Bursa’nın incisi, Marmara’nın en gözde sahil kasabalarından biri olan Mudanya, sahip olduğu doğal güzellikler ve tarihi dokusuyla övünürken, yıllardır çözülemeyen sorunlarıyla da vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor.
Mudanya’nın sokaklarında dolaşan herkes aynı soruyu soruyor:
Bu ilçeyi yönetenler gerçekten sahada mı, yoksa sorunları görmezden mi geliyor?
Geçmişte yaklaşık 10 yıl AK Partili belediye başkanları tarafından yönetilen Mudanya, son 10 yıldır ise CHP’li belediye başkanlarının yönetiminde. Ancak değişen siyasi tabelalara rağmen değişmeyen bir gerçek var: Vatandaşın şikâyet ettiği sorunlar hâlâ yerinde duruyor.
İlçenin en büyük problemlerinden biri otopark yetersizliği. Özellikle yaz aylarında Mudanya adeta araç istilasına uğrarken sürücüler park yeri bulabilmek için dakikalarca tur atıyor. Bunun yanında kaldırımların esnaf ve çeşitli işgaller nedeniyle yayalara kapatılması, vatandaşların güvenli yürüyüş hakkını elinden alıyor.
Sahil bandında ise ayrı bir düzensizlik göze çarpıyor. Ailelerin ve çocukların yoğun olarak kullandığı yürüyüş yollarında bisikletler ve motorlu araçlar adeta cirit atıyor. Zaman zaman yaşanan yaralanmalı kazalar, gerekli denetimlerin yapılmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Kent estetiğine yakışmayan bir diğer görüntü ise çöp konteynerleri ile otobüs duraklarının yan yana bulunması. Bir tarafta otobüs bekleyen vatandaşlar, diğer tarafta ağır koku ve kötü görüntü oluşturan çöp konteynerleri... Bu görüntü Mudanya’ya yakışıyor mu?
Ancak ilçedeki en hassas konu çocuk parkları...
Birçok park bakımsız, denetimsiz ve kaderine terk edilmiş durumda. Bazılarında yeterli aydınlatma bulunmazken, bazılarında güvenlik kamerası dahi yok. Akşam saatlerinde bu alanların farklı kişilerin uğrak noktası haline geldiği yönündeki şikâyetler artıyor.
Daha da önemlisi, bazı çocuk parklarında koruyucu duvarlar ve güvenlik önlemleri yetersiz. Çocukların düşerek yaralanmasına neden olabilecek riskler ortada dururken, bazı parklarda üç-dört ayrı giriş bulunuyor. Çocuğunu parka getiren bir ebeveynin aynı anda tüm kapıları kontrol etmesi mümkün değil. Bu durum hem çocukların dışarı çıkmasına hem de zaman zaman başıboş köpeklerin park alanlarına girmesine neden oluyor.
Tel örgü ve güvenlik önlemlerinin eksikliği ise ayrı bir sorun olarak dikkat çekiyor.
1983 yılından bu yana Mudanya’da yaşayan birçok vatandaş gibi ben de yıllardır aynı sorunların konuşulduğuna ancak kalıcı çözümlerin üretilmediğine tanıklık ediyorum.
Vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri de denetim mekanizmasının yeterince işlememesi. Çünkü şikâyet edilen birçok konuda yapılan kontrollerin sonuçsuz kaldığı iddia ediliyor. İlçede yaygın olduğu öne sürülen ahbap-çavuş ilişkileri nedeniyle bazı ihlallere karşı yalnızca sözlü uyarılar yapıldığı, yaptırım uygulanmadığı yönündeki eleştiriler her geçen gün büyüyor.
Belediye başkanlarının görevi sadece makamda oturmak, açılışlara katılmak ya da siyasi polemiklerle gündeme gelmek değildir. Bir belediye başkanının asli görevi vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmak, güvenliğini sağlamak ve yaşadığı kenti daha yaşanabilir hale getirmektir.
Mudanya halkı artık mazeret değil, hizmet bekliyor.
Yıllardır değişmeyen bu manzaralar karşısında sorulması gereken soru şudur:
Mudanya gerçekten yönetiliyor mu, yoksa sorunlar kendi kaderine mi terk edilmiş durumda?
Eğer bugünden tezi yok ciddi adımlar atılmazsa, Bursa’nın en güzel ilçelerinden biri olan Mudanya, güzellikleriyle değil, çözülemeyen sorunlarıyla anılmaya devam edecektir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Radikal Adam
Güzel Mudanya’dan Çirkin Manzaralar
Bursa’nın incisi, Marmara’nın en gözde sahil kasabalarından biri olan Mudanya, sahip olduğu doğal güzellikler ve tarihi dokusuyla övünürken, yıllardır çözülemeyen sorunlarıyla da vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor.
Mudanya’nın sokaklarında dolaşan herkes aynı soruyu soruyor:
Bu ilçeyi yönetenler gerçekten sahada mı, yoksa sorunları görmezden mi geliyor?
Geçmişte yaklaşık 10 yıl AK Partili belediye başkanları tarafından yönetilen Mudanya, son 10 yıldır ise CHP’li belediye başkanlarının yönetiminde. Ancak değişen siyasi tabelalara rağmen değişmeyen bir gerçek var: Vatandaşın şikâyet ettiği sorunlar hâlâ yerinde duruyor.
İlçenin en büyük problemlerinden biri otopark yetersizliği. Özellikle yaz aylarında Mudanya adeta araç istilasına uğrarken sürücüler park yeri bulabilmek için dakikalarca tur atıyor. Bunun yanında kaldırımların esnaf ve çeşitli işgaller nedeniyle yayalara kapatılması, vatandaşların güvenli yürüyüş hakkını elinden alıyor.
Sahil bandında ise ayrı bir düzensizlik göze çarpıyor. Ailelerin ve çocukların yoğun olarak kullandığı yürüyüş yollarında bisikletler ve motorlu araçlar adeta cirit atıyor. Zaman zaman yaşanan yaralanmalı kazalar, gerekli denetimlerin yapılmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Kent estetiğine yakışmayan bir diğer görüntü ise çöp konteynerleri ile otobüs duraklarının yan yana bulunması. Bir tarafta otobüs bekleyen vatandaşlar, diğer tarafta ağır koku ve kötü görüntü oluşturan çöp konteynerleri... Bu görüntü Mudanya’ya yakışıyor mu?
Ancak ilçedeki en hassas konu çocuk parkları...
Birçok park bakımsız, denetimsiz ve kaderine terk edilmiş durumda. Bazılarında yeterli aydınlatma bulunmazken, bazılarında güvenlik kamerası dahi yok. Akşam saatlerinde bu alanların farklı kişilerin uğrak noktası haline geldiği yönündeki şikâyetler artıyor.
Daha da önemlisi, bazı çocuk parklarında koruyucu duvarlar ve güvenlik önlemleri yetersiz. Çocukların düşerek yaralanmasına neden olabilecek riskler ortada dururken, bazı parklarda üç-dört ayrı giriş bulunuyor. Çocuğunu parka getiren bir ebeveynin aynı anda tüm kapıları kontrol etmesi mümkün değil. Bu durum hem çocukların dışarı çıkmasına hem de zaman zaman başıboş köpeklerin park alanlarına girmesine neden oluyor.
Tel örgü ve güvenlik önlemlerinin eksikliği ise ayrı bir sorun olarak dikkat çekiyor.
1983 yılından bu yana Mudanya’da yaşayan birçok vatandaş gibi ben de yıllardır aynı sorunların konuşulduğuna ancak kalıcı çözümlerin üretilmediğine tanıklık ediyorum.
Vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri de denetim mekanizmasının yeterince işlememesi. Çünkü şikâyet edilen birçok konuda yapılan kontrollerin sonuçsuz kaldığı iddia ediliyor. İlçede yaygın olduğu öne sürülen ahbap-çavuş ilişkileri nedeniyle bazı ihlallere karşı yalnızca sözlü uyarılar yapıldığı, yaptırım uygulanmadığı yönündeki eleştiriler her geçen gün büyüyor.
Belediye başkanlarının görevi sadece makamda oturmak, açılışlara katılmak ya da siyasi polemiklerle gündeme gelmek değildir. Bir belediye başkanının asli görevi vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmak, güvenliğini sağlamak ve yaşadığı kenti daha yaşanabilir hale getirmektir.
Mudanya halkı artık mazeret değil, hizmet bekliyor.
Yıllardır değişmeyen bu manzaralar karşısında sorulması gereken soru şudur:
Mudanya gerçekten yönetiliyor mu, yoksa sorunlar kendi kaderine mi terk edilmiş durumda?
Eğer bugünden tezi yok ciddi adımlar atılmazsa, Bursa’nın en güzel ilçelerinden biri olan Mudanya, güzellikleriyle değil, çözülemeyen sorunlarıyla anılmaya devam edecektir.