışlar da çöktü üstümüze. Kolonlardan önce vicdanlar çatladı.
Enkaz başında bekleyen bir baba vardı…
“Ses geliyor” dedi, sonra sustu.
Bir anne vardı, battaniyeye sarılı cansız bedenine “üşümesin” diye fısıldadı.
Bir çocuk vardı, oyuncak ayısını kurtarabildi sadece.
Biz o gün şunu gördük:
Devlet, millet, gönüllüler, madenciler, sağlıkçılar, isimsiz kahramanlar…
İnsanlık bir araya geldi. Ama aynı zamanda şunu da gördük:
Geç kalınan her dakika, kaybedilen bir hayattı.
Bugün 6 Şubat’ı anarken sadece yas tutmuyoruz.
Sormamız gereken sorular var:
Neden bu kadar bina yıkıldı?
Neden denetimler kâğıt üzerinde kaldı?
Neden “imar affı” bir ölüm fermanına dönüştü?
Ve en önemlisi…
Unutursak, tekrarlar mı?
Deprem bize şunu öğretti:
Doğa affetmez.
Beton yalan söylemez.
İhmalin bedelini masumlar öder.
6 Şubat, bir tarih değil artık.
Bir uyarı.
Bir sınav.
Bir vicdan muhasebesi.
Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onların hatırasına borcumuz var:
Güvenli şehirler, sağlam yapılar ve unutmayan bir toplum.
Çünkü unutulan her felaket,
yenisinin davetiyesidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.