Fatih Hocamızı Tebrik Etmeliyiz

Yazının Giriş Tarihi: 04.03.2026 19:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.03.2026 20:00

Büyük takım refleksi dediğimiz şey tam da budur…

Trabzonspor, uzun zamandır özlediği futbolu oynamaya başladı.

Evet, maça en ideal on birle çıkılmadı. Uzun süre oyunun hâkimi Başakşehir’di. Kendi sahasında, alıştığı düzende, güvenli bir görüntü veriyordu. Açık konuşayım; o dakikalarda daraldım. “Bu maç zor” dedim içimden.

Ama futbol biraz da hamle oyunudur.

Ve o hamle geldi…

Hocanın dokunuşuyla birlikte oyunun rengi değişti.

Oleksandr Zubkov, Trezeguet ve Ozan Tufan oyuna girince seviye bir anda yükseldi. Tempo arttı, direnç arttı, özgüven geri geldi.

Ve bir gerçek var ki…

Paul Onuachu çok başka seviyede bir oyuncu.

Mahalle maçı yapan çocukların arasına, tesadüfen yoldan geçen abinin dahil olması gibi…

Bilgisayar oyununda hile açmış bir karakter gibi…

Topu indirişi, saklayışı, dağıtışı… Farkını hissettiriyor.

Peki o zaman şu soru doğal:

Madem böyle bir etki yaratıyor, neden ilk on birde başlamadı?

Güzel ve yerinde bir soru.

“Kendine işkence etmeyi seviyor hocamız” demek kolay… Ama işin şaka tarafı bir yana, belli ki hafta sonu lig maçını da hesap etti. Sezon uzun, kadro yönetimi hassas bir mesele. Büyük takım hocası olmak bunu gerektirir.

Gelelim başka bir başlığa…

Anthony Nwakaeme…

O güzel hatıralara gölge düşürmesek mi?

Trabzonspor taraftarının gönlünde yeri ayrı. Futbolculuk biter, ama aidiyet bitmez. Teknik ekipte bir rol, scout ekibinde bir görev, kulüp temsilciliği… Neden olmasın?

Bazı isimler forma çıkar, ama kulübün ruhundan çıkmaz.

Sonuç mu?

Fatih Hoca’yı eleştirelim, sorgulayalım… Ama hakkını da teslim edelim.

Hamle yaptı, oyunu çevirdi, mesaj verdi.

Ve büyük takım, yeniden büyük gibi oynamaya başladı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.